İçindekiler
KTK 67/1-d kusur oranı, trafik kazalarında sürücünün bilinçli şekilde tehlikeli hareketler yapması sonucu ortaya çıkan ağır kusur türlerindendir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 67. maddesinde yer alan bu düzenleme, özellikle aracın kontrolünü kasıtlı şekilde zorlayacak davranışları kapsar. Bu kusur türü, sıradan dikkatsizlikten farklı olarak, sürücünün riskin farkında olmasına rağmen bu hatadan dönmemesinden kaynaklanır. Sürücünün tehlikeli davranışı gerçekleştirmesi nedeniyle kusur daha ağır değerlendirilir. Bu nedenle de çoğu durumda asli kusur sayılır. Kazanın temel sorumluluğu bu tehlikeli davranışı gerçekleştiren sürücüye yüklenir.
Trafik kazalarında kusur oranları yalnızca teorik bir değerlendirmeden ibaret değildir. Aynı zamanda sigorta ödemeleri, tazminat hesaplamaları ve hukuki süreçlerin tamamı bu oranlara göre şekillenir. Bu nedenle 67/1-d kusur oranını anlamak sürücüler ve kazaya karışan taraflar açısından oldukça önemlidir.
KTK 67/1-d Kusur Ne Demek?
KTK 67/1-d kusur, sürücünün araç üzerinde bilerek ve isteyerek kontrol sınırlarını zorladığı durumları ifade eden kusur türüdür. Bu kapsamda yapılan hareketler genellikle gösteri amaçlı sürüş ya da kontrol kaybını göze alarak yapılan manevralar olarak değerlendirilmektedir. Örnek vermek gerekirse bir sürücünün aracını aniden sağa sola savurması, gereksiz yere ani manevralar yapması ya da halk arasında drift atmak olarak bilinen şekilde aracı kendi etrafında döndürmesi bu kapsamda değerlendirilir. Sürücün aracın dengesini bilinçli olarak bozmaktaysa bu durum hem kendi güvenliğini hem de trafikteki diğer kişilerin güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye atacağı için kusur sayılır. Ayrıca el freni kullanılarak aracın yönünü ani şekilde değiştirmek, kontrolsüz hızlanma ve savrulmalar oluşturmak da aynı madde kapsamında kusur sayılmaktadır. Buradaki en önemli nokta, davranışın kazara değil, bilinçli ve isteyerek yapılmış olmasıdır. Bu nedenle 67/1-d kusuru, basit bir sürüş hatası değil de doğrudan trafik güvenliğini tehdit eden bir ihlal olarak değerlendirilmektedir.
KTK 67/1-d Asli Kusur Mu?
KTK 67/1-d maddesi kapsamında değerlendirilen davranışlar, trafik kazalarında genellikle asli kusur olarak bilinmektedir. Asli kusur, kazanın meydana gelmesinde en büyük payın sürücüde olduğunu ifade eden bir kavramdır. Bu durumun hukuki sonuçları oldukça önemlidir. Asli kusurlu sayılan bir sürücü, kazanın oluşumunda birincil sorumlu olarak değerlendirilmektedir. Bu da maddi ve hukuki anlamda ciddi sonuçlara sebep olur. Örneğin araç hasarının karşılanması, karşı tarafın zararının ödenmesi ya da değer kaybı talepleri gibi konularda asli kusurlu sürücünün sorumluluğu artmaktadır. Aynı şekilde sigorta şirketleri de ödeme yaparken kusur oranını dikkate aldıklarından asli kusur durumunda ödeme miktarı düşebilir. Bazı durumlarda ise ödeme tamamen reddedilebilir. Bu nedenle 67/1-d kusurunun asli kusur sayılması, sürücüler açısından oldukça kritik bir durumdur.
67/1-d Kusur Oranı Yüzde Kaçtır?
KTK 67/1-d kusur oranı uygulamada çoğunlukla %75 olarak kabul edilmektedir. Bu oran, sürücünün kazadaki sorumluluğunun büyük olduğunu göstermektedir. Bu oran her olayda sabit kalmamaktadır. Kazanın oluş şekline göre değişiklik gösterebilir. Bu duruma örnek olarak, karşı tarafın da trafik kurallarını ihlal ettiği bir olayı gösterebiliriz. Böyle bir olay söz konusuysa, kusur oranları taraflar arasında paylaştırılabilir. Bu durumda bir taraf %75 oranında kusurlu kabul edilirken, diğer taraf %25 oranında kusurlu sayılabilir. Bunun yanı sıra her iki tarafın da ağır ihlal yaptığı durumlarda kusur oranı %50’ye %50 şeklinde eşit dağıtılabilir. Karşı tarafın tamamen kusursuz olduğu ve kazanın yalnızca tehlikeli sürüş davranışından kaynaklandığı durumlarda, 67/1-d kapsamındaki sürücünün kusur oranı %100’e kadar çıkabilmektedir. Buradaki önemli nokta, kusur oranının yalnızca maddeye göre değil olayın tüm detaylarına göre belirlendiğidir.
