Dolar ve Euro Alacağının İcra Takibi 2026: Yabancı Para (Döviz) Alacağı Nasıl Tahsil Edilir, Hangi Kur ve Faiz Uygulanır?

  • Ana Sayfa
  • Blog
  • Dolar ve Euro Alacağının İcra Takibi 2026: Yabancı Para (Döviz) Alacağı Nasıl Tahsil Edilir, Hangi Kur ve Faiz Uygulanır?
Dolar ve Euro Alacağının İcra Takibi 2026: Yabancı Para (Döviz) Alacağı Nasıl Tahsil Edilir, Hangi Kur ve Faiz Uygulanır?

Dövizle çalışan bir ihracatçı, kirasını dolar üzerinden belirlemiş bir mülk sahibi, euro bedelli bir senet elinde kalan esnaf ya da ücretini yabancı para olarak alan bir çalışan aynı soruyla karşılaşır: Dolar veya euro alacağımı icraya nasıl koyarım, parayı döviz olarak mı yoksa Türk Lirası olarak mı alırım, kur yükselirse farkı kim üstlenir? Bu soruların cevabı, takip talebine yazılan birkaç kelimeyle belirlenir ve yanlış yazılan bir kelime takibin baştan iptaline, doğru yazılmayan bir kayıt ise yıllarca süren bir dosyanın sonunda alacağın yarıya inmesine yol açabilir. Bu yazıda yabancı para alacağının icra takibini, kanun maddeleri ve Yargıtay'ın güncel uygulaması üzerinden, alacaklı ve borçlu açısından bütün yönleriyle anlatıyoruz.

Kısa cevap: Dolar veya euro alacağı icraya konulabilir; ancak takip talebinde alacağın Türk Lirası karşılığının ve hangi tarihteki kur üzerinden istendiğinin gösterilmesi zorunludur (İİK m.58/3). Bu kural kamu düzenindendir: TL karşılığı yazılmadan açılan takip, borçlunun süreye bağlı olmayan şikâyetiyle her aşamada iptal edilebilir. Borçlu vadesinde ödemeyince alacaklı, alacağını aynen (döviz olarak), vade günündeki kurdan ya da fiilî ödeme günündeki kurdan TL olarak isteme hakkına sahiptir (TBK m.99/3); bu seçim bir kez yapılır ve geri alınamaz. Kur riskinden korunmak isteyen alacaklının takip talebine, alacağın fiilî ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığının istendiğini açıkça yazması gerekir; bu durumda alacağa, tahsil gününe kadar devlet bankalarının o para birimiyle açılmış bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz işler (3095 s. K. m.4/a). Takip tarihindeki kurdan TL'ye çevrilerek istenen alacak ise o günden itibaren sıradan bir TL alacağı olur ve ona yasal ya da ticari faiz yürütülür. 2026'da icraya başvurma harcı 732 TL, peşin harç TL karşılığının binde 5'idir; tahsil harcı ödeme günündeki kur üzerinden hesaplanır.

İçindekiler

  1. Yabancı Para Alacağı Nedir? Dolar ve Euro Alacağı Hangi Hâllerde Doğar?
  2. Dolar veya Euro Alacağı Doğrudan Döviz Olarak İcraya Konulabilir mi? (İİK m.58/3)
  3. TBK m.99: Seçimlik Hak Kimde, Ne Zaman Alacaklıya Geçer?
  4. Sözleşmedeki "Aynen Ödeme" (Efektif) Kaydı İcra Takibini Nasıl Etkiler?
  5. Takip Tarihi Kuru mu, Fiilî Ödeme Günü Kuru mu? Hangi Kur Seçilmeli?
  6. Seçimlik Hak Bir Kez Kullanılır: Döviz-TL Tercihinden Sonradan Dönülebilir mi?
  7. Yabancı Para Alacağında Takip Talebi Nasıl Doldurulur? UYAP'ta Dövizli Takip Açma
  8. Takip Talebinde TL Karşılığı Gösterilmezse Ne Olur? Süresiz Şikâyet ve Takibin İptali
  9. Döviz Alacağında Faiz: 3095 Sayılı Kanun m.4/a ve En Yüksek Mevduat Faizi Nasıl Hesaplanır?
  10. Dolar ve Euro Çek, Senet (Bono) Takibi: Örnek 10 Ödeme Emri ve Kur Kaydı
  11. İlamlı İcrada Yabancı Para: Mahkeme Kararı Döviz Üzerindeyse İcra Emri Nasıl Düzenlenir?
  12. Harç ve Masraflar 2026: Harca Esas Değer, Peşin Harç, Tahsil Harcı ve Vekâlet Ücreti Hangi Kurdan Hesaplanır?
  13. Ödeme Emrine İtiraz: Borçlu Kura, Faize ve Para Birimine Nasıl İtiraz Eder?
  14. İtirazın İptali ve Kaldırılması: İcra İnkâr Tazminatı Hangi Kurdan Hesaplanır?
  15. Haciz, Tahsilat ve Kapak Hesabı: Para Döviz Olarak mı TL Olarak mı Ödenir, Kur Farkı Nasıl Alınır?
  16. Özel Durumlar: Dövizle Sözleşme Yasağı, Yabancı Alacaklının Teminatı, Konkordato ve İflas
  17. Döviz Takibinde En Sık Yapılan Hatalar
  18. Sık Sorulan Sorular

