Yaralanmalı Trafik Kazası Tazminatı

Yaralanmalı Trafik Kazası Tazminatı

Yaralanmalı Trafik Kazası Tazminatı

İÇİNDEKİLER

Yaralanmalı trafik kazası, en az bir motorlu aracın karıştığı ve bir ya da daha fazla kişinin beden bütünlüğünün zarar gördüğü trafik kazasıdır. Kazada yaralanan kişi; tedavi sürecindeki zorunlu giderleri, çalışamadığı dönemdeki kazanç kaybını, kalıcı sakatlık hâlinde çalışma gücü kaybını ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan zararlarını maddi tazminat olarak; yaşadığı acı ve elem için ise manevi tazminat olarak talep edebilir. Ağır yaralanmalarda mağdurun yakınlarının da manevi tazminat hakkı doğabilir.

Bedensel zararın kalemleri Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 54. maddesinde sayılmıştır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Trafik kazalarına özgü sorumluluk ve sigorta kuralları ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda (KTK) yer alır. Tazminatın miktarı; kazanın oluş şekline, tarafların kusur oranlarına, yaralanmanın ağırlığına, iyileşme süresine, kalıcı fonksiyon kaybı (maluliyet) oranına, zarar görenin yaşına ve gelirine göre her dosyada ayrıca belirlenir. Bu rehberde yaralanmalı trafik kazası tazminatının türlerini, sigorta ödemesi sürecini, hesaplama yöntemini, tahkim ve dava yollarını ve 2026 yılında yürürlüğe giren değişiklikleri ayrıntılı olarak ele aldık.

Kısa cevap

Yaralanmalı trafik kazası tazminatı; kusurlu sürücüden, aracın işleteninden ve aracın zorunlu trafik sigortacısından istenebilir. 2026 yılında düzenlenen poliçelerde zorunlu trafik sigortası, sağlık giderleri ile sakatlanma zararları için kişi başına 3.600.000 TL’ye kadar ödeme yapar. Manevi tazminat sigorta kapsamında değildir; sürücü ve işletenden talep edilir. Dava açmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonuna gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması ve 15 gün beklenmesi gerekir. Zamanaşımı kural olarak iki yıl, her hâlde on yıldır; kaza suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanabilir.

2026 Yılında Yaralanmalı Trafik Kazası Tazminatında Neler Değişti?

2026 yılı, bedensel zarar tazminatı bakımından son yılların en yoğun mevzuat değişikliklerine sahne olmuştur. Kazanın, sigortaya başvurunun ve davanın tarihi artık doğrudan sonucu etkileyebildiğinden aşağıdaki değişikliklerin bilinmesi önemlidir:

  • Teminat limitleri arttı: 1 Ocak 2026’dan itibaren zorunlu trafik sigortasında sağlık giderleri ile sakatlanma ve ölüm teminatı kişi başına 2.700.000 TL’den 3.600.000 TL’ye yükseltildi (Resmî Gazete, 27.12.2025, sayı 33120).
  • Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları değişti: 12.06.2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle teminat türleri yeniden tanımlandı; bakıcı giderlerinin sağlık giderleri teminatından, geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık zararlarının sakatlanma teminatından karşılanacağı açıkça düzenlendi. Değişiklik 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi.
  • Faiz başlangıcı ve ödemelerin mahsubu kanunlaştı: 7589 sayılı Kanun ile TBK m.55’e eklenen hükümlere göre çalışma gücü kaybı tazminatında kazancın bilindiği döneme olay tarihinden, bilinemeyen döneme karar tarihinden itibaren kanuni faiz işler; tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ödemeler oransal olarak mahsup edilir. Bu kurallar yalnızca 31.07.2026’dan sonra meydana gelen kazalara uygulanır.
  • Belirsiz alacak davası kaldırıldı: HMK m.107 yürürlükten kaldırıldı. Artık kısmi dava açılıp talep, tahkikat sona erene kadar bir defaya mahsus artırılabiliyor ve artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılıyor (HMK m.109/4).
  • Kanuni faizin belirlenme yöntemi değişti: 3095 sayılı Kanun m.1 uyarınca kanuni faiz, TCMB’nin önceki yıl sonundaki kısa vadeli reeskont oranının yüzde sekseni esas alınarak belirleniyor.
  • Sigorta tahkiminde parasal sınırlar ve ücretler güncellendi: 2026 için hakem kararına itiraz sınırı 35.000 TL, temyiz sınırı 383.000 TL’dir; itiraz ve temyiz bakımından başvuru tarihindeki sınır esas alınmaktadır.

Yaralanmalı Trafik Kazası Tazminatının Hukuki Dayanağı

Trafik kazası hukuken bir haksız fiildir. Ancak motorlu araç işletmesinin yarattığı yüksek tehlike nedeniyle kanun koyucu, araç işleteninin sorumluluğunu kusur ilkesinden ayırarak özel bir sorumluluk rejimine bağlamıştır. Bu durum, yaralanan kişinin tazminat alma imkânını önemli ölçüde güçlendirir.

İşletenin Tehlike Sorumluluğu (KTK m.85)

KTK m.85/1’e göre bir motorlu aracın işletilmesi bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olursa, aracın işleteni ve araç bir teşebbüsün bünyesinde işletiliyorsa teşebbüs sahibi, doğan zarardan müteselsilen sorumludur. İşleten, sürücünün veya araçta görevli kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Bu nedenle mağdurun, işletenin ayrıca kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmez; zararın aracın işletilmesiyle bağlantılı olması yeterlidir.

İşleten Hangi Hâllerde Sorumluluktan Kurtulur? (KTK m.86)

İşleten; kazanın mücbir sebepten, zarar görenin veya üçüncü bir kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ve kendisinin ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru ile araçtaki bir bozukluğun kazaya etkisi bulunmadığını ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Kurtuluş kanıtı dar yorumlanır. Tam kurtuluşun gerçekleşmediği hâllerde hâkim, zarar görenin kusurunu tazminattan indirim sebebi olarak dikkate alır.

Tazminat Kimlerden İstenebilir?

