İş Kanunu Madde 2: Tanımlar Nedir?

İş Kanunu Madde 2: Tanımlar Nedir?

İş Kanunu Madde 2, iş hukukunun temel kavramlarını tanımlayarak işçi, işveren, işyeri, iş ilişkisi ve alt işverenlik gibi çalışma hayatının merkezinde yer alan unsurların hukuki çerçevesini belirleyen önemli bir düzenlemedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi, iş hukukunun temelini oluşturan kavramları açıklar. İşçi, işveren, iş ilişkisi, işyeri, işveren vekili ve alt işveren gibi çalışma hayatının merkezinde yer alan kavramlar bu maddede tanımlanmıştır. İş hukukunda ortaya çıkan birçok uyuşmazlığın çözümünde öncelikle bu kavramların doğru şekilde bilinmesi gerekmektedir. Bu sebeple İş Kanunu Madde 2, yalnızca tanım içeren bir hüküm olarak yorumlanamaz. Bu madde için işçi ve işveren arasındaki hukuki ilişkinin sınırlarını belirleyen temel bir düzenlemedir demek doğru olacaktır.

İş Kanunu Madde 2’nin Amacı Nedir?

Çalışma hayatında ortaya çıkabilecek yorum farklılıklarını önlemek amacıyla, İş Kanunu’nun 2. maddesinde temel kavramlar tanımlanmıştır. Böylece iş hukukuna ilişkin hak ve yükümlülüklerin kimler için geçerli olduğu netleştirilmiştir. Bir kişinin işçi sayılıp sayılmayacağı, bir kurumun işveren sıfatına sahip olup olmadığı veya bir yerin iş yeri kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği gibi soruların cevabı doğrudan bu maddeye göre belirlenmektedir. Bu içeriğimizde hukuken kim işçi, kim işveren detaylarına değinmeye çalıştık.

İşçi Kimdir?

İş Kanunu Madde 2’ye göre, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi denir. İşçi sıfatının kazanılması için kişinin yaptığı işten çok, işveren ile arasında bir iş sözleşmesinin bulunması önem taşır. Kanun özellikle gerçek kişi ifadesini kullanarak yalnızca insanların işçi olabileceğini belirtmiştir. Bu tanım sayesinde işçi statüsündeki kişiler ücret, yıllık izin, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve iş güvencesi gibi birçok haktan yararlanabilmektedir. Çalışan kişiye işçi diyebilmek şu temellere dayanır

  • Bir iş sözleşmesine bağlı çalışması
  • İşverene bağımlı şekilde iş görmesi
  • Çalışmasının süreklilik arz etmesi
  • İş ilişkisinin hukuki bir zemine dayanması

İşveren Kimdir?

Madde 2’ye göre işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği bulunmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak kabul edilir. İşveren sıfatının kazanılabilmesi için temel şart, iş sözleşmesine dayanarak en az bir işçinin çalıştırılmasıdır. İşverenin temel yükümlülükleri arasında ücret ödeme, iş sağlığı ve güvenliğini sağlama, çalışma koşullarunu düzenleme ve kanundan doğan diğer sorumlulukları yerine getirme bulunmaktadır. İşveren denildiğinde şunlar akla gelmelidir;

  • Şirket olabilir
  • Kamu kurumu olabilir
  • Dernek veya vakıf olabilir
  • Belirli durumlarda tüzel kişiliği bulunmayan organizasyonlar da işveren sayılabilir.

İş İlişkisi Nedir?

Kanunda işçi ile işveren arasında kurulan hukuki bağ iş ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. İş ilişkisi yalnızca ücret karşılığında çalışma anlamına gelmez. Bu tabir tarafların karşılıklı hak ve borçlarını da kapsayan hukuki bir bütünlük ifade eder. İş hukukuna ilişkin davaların büyük bölümü bu iş ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Bu ilişki kapsamında:

  • İşçi iş görme borcu altındadır.
  • İşveren ücret ödeme yükümlülüğğine sahiptir.
  • Taraflar dürüstlük ve sadakat kurallarına uygun hareket etmek zorundadır.

İşyeri Kavramı Nasıl Tanımlanmıştır?

İş Kanunu Madde 2’de işyeri, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi ve manevi unsurlar ile işçilerin birlikte örgütlendiği birim olarak tanımlanmıştır. Bu tanım yalnızca üretimin yapıldığı fiziksel alanı ifade etmez. İş organizasyonunun tamamını kapsar. İşyeri kavramı yalnızca bir bina veya ofis olarak değil, iş organizasyonunun bütünü olarak değerlendirilmektedir. Kanuna göre iş yeri tanımının kapsamına şu yerler dahildir

Asıl İşyeri

İşverenin mal veya hizmet üretmek amacıyla faaliyetlerini yürüttüğü temel çalışma alanıdır. Fabrikalar, atölyeler, mağazalar, bürolar, ofisler, restoranlar, oteller ve benzeri çalışma alanları asıl iş yeri kapsamında değerlendirilir. İş sözleşmesinin ifa edildiği ve iş organizasyonunun merkezini oluşturan yer genellikle asıl işyeridir.