Yabancı Para Alacağı Nedir? Dolar ve Euro Alacağı Hangi Hâllerde Doğar?

Yabancı para alacağı, borcun konusunun Türk Lirası dışındaki bir para birimiyle belirlendiği para alacağıdır. Uygulamada en sık Amerikan Doları ve Euro ile karşılaşılsa da İngiliz Sterlini, İsviçre Frangı ya da başka bir ülke parası üzerinden kararlaştırılmış her alacak aynı rejime tabidir. Borç dövizle kararlaştırılmış olabilir (örneğin 50.000 USD bedelli bir satış sözleşmesi), dövize endekslenmiş olabilir (ödeme günündeki kur üzerinden TL ödenmesi kararlaştırılan bir kira) ya da bir kambiyo senedine bağlanmış olabilir (euro bedelli bono veya çek). Bu üç ihtimal birbirine benzese de takip talebine yansıması farklıdır; dövize endeksli alacak aslında bir TL alacağıdır ve bu yazının konusu olan yabancı para alacağı rejimine girmez.

Türk hukukunda para borcunun kural olarak ülke parasıyla ödeneceği, yabancı parayla ödemenin ise ancak kararlaştırılmışsa söz konusu olacağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesinde düzenlenmiştir. Öğretide, borcun mutlaka o yabancı parayla ödenmesi gereken hâller "gerçek yabancı para borcu", borçlunun TL ile de ödeyebildiği hâller ise "gerçek olmayan yabancı para borcu" olarak adlandırılır. Bu ayrım, aşağıda anlatılacak "aynen ödeme" kaydının olup olmamasına bağlıdır. Yabancı para alacağı yalnızca sözleşmeden doğmaz: Yargıtay, zararın döviz üzerinden gerçekleştiği haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme hâllerinde de tazminatın yabancı para üzerinden belirlenebileceğini kabul etmektedir; yurt dışında yapılan bir onarım masrafı ya da döviz olarak ödenmiş bir bedelin iadesi bunun tipik örnekleridir.

İcra hukuku bakımından önemli olan nokta şudur: Alacağın kaynağı ne olursa olsun, Türkiye'de cebrî icra Türk Lirası üzerinden yürür. İcra dairesi haciz, satış ve paraların paylaştırılması aşamalarında TL ile işlem yapar. Bu nedenle kanun koyucu, dövizle ifade edilen alacağın takip talebinde TL karşılığıyla birlikte gösterilmesini şart koşmuştur. Bu şart, alacaklının dövizden vazgeçmesi anlamına gelmez; alacak tahsile kadar yabancı para alacağı olarak kalabilir. Fark, takip talebinin nasıl kurulduğunda ortaya çıkar.

Dolar veya Euro Alacağı Doğrudan Döviz Olarak İcraya Konulabilir mi? (İİK m.58/3)

Hayır; alacak yalnızca döviz olarak yazılarak takip başlatılamaz. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü bendi, takip talebinde alacağın Türk parasıyla tutarının, faizli alacaklarda faiz miktarı ile işlemeye başladığı günün ve alacak yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin gösterilmesini zorunlu kılar. Aynı Kanun'un 60. maddesi uyarınca takip talebine yazılması gereken bu kayıtların ödeme emrinde de yer alması gerekir. Dolayısıyla dolar veya euro alacağı icraya konulurken takip talebinde üç unsur bir arada bulunmalıdır: alacağın döviz cinsinden miktarı, bu miktarın belirli bir tarihteki kur üzerinden hesaplanan TL karşılığı ve alacaklının hangi tarihteki kuru esas aldığına ilişkin açık beyanı.