Zarar gören, sorumluların tamamına veya dilediğine karşı talepte bulunabilir. Birden fazla araç veya kişinin sorumlu olduğu hâllerde sorumlular, zarar görene karşı müteselsilen sorumludur (KTK m.88). Başlıca sorumlular şunlardır:

  • Kazaya kusuruyla sebep olan sürücü,
  • Aracın işleteni (kural olarak ruhsat sahibi) ve araç bir teşebbüs bünyesinde işletiliyorsa teşebbüs sahibi,
  • Aracın zorunlu trafik sigortacısı (işletenin sorumluluğu ölçüsünde ve poliçe limitiyle sınırlı olarak),
  • Varsa aracın İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortacısı,
  • Kaza aynı zamanda iş kazası niteliğindeyse işveren,
  • Aracın sigortasız olduğu, tespit edilemediği ya da çalınmış veya gasp edilmiş olduğu hâllerde Güvence Hesabı,
  • Yol, sinyalizasyon veya bakım eksikliği kazaya katkıda bulunmuşsa ilgili idare (bu talepte izlenecek yargı yolu ayrıca değerlendirilmelidir).

Yaralanmalı Trafik Kazasında Hangi Tazminatlar Alınabilir?

Yaralanmalı trafik kazalarında istenebilecek tazminat, oluşan zarara göre değişir. Kısa sürede geçen bir yaralanma ile kalıcı bir sağlık sorunu aynı sonucu doğurmaz. Aşağıdaki kalemler, dosyanın koşullarına göre birlikte veya ayrı ayrı talep edilebilir.

Tedavi Giderleri ve SGK’nın Sorumluluğu

KTK m.98 uyarınca trafik kazası sonucu kamu veya özel sağlık hizmet sunucularında verilen tedavi hizmetlerinin bedeli, kazazedenin genel sağlık sigortalısı olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanır. Sigorta şirketleri bu giderler için SGK’ya aktarım yaptığından, SGK’nın karşıladığı tedavi bedelleri ayrıca sigorta şirketinden istenemez.

Bununla birlikte SGK kapsamı dışında kalan ve kazayla illiyet bağı bulunan zorunlu giderler (örneğin reçeteli ilaç katkı payları, tıbben gerekli ortez veya protez farkları, tedavi amaçlı yol ve konaklama giderleri) belgelenmek kaydıyla zarar sorumlularından talep edilebilir. Bu nedenle fatura, reçete ve ödeme belgelerinin eksiksiz saklanması önemlidir.

Geçici İş Göremezlik (Kazanç Kaybı) Tazminatı

Kazazedenin tedavi ve iyileşme sürecinde hiç çalışamadığı dönem geçici iş göremezlik dönemi olarak adlandırılır. Bu dönemde yoksun kalınan gelir, maddi tazminatın ayrı bir kalemidir. Örneğin üç ay işe gidemeyen bir çalışanın bu sürede kaybettiği net kazancı talep etmesi mümkündür. Geçici iş göremezlik süresi sağlık kurulu raporunda veya adli tıp raporunda ayrıca belirtilir. Maaş bordroları, SGK hizmet dökümü, vergi kayıtları ve iş sözleşmesi, kazadan önceki gelirin ispatında kullanılır. 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren Genel Şartlar değişikliğiyle geçici iş göremezlik zararının zorunlu trafik sigortasının sakatlanma teminatı kapsamında olduğu açıkça düzenlenmiştir.

Sürekli İş Göremezlik (Sakatlık) Tazminatı

Trafik kazası kişide kalıcı bir fonksiyon kaybı bıraktığında sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı gündeme gelir. Burada yalnızca kişinin mesleğini yapıp yapamadığına bakılmaz; kazanın vücut işlevleri üzerinde bıraktığı kalıcı etki bir bütün olarak değerlendirilir. Kalıcı kaybın oranı, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmiş sağlık kurulu raporuyla belirlenir. Tazminat hesabında bu oranla birlikte kişinin yaşı, cinsiyeti, geliri, bakiye ömrü ve kazadaki kusur payı esas alınır. Aynı maluliyet oranına sahip iki kişinin tazminatı bu nedenle birbirinden çok farklı çıkabilir; kalıcı kayıp oranı tek başına alınacak tazminat miktarını belirlemez.

Efor Kaybı (Artan Çaba) Tazminatı

Kalıcı sakatlığı bulunan ancak aynı işte aynı ücretle çalışmaya devam eden kişi, eskisine göre daha fazla güç ve dikkat harcamak zorunda kalır. Yargıtay, bu artan çabanın da ekonomik bir değeri olduğunu kabul ederek gelir kaybı bulunmasa bile maluliyet oranı üzerinden tazminata hükmedilmesini benimsemektedir. Aktif çalışma döneminden sonraki pasif dönemde de efor kaybı kural olarak asgari ücret esas alınarak hesaplanır.

Bakıcı Gideri

Kaza nedeniyle kişi, tedavi sürecinde veya kalıcı olarak günlük yaşam faaliyetlerini başkasının yardımı olmadan sürdüremiyorsa bakıcı gideri talep edilebilir. Bakımın aile üyeleri tarafından karşılıksız yapılması bu hakkı ortadan kaldırmaz; yakınlar tarafından verilen bakımın da piyasa değeri üzerinden tazmin edilmesi gerekir. Bakıcı ihtiyacının varlığı ve süresi sağlık kurulu raporuyla belirlenir. Tıbben gerekli bakıcı giderleri, zorunlu trafik sigortasının sağlık giderleri teminatından karşılanır.

Ekonomik Geleceğin Sarsılması

TBK m.54’te ayrıca sayılan bu kalem, kazanın kişinin kariyer ve meslek seçimi gibi ekonomik geleceğine yönelik olumsuz etkilerini karşılar. Örneğin el fonksiyonunu kısmen yitiren bir müzisyenin veya görme kaybı yaşayan bir pilot adayının kaybı, maluliyet oranının tek başına yansıtamayacağı ölçüde büyük olabilir. Bu zarar, somut olgu ve belgelerle desteklenmelidir.

Manevi Tazminat (Mağdur ve Yakınları İçin)

Trafik kazasında yaralanan kişinin kaybı yalnızca maddi değildir. Kaza sonrası çekilen ağrı, uzun süren tedavi, estetik kayıplar ve yaşam kalitesindeki düşüş kişinin günlük hayatını ve manevi dünyasını olumsuz etkiler. Bedensel bütünlüğü zedelenen kişi TBK m.56/1 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Ağır bedensel zarar hâlinde zarar görenin yakınları da TBK m.56/2 uyarınca manevi tazminat isteyebilir.

Manevi tazminatı hesaplamak için kesin bir formül yoktur. Hâkim; kazanın nasıl gerçekleştiğini, yaralanmanın ağırlığını, tarafların kusur durumlarını, ekonomik ve sosyal koşullarını, paranın alım gücünü ve olayın kişi üzerindeki etkilerini birlikte değerlendirerek hakkaniyete uygun bir miktara karar verir. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı değildir; ancak Yargıtay uygulamasında sembolik miktarlarla da amaca ulaşılamayacağı kabul edilmektedir.