67/1-d Kusur Oranı Neden Önemlidir?
Trafik kazalarında tüm sürecin belirleyici unsuru kusur oranıdır. Çünkü kazadan sonra ortaya çıkan maddi ve manevi sonuçların büyük bölümü bu oran üzerinden hesaplanmaktadır. Öncelikle araçta meydana gelen hasarın kim tarafından karşılanacağı kusur oranına bağlıdır. Aynı şekilde araç değer kaybı taleplerinde de kusur oranı doğrudan etkili olur. Kusur oranı yüksek olan tarafın bu tür taleplerde hak kazanması oldukça zorlaşacaktır. Öte yandan yaralanmalı kazalarda ödenecek tazminatlar da kusur oranına göre belirlenir. Kusurlu tarafın sorumluluğu arttıkça ödeyeceği tazminat miktarı da artacaktır.
Sigorta şirketleri açısından da kusur oranı büyük önem taşır. Sigorta poliçeleri kapsamında yapılacak ödemeler bu oran doğrultusunda değerlendirilmektedir. Bazı durumlarda sigorta şirketi ödeme yaptıktan sonra kusurlu sürücü ödediği bedeli geri talep edebilir. Bu sebeple kusur oranı, kazanın ardından ortaya çıkan tüm maddi sonuçların merkezinde yer almaktadır.
67/1-d Kusur Oranına İtiraz Edilebilir Mi?
Kusur oranına itiraz edilip edilmeyeceği kafaları karıştıran bir diğer sorudur. Evet 67/1-d kusur oranına itiraz edilebilir. Trafik kazalarında belirlenen kusur oranlarına itiraz etmek mümkündür. Kusur oranları her zaman kesin ve değiştirilemez değildir. Özellikle eksik inceleme ve yanlış değerlendirme var itiraz yapılabilir. Yetersiz delil gibi durumlarda da bu oranlara itiraz edilebilir. İtiraz sürecinde en önemli detay kazanın nasıl gerçekleştiğini doğru şekilde ortaya koyabilecek delillerdir. Kamera kayıtları, tanık ifadeleri, olay yeri fotoğrafları ve teknik incelemeler bu noktada kritik önem taşır. Ayrıca bilirkişi incelemesi talep edilerek olayın yeniden değerlendirilmesi sağlanabilir. Bilirkişiler kazayı teknik açıdan değerlendirebilecek bilgi düzeyine sahiptir. Bu sayede kusur oranı yeniden belirlenerek daha adil bir sonuca ulaşılabilir.
Sigorta şirketleri tarafından yapılan değerlendirmelere karşı da itiraz hakkı bulunmaktadır. Bunun yanı sıra konu mahkemeye taşınarak kusur oranının yargı yoluyla yeniden belirlenmesi de mümkündür.
67/1-d Kusur Oranı Nasıl Düşürülür?
67/1-d kusur oranının düşürülmesi, tamamen olayın nasıl gerçekleştiğinin doğru şekilde ispatlanmasıyla ilgilidir. Eğer sürücünün bilinçli olarak tehlikeli bir hareket yapmadığı, olayın farklı bir sebepten kaynaklandığı ortaya konulabilirse kusur oranı düşebilir. Bu süreçte özellikle teknik veriler büyük önem taşır. Araç içi kamera kayıtları, çevredeki güvenlik kameraları ya da olay anını gösteren herhangi bir görüntü sürücünün niyetini ortaya koymak açısından oldukça değerlidir.
Kusur oranının düşürülmesi tanıkların anlatımları da kazanın oluş şeklinin anlaşılmasına yardımcı olacaktır. Bunun yanında bilirkişi raporları olayın teknik açıdan değerlendirilmesini sağlayarak kusur oranının yeniden belirlenmesinde kritik rol oynar. Eğer sürücünün drift atma veya bilinçli savurma hareketi yapmadığı anlaşılırsa kusur oranı düşürülebilir. Bazen sürücüler büyük bir kazadan da korunmak için zorunlu manevra yapabilir. Bunu ispatlarsa da kusur oranının düşer veya tamamen kalkabilir.
KTK 67/1-d kusur oranı, trafik kazalarında en ağır değerlendirmelerden biri olarak kabul edilmektedir. Sorumluluğun büyük ölçüde sürücüye ait olduğunu ifade eden bu oran trafikte bilinçsiz davranılmaması gerektiğinin ispatıdır. Bilinçli şekilde yapılan tehlikeli sürüş hareketleri yalnızca kazaya değil aynı zamanda ciddi hukuki ve maddi sonuçlara da yol açar. Sürücülerin trafikte yalnızca kurallara uyması değil, aynı zamanda riskli ve kontrolsüz davranışlardan da kaçınması gerekir. Aksi halde 67/1-d kapsamında değerlendirilen bir kusur hem maddi kayıplara hem de uzun süren hukuki süreçlere sebep olabilir.