İşyeri ile Bağlı Yerler

Asıl işyerine bağlı olmak şartıyla faaliyet gösteren ve üretilen mal veya hizmetle doğrudan ilişkisi bulunan bölümler de işyerinden sayılır. Bu yerlerin fiziksel olarak ana işyerinin yanında bulunması zorunlu değildir. Önemli olan aynı iş organizasyonuna bağlı olarak faaliyet göstermeleridir. Daha anlaşılır olması açısından örnek vermek gerekirse

  • Şirket depoları
  • Üretim tesisine bağlı ambarlar
  • Satış şubeleri
  • Bölge müdürlükleri
  • Ek hizmet birimleri
  • Paketleme ve sevkiyat alanları işyerine bağlı yerler kapsamında değerlendirilebilir.

İş Yerinin Eklentileri

İşçilerin çalışma hayatını kolaylaştırmak ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla oluşturulan alanlar işyerinin eklentileri olarak kabul edilir. Bu alanlarda doğrudan üretim yapılmasa bile iş organizasyonunun bir parçası olmaları nedeniyle hukuken iş yeri kapsamında değerlendirilirler. Bunlara örnek olarak;

  • Yemekhaneler
  • Dinlenme odaları
  • Çay ocakları
  • Soyunma odaları
  • Duş alanları
  • Yatakhaneler
  • Kreş ve emzirme odaları
  • Sosyal tesisler gösterilebilir.

Araçlar

Kanun, işin yürütülmesinde kullanılan araçları da işyerinin bir unsuru olarak kabul etmiştir. Bu nedenle işverenin faaliyetlerini yerine getirmesi için kullandığı taşıtlar ve iş ekipmanları da iş yeri kavramı içinde değerlendirilir. Örnek vermek gerekirse;

  • Servis araçları
  • Şirket araçları
  • Kamyon ve tırlar
  • Forkliftler
  • İş makineleri
  • Mobil çalışma araçları işyerinin araçları arasında yer alır.

İşveren Vekili Kimdir?

Kanun, işveren adına hareket eden ve işin veya işletmenin yönetiminde görev alan kişileri işveren vekili olarak tanımlamıştır. Genel müdürler, fabrika müdürleri, insan kaynakları yöneticileri veya işletme yöneticileri bu kapsamda değerlendirilmektedir. Önemli bir husus ise işveren vekilinin yaptığı işlemlerden doğan hukuki sorumluluğun esasen işverene ait olmasıdır. İşveren vekili sıfatı, işçilere tanınan hakların ortadan kalkmasına neden olmaz. İşveren vekilleri şunları yapabilir;

  • İşçileri yönetebilir
  • Talimat verebilir
  • İşveren adına karar alabilir
  • İş sözleşmelerinin uygulanması

Alt İşveren (Taşeron) İlişkisi Neden Önemlidir?

Madde 2 aynı zamanda alt işverenlik kurumunu da düzenlemektedir. Buna göre bir işveren, işyerinde yürütülen yardımcı işlerde veya uzmanlık gerektiren belirli işlerde başka bir işverenden hizmet alabilir. Bu durumda işi üstlenen kişi veya şirket alt işveren olarak adlandırılmaktadır. Alt işverenlik uygulaması özellikle şu sektörlerde sıklıkla kullanılır:

  • İnşaat sektöründe
  • Güvenlik hizmetlerinde
  • Temizlik hizmetlerinde
  • Yemek hizmetlerinde
  • Teknik bakım ve destek alanları

Kanun, işçi haklarının korunması amacıyla asıl işveren ile alt işveren arasında çeşitli sorumluluk ilişkileri kurmuştur.

İş Kanunu Madde 2, iş hukukunun temel taşlarından biridir. İşçi, işveren, iş ilişkisi, işyeri, işveren vekili ve alt işveren kavramlarının yasal çerçevesini belirleyerek çalışma hayatındaki hak ve yükümlülüklerin sınırlarını belirler. İş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde ve iş hukuku hükümlerinin uygulanmasında bu tanımlar büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple işçilerin ve işverenlerin İş Kanunu Madde 2’de yer alan kavramları doğru şekilde bilmesi hak kayıplarının önlenmesi açısından çok önemlidir.