Önemli

Zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı karşılamaz (KTK m.92). Manevi tazminat; kusurlu sürücü ile işletenden, poliçesinde manevi tazminat teminatı bulunan bir İMM sigortası varsa bu sigortacıdan istenir. Bu nedenle manevi tazminat talebi Sigorta Tahkim Komisyonunda değil, mahkemede ileri sürülür.

Yaralanmalı trafik kazasında talep edilebilecek başlıca kalemler ve zorunlu trafik sigortasındaki karşılıkları aşağıda özetlenmiştir:

Yaralanmalı Trafik Kazası Sigorta Ödemesi

Uygulamada yaralanmalı trafik kazası tazminatının önemli bir kısmı, kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) tarafından ödenir. KTK m.97 uyarınca zarar gören, sigorta sınırları içinde talebini doğrudan sigortacıya yöneltebilir ve sigortacıya karşı dava da açabilir. Sigortacı, işletenin kazadan doğan hukuki sorumluluğunu poliçe limitleriyle sınırlı olarak üstlenir. Bu nedenle sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğü, sigortalı aracın kusur oranı ile poliçe limiti arasında şekillenir.

2026 Zorunlu Trafik Sigortası Teminat Limitleri

1 Ocak – 31 Aralık 2026 döneminde düzenlenen poliçelerde uygulanan asgari teminat tutarları şöyledir:

Kaza başına bedeni teminat; motosikletlerde 10.800.000 TL, otomobil ve insan taşımada kullanılan araç gruplarında 18.000.000 TL, eşya taşımada kullanılan araçlarda ve iş makinelerinde 36.000.000 TL’dir. Tazminat hesabında kaza tarihinde geçerli olan poliçede yazılı limitler esas alınır; 2026’dan önce başlayan poliçelerde o dönemin limitleri uygulanır. Limiti aşan zarar ortadan kalkmaz; bu kısım sürücü ve işletenden ya da varsa İMM sigortacısından talep edilir.

Yaralanmalı Trafik Kazası Sigorta Tazminatı Hangi Kalemleri Kapsar?

1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren Genel Şartlar değişikliğiyle bedeni zararlara ilişkin teminatlar şu şekilde düzenlenmiştir:

  • Sağlık giderleri teminatı: Kazazedenin eski hâline dönmesini sağlamaya yönelik, protez bedelleri dâhil tedavi giderlerini kapsar. Ancak KTK m.98 kapsamındaki tedavi giderleri SGK’nın sorumluluğundadır. Tedavi sürecinde ve sürekli sakatlık sonrasında tıbben gerekli bakıcı giderleri bu teminattan karşılanır.
  • Sakatlanma teminatı: Geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık nedeniyle uğranılan maddi zararları TBK’nın haksız fiil hükümlerine göre karşılar. Kazaya ilişkin resmî belgelerde illiyet bağı tespiti bulunuyorsa, bunun aksini ispat yükü sigorta şirketine aittir.
  • Ölüm (destekten yoksun kalma) teminatı: Yaralanmanın ilerleyen dönemde ölümle sonuçlanması hâlinde, ölenin desteğinden yoksun kalanların zararını karşılar.

Sigorta şirketinin ödeyeceği tutar; sigortalı aracın kusur oranı, zarar görenin varsa müterafik kusuru, maluliyet oranı, gelir ve yaş verileriyle hesaplanan gerçek zarar ve poliçe limiti birlikte dikkate alınarak belirlenir. Anayasa Mahkemesinin 2020 yılındaki iptal kararından sonra hesaplama, Genel Şartların ekindeki formüllere göre değil, TBK hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik ilkelerine göre yapılmaktadır.

Sigorta Şirketine Başvuru ve 15 Günlük Süre

Zorunlu trafik sigortasına ilişkin taleplerde, dava açmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonuna gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması zorunludur. KTK m.97 uyarınca sigorta şirketi başvuruya 15 gün içinde cevap vermezse ya da verdiği cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir veya tahkime başvurabilir. Bu 15 günlük süre, tazminatın ödeneceği süreyi değil, başvuru şartının gerçekleşmesi için beklenmesi gereken süreyi ifade eder. Diğer sigorta uyuşmazlıklarında tahkim için aranan 15 iş günlük süre ile karıştırılmamalıdır.

Başvuru dilekçesinde talep edilen kalemler (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri vb.) açıkça belirtilmeli; kaza tespit tutanağı, sağlık kurulu raporu, epikriz, gelir belgeleri, kimlik ve banka bilgileri eklenmelidir. Başvurunun sigorta şirketine ulaştığı KEP kaydı, iadeli taahhütlü gönderi, noter ihtarnamesi veya şirketin elektronik başvuru kaydıyla ispatlanabilmelidir. Sonradan tahkime veya mahkemeye taşınacak talep ile sigorta şirketine yapılan başvurunun kapsamı birbiriyle uyumlu olmalıdır.

Gerekli belgeler sigorta şirketine ulaştığında şirket, KTK m.99 uyarınca ödemeyi sekiz iş günü içinde yapmakla yükümlüdür. Yargıtay uygulamasında sigortacı, usulüne uygun başvurudan sonra bu sürenin dolmasıyla temerrüde düşmüş sayılır; faiz talebinde bu tarih önem taşır.

Sigorta Şirketinin Ödeme Teklifi ve İbraname

Sigorta şirketleri çoğu zaman dava öncesinde bir ödeme teklif eder ve karşılığında ibraname imzalanmasını ister. Ödenen tutar gerçek zararla karşılaştırıldığında açıkça yetersizse, Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri bu belgeyi çoğunlukla tam bir ibra olarak değil, yapılan ödeme kadar geçerli bir makbuz olarak kabul etmektedir. Ayrıca KTK m.111 uyarınca zarar görenle yapılan ve açıkça yetersiz tazminat öngören anlaşmalar, anlaşma tarihinden itibaren bir yıl içinde iptal ettirilebilir.

31.07.2026’dan sonra meydana gelen kazalarda, tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir (TBK m.55, 7589 sayılı Kanun). Bu yöntemde ödemenin yalnızca nominal tutarı değil, ödeme tarihindeki toplam zarara oranı esas alınır. İmzalanacak her belgenin önceden incelenmesi, ileride hak kaybı yaşanmaması bakımından önemlidir.

Limiti Aşan Zararlar: İMM, Kasko ve Kişisel Sorumluluk

Ağır yaralanmalarda gerçek zarar, zorunlu trafik sigortası limitini aşabilir. Bu durumda aşan kısım; kusurlu sürücüden, işletenden ve varsa aracın İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortacısından talep edilir. İMM poliçeleri, zorunlu trafik sigortasının üzerinde kalan zararları poliçede yazılı limitlere kadar karşılar; bazı İMM poliçeleri manevi tazminatı da kapsar. Kasko poliçelerindeki ferdi kaza teminatları ise sigortalı araçtaki sürücü ve yolculara, poliçede yazılı tutarlarda ve kusurdan bağımsız olarak ödeme yapabilir.

Yolcular ve Toplu Taşıma Kazaları

Kazada yolcu olarak yaralanan kişi, bulunduğu aracın ve kazaya karışan diğer araçların sürücü, işleten ve zorunlu trafik sigortacılarına karşı talepte bulunabilir. Otobüs ve minibüs gibi yolcu taşıma araçlarında ayrıca Zorunlu Karayolu Yolcu Taşımacılığı Koltuk Ferdi Kaza Sigortası bulunur; bu sigorta, kusur aranmaksızın poliçede belirtilen teminatlar dâhilinde ödeme yapar. Karşılıksız (hatır için) taşımada ise KTK m.87 uyarınca işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir ve tazminatta hakkaniyet indirimi gündeme gelebilir.

Yabancı Plakalı Araçların Karıştığı Kazalar

Kazaya yabancı plakalı bir araç karışmışsa, aracın Uluslararası Motorlu Taşıt Sigortası (Yeşil Kart) veya Türkiye’de yapılmış bir sınır trafik sigortası bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Yeşil Kart kapsamındaki talepler Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu (TMTB) aracılığıyla yürütülür.

Kaçan veya Sigortasız Araç Kazalarında Tazminat: Güvence Hesabı

Kazaya neden olan aracın bulunamaması ya da zorunlu trafik sigortasının olmaması, yaralanan kişinin tazminat hakkının ortadan kalktığını göstermez. KTK m.108 uyarınca Güvence Hesabı; zorunlu sigortası olmayan araçların, tespit edilemeyen araçların ve çalınan ya da gasp edilen araçların neden olduğu bedensel zararları, zorunlu trafik sigortası limitleri dâhilinde karşılar. Sigorta şirketinin iflası veya faaliyet ruhsatının iptali hâlinde de Güvence Hesabına başvurulabilir.

Güvence Hesabının kapsamı her zarar için aynı değildir. Kişinin yaralanmasından doğan bedensel zararlar ile araçta veya başka bir malda oluşan maddi zararlar ayrı değerlendirilir; özellikle tespit edilemeyen araçların neden olduğu kazalarda kural olarak yalnızca bedensel zararlar karşılanır. Örneğin bir araç yayaya çarpıp olay yerinden kaçmış ve daha sonra tespit edilememişse, yaralanan kişi bedensel zararı için Güvence Hesabına başvurabilir. Başvuruda kaza tutanağı veya kolluk kayıtları, sağlık raporları ve zararı gösteren diğer belgeler incelenir. Güvence Hesabı ödeme yaptıktan sonra sigortasız aracın işleteni ve sürücüsüne rücu eder. Başvurunun reddedilmesi veya eksik ödeme yapılması hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme yoluna gidilebilir.

Yaralanmalı Trafik Kazası Tazminatı İçin İzlenmesi Gereken Adımlar

Trafik kazası tazminatında dosyanın ilk günden itibaren doğru belgelerle hazırlanması belirleyicidir. Bedensel zarar iddiasının tıbbi belgelerle, gelir kaybının ise uygun mali ve çalışma kayıtlarıyla ispatlanması gerekir.

Kaza Anında ve Sonraki İlk Günlerde Yapılması Gerekenler

  • Yaralı varsa 112 aranmalı ve kolluk mutlaka olay yerine çağrılmalıdır. Yaralanmalı kazalarda tarafların kendi aralarında düzenlediği anlaşmalı tutanak yeterli değildir; tutanak kolluk tarafından düzenlenir.
  • Olay yeri, araçların son konumu, fren izleri, yol ve hava koşulları fotoğraflanmalı; varsa araç içi kamera ve çevredeki güvenlik kamerası kayıtlarının silinmeden temin edilmesi talep edilmelidir.
  • Tanıkların ad ve iletişim bilgileri kayıt altına alınmalıdır.
  • İlk müdahalenin yapıldığı hastanede adli vaka kaydı açıldığından emin olunmalı, ilk muayene ve adli rapor örneği alınmalıdır.
  • Tedavi sürecindeki tüm raporlar, görüntüleme sonuçları ve harcama belgeleri düzenli olarak saklanmalıdır.
  • Kusurlu aracın poliçe bilgileri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) kayıtları üzerinden öğrenilebilir.

Belgelerin Toplanması

Belgelerdeki eksiklikler tazminatın hesaplanmasını veya sigorta şirketinin talebi incelemesini zorlaştırabilir. Dosyanın niteliğine göre şu belgeler önem taşır:

  • Trafik kazası tespit tutanağı ve varsa alkol raporu
  • Olay yeri ve araç fotoğrafları, kamera kayıtları
  • Polis veya jandarma tarafından hazırlanan belgeler, ifade tutanakları ve ceza soruşturma dosyası
  • Kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporları
  • İlk müdahale adli raporu, hastane yatış ve çıkış kayıtları
  • Epikriz raporları, ameliyat ve tedavi belgeleri, görüntüleme sonuçları
  • Reçeteler ve sağlık harcamalarına ilişkin fatura ve ödeme belgeleri
  • İstirahat raporları
  • Sağlık kurulu (maluliyet) raporu ve bakıcı ihtiyacını gösteren tıbbi belgeler
  • Geliri gösteren bordro, SGK hizmet dökümü, vergi beyannamesi veya diğer mali kayıtlar
  • Kimlik, nüfus kayıt ve banka hesap bilgileri

Sağlık Kurulu (Maluliyet) Raporunun Alınması

Kazanın kalıcı bir fonksiyon kaybına neden olduğu ileri sürülüyorsa bu durumun yetkili bir sağlık kurumunca, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun şekilde tespit edilmesi gerekir. 20.02.2019 tarihinden sonra meydana gelen kazalarda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında “Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu” düzenlenmektedir. Yönetmelik, bu raporları vermeye yetkili sağlık kurumlarının Sağlık Bakanlığınca belirleneceğini öngörmektedir. Herhangi bir hastaneden alınan olağan bir sağlık raporunun tazminat hesabı bakımından yeterli olmayacağı bilinmelidir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, maluliyet raporunun kaza tarihine göre aşağıdaki mevzuata uygun olarak düzenlenmesini aramaktadır (Yargıtay 4. HD, 2021/24411 E., 2023/1816 K.; 2021/15425 E., 2022/9267 K.):

18 yaşından küçük kazazedeler bakımından aynı tarihte yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ayrıca dikkate alınmalıdır. Yanlış yönetmeliğe göre düzenlenmiş bir rapor, Yargıtay uygulamasında bozma sebebi sayılmaktadır.

Tedavi devam ederken fonksiyon kaybı kesinleşmemiş olabilir. Tıbbi iyileşme tamamlanmadan alınan rapor, kalıcı kaybı olduğundan farklı gösterebilir. Bu nedenle kesin rapor, kural olarak tedavinin sona ermesi ve tıbbi durumun kalıcı hâle gelmesinden sonra alınır; tedavi sürüyorsa geçici süreli bir rapor düzenlenebilir. Kesin maluliyet raporunun tarihi zamanaşımının başlangıcı bakımından da önem taşır. Sigorta şirketinin veya karşı tarafın rapora itirazı hâlinde mahkeme, Adli Tıp Kurumundan veya üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dallarından yeni rapor alabilir.

Kusur Raporu ve Ceza Soruşturması

Yaralanmalı trafik kazası çoğu zaman TCK m.89’daki taksirle yaralama suçunu da oluşturur. Bu suçun soruşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır (TCK m.73). Kanunda sayılan bazı hâllerde, örneğin suçun bilinçli taksirle işlendiği ağır yaralanmalarda şikâyet aranmaz. Şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilir; uzlaştırmada kararlaştırılan ödemenin hukuk davasındaki tazminat talebine etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Ceza soruşturmasında alınan kusur raporu ve toplanan deliller tazminat dosyasında önemli bir yer tutar. Ancak TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin kusur değerlendirmesiyle ve beraat kararıyla bağlı değildir. Kusur oranı tazminat miktarını doğrudan belirlediğinden, kusur raporlarına süresinde ve gerekçeli itiraz edilmesi önemlidir. Yargıtay, çelişkili kusur raporları bulunan dosyalarda uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmasını aramaktadır.

Trafik Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Yaralanmalı trafik kazalarında herkes için geçerli sabit bir tazminat miktarı bulunmaz. Aynı oranda kalıcı fonksiyon kaybı bulunan iki kişinin yaşı, geliri veya kusur oranı farklıysa hesaplanan zarar da farklı olur. Bedensel zararın hesabı TBK hükümleri, sorumluluk hukuku ilkeleri ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları çerçevesinde, genellikle aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından yapılır.

Tazminat Miktarını Etkileyen Temel Unsurlar

Dosyadaki tüm bilgiler birlikte ele alınarak hesaplama yapılır. Tazminat hesabında özellikle şu unsurlar öne çıkar:

  • Kusur oranı: Karşı tarafın kusuru ne kadar yüksekse, talep edilebilecek tazminat da o oranda artar; zarar görenin kendi kusuru indirim sebebidir.
  • Maluliyet oranı: Kalıcı fonksiyon kaybının oranı, çalışma gücü kaybının temel ölçüsüdür.
  • Yaş ve cinsiyet: Bakiye ömrü ve aktif çalışma süresini belirler.
  • Gelir: Maddi kaybın belirlenmesinde esas alınır; belgelenemeyen gelirde emsal ücret veya asgari ücret dikkate alınır.
  • İyileşme süresi ve bakım ihtiyacı: Çalışılamayan süre, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri hesabını etkiler.
  • Kaza tarihi: Uygulanacak maluliyet yönetmeliğini, poliçe limitini ve 31.07.2026 sonrası kazalarda faiz rejimini belirler.
  • Önceki ödemeler ve SGK ödemeleri: Sigorta şirketinin veya SGK’nın yaptığı rücuya tabi ödemeler hesaptan düşülür.

Bilinen ve Bilinmeyen Dönem, Aktif ve Pasif Dönem

Hesaplama iki ana döneme ayrılır. Kaza tarihinden rapor veya hesap tarihine kadar geçen süre “bilinen (işlemiş) dönem”dir ve bu dönemde kişinin gerçek geliri esas alınır. Hesap tarihinden sonraki süre ise “bilinmeyen (işleyecek) dönem”dir. Bilinmeyen dönem de kendi içinde ikiye ayrılır: Yargıtay uygulamasında kural olarak 60 yaşına kadar süren aktif çalışma dönemi ve 60 yaşından bakiye ömrün sonuna kadar süren pasif dönem. Pasif dönemde kişinin çalışmadığı varsayılır ve efor kaybı asgari ücret üzerinden hesaplanır. Geçici iş göremezlik süresinde ise kayıp, maluliyet oranına bakılmaksızın tam (yüzde yüz) olarak hesaplanır.

Hesabın mantığı (basitleştirilmiş)

Her dönem için: yıllık gelir × maluliyet oranı × karşı tarafın kusur oranı. Geçici iş göremezlik süresinde maluliyet oranı yerine yüzde yüz uygulanır. Bilinmeyen dönem tutarı TRH 2010 tablosuna göre belirlenen bakiye ömür boyunca progresif rant yöntemiyle hesaplanır; bulunan toplamdan rücuya tabi ödemeler düşülür. Bu formül yalnızca yöntemi anlatmak içindir; gerçek hesap, dosyadaki verilerle aktüerya bilirkişisi tarafından yapılır.

TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi

Anayasa Mahkemesi, 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı kararıyla KTK m.90’daki tazminatların Genel Şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğuna ilişkin ibareyi iptal etmiştir (RG 09.10.2020). Bu karardan sonra Yargıtay, bakiye ömrün Türkiye’ye özgü güncel verilere dayanan TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosu ile belirlenmesini ve bilinmeyen dönemin progresif rant yöntemiyle hesaplanmasını yerleşik hâle getirmiştir (Yargıtay 17. HD, 14.01.2021, 2020/2598 E., 2021/34 K.; Yargıtay 4. HD, 16.03.2022, 2021/10279 E., 2022/5016 K.).

Bu içtihat uyarınca sigorta şirketlerinin daha önce uyguladığı yüzde 1,8 teknik faiz ve Genel Şartlar ekindeki cetveller tazminat hesabında kullanılamaz. Progresif rant yönteminde gelirin her yıl belirli bir oranda artacağı ve aynı oranda iskonto edileceği kabul edildiğinden, bu iki oran birbirini dengeler. Eski PMF 1931 tablosuna veya yüzde 1,8 teknik faize dayanan bir hesap raporu, mağdur aleyhine sonuç doğurabileceğinden itiraz edilmelidir.

Yaş ve Gelir Durumunun Hesaba Etkisi

Yaş, bakiye ömrü ve aktif çalışma süresini belirlediği için hesabın en önemli değişkenlerinden biridir. Kalıcı bir kaybın kişinin çalışma hayatını ne ölçüde etkileyeceği hesaplamaya dahil edilir; bu nedenle genç bir kazazedenin aynı maluliyet oranıyla alacağı tazminat, ileri yaştaki bir kazazedeye göre kural olarak daha yüksek çıkar. Düzenli çalışanlarda maaş bordrosu ve SGK kayıtları, serbest çalışanlarda vergi beyannameleri ve mali kayıtlar incelenir. Geliri belgelenemeyen veya kayıt dışı çalışan kişilerde meslek kuruluşlarından emsal ücret araştırması yapılabilir; bu da mümkün değilse asgari ücret esas alınır.

Çalışmayan kişiler de tazminat alabilir. Ev işlerini yürüten kişiler için bu emeğin ekonomik değeri karşılığında kural olarak asgari ücret; öğrenciler için somut eğitim durumu dikkate alınarak eğitimini tamamlayacağı varsayılan tarihten sonra ulaşabileceği gelir; çocuklar için ise çalışma çağına kadar ve sonrasındaki dönem ayrı ölçütlerle değerlendirilir. Kazadan önce bağlanmış emeklilik aylığı, iş gücü kaybı tazminatından mahsup edilmez. Tazminat hesabında yaralanmanın derecesi tek başına yeterli olmaz; kişinin yaşı, geliri ve uğradığı kayıp birlikte ele alınır.

Kusur İndirimi, Müterafik Kusur ve Hakkaniyet İndirimi

Zarar gören, kazanın meydana gelmesine veya zararın artmasına kendi davranışıyla katkıda bulunmuşsa tazminat bu oranda indirilir (TBK m.52). Emniyet kemeri takmamak, motosiklette kask kullanmamak, alkollü sürücünün aracına bilerek binmek veya yayanın kırmızı ışıkta karşıya geçmesi tipik örneklerdir. Emniyet kemeri veya kask kullanılmaması hâlinde indirim yapılabilmesi için bu durumun yaralanmanın oluşumuna ya da ağırlaşmasına etkisinin tıbben ortaya konması gerekir. Karşılıksız (hatır için) taşımada da hâkim TBK m.51 çerçevesinde hakkaniyet indirimi yapabilir. Tam kusurlu sürücünün kendi bedensel zararı ise kural olarak karşı tarafın sigortasından karşılanmaz.

SGK Ödemeleri ve Rücu İlişkisi

TBK m.55 uyarınca zarar sorumlusuna kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri, zarardan indirilemez. Rücuya tabi ödemeler ise mükerrer ödemeyi önlemek için hesaba katılır. Kaza aynı zamanda bir iş kazası niteliğindeyse (örneğin personel servisinde, görev yolculuğunda veya işveren aracıyla meydana gelen kazalarda), SGK’nın bağladığı sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değeri tazminattan mahsup edilir. Bu tür “trafik-iş kazası” dosyalarında görevli mahkeme iş mahkemesidir.

Tazminata Faiz Ne Zamandan İtibaren İşler?

31.07.2026’dan önce meydana gelen kazalarda Yargıtay uygulamasına göre işleten ve sürücü yönünden faiz kural olarak kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işletilir. Sigorta şirketi, usulüne uygun başvurudan sonra sekiz iş günlük sürenin dolmasıyla temerrüde düşer; öncesinde başvuru yoksa dava veya tahkim başvuru tarihi esas alınır. Sigortalı araç ticari bir araç ise ticari temerrüt (avans) faizi talep edilebilir.

31.07.2026’dan sonra meydana gelen kazalarda ise TBK m.55’e eklenen hüküm gereği, çalışma gücü kaybı tazminatının kazancın bilindiği döneme ilişkin kısmına olay tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin kısmına karar tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanır. Bu düzenlemenin sigorta şirketinin temerrüdü ve ticari faiz talepleriyle birlikte nasıl uygulanacağı, önümüzdeki dönemde yargı kararlarıyla netleşecektir.

Sigorta Tahkim Komisyonu mu, Dava mı?

Trafik kazası tazminat uyuşmazlıkları, sigorta şirketiyle anlaşma sağlanamadığında Sigorta Tahkim Komisyonuna veya görevli mahkemeye taşınabilir. Hangi yolun kullanılacağı; talebin kime yöneltildiğine, istenen tazminat kalemlerine ve uyuşmazlığın hukuki niteliğine bağlıdır. Aynı uyuşmazlık için hem mahkemeye hem tahkime başvurulamaz.

Sigorta Tahkim Komisyonu Süreci

Sigorta Tahkim Komisyonu (STK), 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 uyarınca sigorta uyuşmazlıklarını uzman hakemler aracılığıyla çözen ve mahkemeye göre daha kısa sürede sonuç alınabilen bir başvuru yoludur. Zorunlu sigortalarda, sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olup olmadığına bakılmaksızın başvuru yapılabilir. Başvuru önce raportör tarafından en geç 15 gün içinde incelenir; hakem veya hakem heyeti, görevlendirildiği tarihten itibaren kural olarak dört ay içinde karar verir. Hakem kararına karşı, kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde itiraz edilebilir ve İtiraz Hakem Heyeti kural olarak iki ay içinde karar verir. Hakem kararları ilam niteliğindedir ve doğrudan icraya konulabilir.

Tahkim süresi her dosyada aynı değildir. Bilirkişi incelemesi yapılması, ek belge istenmesi, bedel artırımı veya karara itiraz edilmesi süreci uzatabilir. STK yalnızca sigorta şirketine veya Güvence Hesabına yöneltilen talepler için kullanılabilir. Sürücü ve işletenden istenecek manevi tazminat ile sigorta limitini aşan zararlar tahkimde talep edilemez; bunlar için mahkemede dava açılmalıdır.

19.03.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikten sonra itiraz ve temyiz sınırları bakımından kararın verildiği tarihteki değil, tahkim başvurusunun yapıldığı tarihteki parasal sınır esas alınmaktadır. 16.07.2026’dan itibaren başvuru ücreti, uyuşmazlık tutarına göre 600 TL, 1.200 TL veya 1.750 TL; 85.001 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda uyuşmazlık tutarının yüzde 1,8’i (en az 1.750 TL) olarak uygulanmaktadır. Tahkimde kısmi başvuru yapılıp daha sonra bedel artırımı yoluna gidilebilir. Komisyonun 12.08.2026 tarihli uygulama kararı uyarınca, artırılmayan bakiye için yeni bir tahkim başvurusu yapılacaksa sigorta şirketine yeniden başvurulması gerekir. Ücret ve sınırlar dönemsel olarak değiştiğinden başvuru gününde güncel tarife kontrol edilmelidir.

Mahkeme Yoluyla Dava Süreci

Görevli mahkeme davalıların kimliğine göre değişir. Yalnızca sürücü ve işletene karşı açılan davalarda kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Davalılar arasında zorunlu trafik sigortacısı da bulunuyorsa, sigorta hukukunun Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olması nedeniyle dava Yargıtay uygulamasında mutlak ticari dava sayılmakta ve asliye ticaret mahkemesinde görülmektedir (Yargıtay 17. HD, K. 2019/6146). Asliye ticaret mahkemesinde görülecek ve bir miktar paranın ödenmesine ilişkin tazminat davalarında TTK m.5/A uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Kaza aynı zamanda iş kazası niteliğindeyse görevli mahkeme iş mahkemesidir.

KTK m.110 uyarınca dava; kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde, davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde veya sigortacının merkez ya da şubesinin ya da poliçeyi düzenleyen acentenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. İşleteni veya sahibi devlet ya da diğer kamu kuruluşları olan araçların neden olduğu zararlara ilişkin davalar da adli yargıda görülür.

31.07.2026’dan itibaren belirsiz alacak davası açılamamaktadır. Tazminat miktarı çoğunlukla bilirkişi incelemesiyle netleştiğinden dava kısmi dava olarak açılır ve talep, tahkikat sona erene kadar bir defaya mahsus artırılabilir; artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m.109/4). Bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davaları eski hükme göre sonuçlandırılır. Artırım hakkı tek kullanımlık olduğundan, bu hakkın aktüerya raporu netleşmeden kullanılmaması gerekir. Kalıcı zararın dava sırasında kesin olarak belirlenemediği hâllerde hâkim, hükmün düzeltilmesi hakkını karar tarihinden itibaren iki yıla kadar saklı tutabilir (TBK m.75).

Trafik kazası sonrası açılan tazminat davalarının ne kadar süreceği dosyaya göre değişir. Mahkeme kusur durumunun belirlenmesi, sağlık raporlarının alınması ve tazminat hesabının yapılması için bilirkişi incelemesine başvurur. Tanıkların dinlenmesi, tarafların itirazları ve yeni raporların istenmesi de davanın uzamasına yol açabilir. Uygulamada ilk derece yargılaması çoğunlukla bir ila üç yıl sürmekte, kararın istinafa veya temyize taşınması hâlinde süreç devam etmektedir. Bu süre kesin değildir; davanın ne zaman biteceği dosyanın içeriğine ve yargılama sırasında yapılacak işlemlere bağlıdır.

Tahkim ile Dava Arasında Nasıl Tercih Yapılır?

Sigorta limitinin yeterli olduğu ve uyuşmazlığın yalnızca sigorta şirketiyle yaşandığı dosyalarda tahkim hızlı bir çözüm sunabilir. Manevi tazminat talebi bulunan, limiti aşan zararların söz konusu olduğu veya birden fazla sorumlunun bulunduğu dosyalarda ise mahkeme yolu daha elverişli olabilir. Doğru yolun seçimi, dosyanın bütün verileri birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.

Tazminat Davalarında Zamanaşımı Süresi Kaç Yıldır?

Trafik kazası sonrası tazminat talebinde bulunmak için belirli süreler vardır. KTK m.109/1 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılda, her hâlde kaza tarihinden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Bedensel zararlarda zararın öğrenildiği tarih, kural olarak kalıcı maluliyetin kesin olarak ortaya çıktığı rapor tarihidir; bu nedenle kaza günü ile zamanaşımının başladığı gün her zaman aynı değildir.

Yaralanmalı trafik kazalarında süre her zaman yalnızca iki yıl üzerinden hesaplanmaz. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu bu suç için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, KTK m.109/2 uyarınca bu uzun süre tazminat talepleri için de uygulanır. Taksirle yaralama suçunda olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m.66/1-e). Bu noktada kazanın tarihi, yaralanmanın durumu ve varsa ceza süreci birlikte ele alınır. Zamanaşımı her dosyanın kendi şartlarına göre ayrıca hesaplanmalı ve son güne bırakılmamalıdır.

Trafik Kazası Sonrası Hukuki Süreçte Avukat Desteği

Yaralanmalı trafik kazalarında tazminat süreci tek aşamadan oluşmaz. Kusurun tespiti, doğru mevzuata göre maluliyet raporu alınması, gelir ve bakıcı ihtiyacının belgelenmesi, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru, tahkim veya dava yolunun seçimi, aktüerya raporunun denetimi ve zamanaşımının takibi birbirini etkileyen adımlardır. 2026 yılındaki mevzuat değişiklikleri nedeniyle kaza tarihi, başvuru tarihi ve dava tarihi farklı hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. Eksik belge, yanlış yönetmeliğe göre alınmış bir rapor veya incelenmeden imzalanan bir ibraname ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Trafik kazaları ve sigorta hukuku alanında çalışan bir avukat, dosyadaki belgeleri inceleyerek hangi tazminat türlerine hak kazanılabileceğini, sorumluların kimler olduğunu ve izlenecek yolu belirleyebilir; sigorta şirketi, Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkeme süreçlerinde gerekli hukuki işlemleri takip edebilir. Kalıcı yaralanma ve kusur konusunda uyuşmazlık bulunan kazalarda hukuki destek, hakların eksiksiz ve süresinde kullanılmasına yardımcı olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Yaralanmalı trafik kazasında sigorta ne kadar öder?

Zorunlu trafik sigortası, gerçek zararı sigortalı aracın kusur oranında ve poliçe limitine kadar öder. 2026 yılında düzenlenen poliçelerde sağlık giderleri ile sakatlanma teminatı kişi başına 3.600.000 TL’dir. Sabit bir ödeme tutarı yoktur; tutar maluliyet oranına, yaşa, gelire ve kusur oranına göre hesaplanır. Limiti aşan zarar sürücü ve işletenden ya da varsa İMM sigortasından istenebilir.

Yaralanmalı trafik kazası sigorta ödemesi ne zaman yatar?

KTK m.99 uyarınca sigorta şirketi, talebe ilişkin gerekli belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmakla yükümlüdür. Belgelerde eksiklik bulunması veya sigorta şirketiyle kusur, maluliyet ya da hesap konusunda uyuşmazlık çıkması hâlinde ödeme ancak tahkim veya dava sonunda yapılabilir.

Zorunlu trafik sigortası manevi tazminat öder mi?

Hayır. Manevi tazminat talepleri zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır (KTK m.92). Manevi tazminat kusurlu sürücü ile araç işleteninden, poliçesinde manevi tazminat teminatı bulunan İMM sigortası varsa bu sigortacıdan istenebilir.

Kaza anında sigortasız olan araçtan tazminat alınır mı?

Evet. Sigortasız aracın neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabilir. Güvence Hesabı, zorunlu trafik sigortası limitleri dâhilinde ödeme yapar ve ödediği tutar için sigortasız aracın işleteni ile sürücüsüne rücu eder. Ayrıca sürücü ve işletene karşı doğrudan dava açma hakkı da devam eder.

Kazada kendi kusurum varsa yine de tazminat alabilir miyim?

Kısmi kusur, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz; tazminat kusur oranınız kadar indirilir (TBK m.52). Örneğin yüzde 25 kusurlu bulunan kazazede, hesaplanan zararın yüzde 75’ini talep edebilir. Tam kusurlu sürücünün kendi bedensel zararı ise kural olarak karşı tarafın sigortasından karşılanmaz.

Kazada yolcuydum, kimden tazminat alabilirim?

Yolcu, bulunduğu aracın ve kazaya karışan diğer araçların sürücü, işleten ve zorunlu trafik sigortacılarına karşı talepte bulunabilir. Otobüs ve minibüs gibi toplu taşıma araçlarında ayrıca koltuk ferdi kaza sigortası kusur aranmaksızın ödeme yapar.

Emniyet kemeri takmamak tazminatı düşürür mü?

Düşürebilir. Emniyet kemeri veya kask kullanılmaması, yaralanmanın oluşumuna ya da ağırlaşmasına etkisi tıbben ortaya konulursa müterafik kusur sayılır ve tazminattan indirim yapılabilir. İndirimin oranı somut olaya göre belirlenir.

Manevi tazminat miktarı neye göre belirlenir?

Manevi tazminat için sabit bir tarife yoktur. Hâkim; yaralanmanın ağırlığını, tedavi sürecini, kalıcı etkileri, tarafların kusur durumunu ve ekonomik-sosyal koşullarını dikkate alarak hakkaniyete uygun bir miktar belirler. Ağır bedensel zararda mağdurun yakınları da manevi tazminat isteyebilir (TBK m.56/2).

Sağlık kurulu raporunu her hastane verir mi?

Hayır. Maluliyet raporu, Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş sağlık kurumlarından ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak alınmalıdır. Başvurmadan önce hastanenin bu raporu düzenlemeye yetkili olup olmadığı öğrenilmelidir.

Maluliyet oranı düşükse tazminat alınabilir mi?

Evet. Düşük oranlı kalıcı sakatlıklarda da tazminat hakkı doğar. Kişinin gelirinde fiilen azalma olmasa bile, aynı işi yapmak için harcadığı artan çaba (efor kaybı) Yargıtay uygulamasında tazmin edilmektedir.

Avukatsız olarak sigortadan tazminat alınabilir mi?

Evet. Kişi sigorta şirketine kendisi başvurabilir; şartlar oluştuğunda Sigorta Tahkim Komisyonuna da şahsen başvuru yapabilir. Ancak kusur, maluliyet raporu ve aktüerya hesabı gibi teknik konularda yapılacak hatalar tazminat tutarını doğrudan etkileyebildiğinden, sürecin avukat aracılığıyla yürütülmesi de mümkündür.

Sigortanın teklif ettiği ödemeyi kabul edersem sonradan dava açabilir miyim?

Ödenen tutar gerçek zarara göre açıkça yetersizse, imzalanan ibraname Yargıtay uygulamasında çoğunlukla makbuz hükmünde sayılır ve bakiye zarar talep edilebilir. Ayrıca KTK m.111 uyarınca açıkça yetersiz tazminat öngören anlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren bir yıl içinde iptal ettirilebilir. Yine de imzadan önce belgenin incelenmesi gerekir.

Ceza davası bitmeden tazminat davası açılabilir mi?

Evet. Tazminat davası ceza yargılamasının sonucunu beklemeden açılabilir. Hukuk hâkimi, ceza hâkiminin kusur değerlendirmesiyle ve beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m.74). Bununla birlikte ceza dosyasındaki deliller ve kusur raporu tazminat dosyasında önemli bir yer tutar.

Trafik kazasından sonra ne kadar sürede tazminat talebi yapılmalıdır?

Kural olarak zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde talepte bulunulmalıdır (KTK m.109). Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanabilir; taksirle yaralamada bu süre sekiz yıldır. Hak kaybı yaşamamak için başvurunun geciktirilmemesi önemlidir.

Trafik kazası tazminatı için hangi belgeler gerekir?

Kaza tespit tutanağı, hastane ve tedavi belgeleri, epikriz, sağlık kurulu (maluliyet) raporu, gelir belgeleri, kimlik ve banka bilgileri temel belgelerdir. Dosyanın durumuna göre kusur raporu, ceza soruşturma dosyası, bakıcı ihtiyacını gösteren tıbbi belgeler ve harcama faturaları da istenebilir.

Belirsiz alacak davası kaldırıldı; trafik kazası tazminat davası artık nasıl açılıyor?

31.07.2026’dan itibaren belirsiz alacak davası açılamamaktadır. Dava kısmi dava olarak açılır ve talep, tahkikat sona erene kadar bir defaya mahsus artırılabilir; artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m.109/4). Bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davaları eski hükümlere göre sonuçlandırılır.

Yararlanılan Mevzuat ve Kararlar

  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m.85, 86, 87, 88, 90, 92, 97, 98, 99, 108, 109, 110, 111
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.51, 52, 54, 55, 56, 74, 75
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.109/4
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m.4, 5/A
  • 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m.30
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.66, 73, 89
  • 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG 31.07.2026, sayı 33326)
  • Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik (RG 12.06.2026, sayı 33278)
  • Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (RG 20.02.2019, sayı 30692)
  • Anayasa Mahkemesi, 17.07.2020, 2019/40 E., 2020/40 K. (RG 09.10.2020)
  • Yargıtay 17. HD, 14.01.2021, 2020/2598 E., 2021/34 K.
  • Yargıtay 4. HD, 16.03.2022, 2021/10279 E., 2022/5016 K.
  • Yargıtay 4. HD, 2021/24411 E., 2023/1816 K.

Bu yazı Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Teminat limitleri, parasal sınırlar, ücretler ve faiz oranları dönemsel olarak değiştiğinden somut uyuşmazlıkta güncel düzenlemeler ayrıca kontrol edilmelidir.