Yargıtay bu hükmü emredici ve kamu düzenine ilişkin sayar. Hukuk Genel Kurulu'nun 1999'dan bu yana istikrar kazanan içtihadına göre TL karşılığının gösterilmemesi, devletin egemenlik yetkisiyle ilgili bir eksiklik olduğundan takibin her aşamasında kendiliğinden gözetilir. Bölge adliye mahkemeleri arasında bu konuda ortaya çıkan görüş ayrılığı da Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2025/617 E., 2025/1082 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararıyla aynı yönde sonuca bağlanmıştır: Takip talebinde ve ödeme emrinde TL karşılığı gösterilmemişse ortada usulüne uygun bir takip yoktur ve bu takibe dayanılarak açılan itirazın iptali davası, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Aynı kararda, UYAP üzerinden açılan takiplerde TL karşılığının yazılmasına engel bir sistem hatası bulunmadığı Adalet Bakanlığı'nın cevabıyla da tespit edildiğinden, "sistem izin vermedi" savunması kabul görmemektedir.

Bu noktada uygulamada sık karıştırılan iki kavramı ayırmak gerekir. Birincisi harca esas değerdir: İcra dairesi harcı TL üzerinden hesaplayacağından, dövizli her takipte alacağın takip tarihindeki kurdan TL karşılığı harca esas değer olarak yazılır. İkincisi alacaklının seçimlik hakkını hangi kur üzerinden kullandığıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 24.03.2026 tarihli, 2025/9538 E., 2026/1836 K. sayılı kararı bu ayrımı çarpıcı biçimde ortaya koymuştur: Euro bedelli çeke dayalı takipte alacaklı harca esas değeri TL olarak göstermiş, takip talebine "fiilî ödeme tarihi" ibaresini de yazmış, ancak bu tarihteki TL karşılığının istendiğini açıkça belirtmemişti. Daire çoğunluğu, harca esas değerin TL yazılmasının alacağın TL olarak istendiği anlamına gelmediğine, talebin bu hâliyle dövizin aynen tahsili isteği olarak anlaşılacağına ve kamu düzeni gereği takibin iptali gerektiğine karar verdi. Karşı oy yazısında ise bu yaklaşımın aşırı şekilcilik olduğu, "fiilî ödeme tarihi" ibaresinin yeterli sayılması gerektiği savunuldu. Karar oy çokluğuyla verildiği için konunun bütünüyle yerleştiğini söylemek güçtür; ancak takip talebini hazırlayan alacaklı açısından ders açıktır: Dövizin fiilî ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığının istendiği, tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılmalıdır.

TBK m.99: Seçimlik Hak Kimde, Ne Zaman Alacaklıya Geçer?

Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi üç fıkradan oluşur ve her fıkra farklı bir durumu düzenler. Birinci fıkraya göre konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. İkinci fıkra, borcun yabancı parayla ödenmesinin kararlaştırıldığı hâlde sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade yoksa, borçlunun borcu ödeme günündeki rayiç üzerinden TL ile de ödeyebileceğini söyler. Üçüncü fıkra ise borcun ödeme gününde ödenmemesi hâlinde alacaklının, alacağını aynen ya da vade veya fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla isteyebileceğini düzenler.

Maddenin kurgusunda belirleyici olan an temerrüttür. Vade gelmeden ya da vade gününde ödeme yapılırken tercih borçludadır: Dilerse dövizle, dilerse o günkü kurdan TL ile öder. Borç vadesinde ödenmediği anda tercih hakkı alacaklıya geçer ve alacaklı üç seçenekten birini kullanır. Aynen ödeme kaydı varsa borçlunun ikinci fıkradaki TL ile ödeme imkânı baştan kapalıdır; ancak temerrüt hâlinde alacaklının seçimlik hakkı aynen ödeme kaydından bağımsız olarak vardır, çünkü dövizle ödenmesi gereken borcu TL olarak isteyip istememek alacaklının kendi lehine olan bir tercihtir. Yargıtay, yabancı para bedelli kambiyo senetlerinde de senette aynen ödeme şartı bulunup bulunmadığına bakılmaksızın alacaklının vade ya da fiilî ödeme günündeki kur üzerinden TL isteyebileceğini öteden beri kabul etmektedir (HGK 18.12.2002, E. 2002/12-1058, K. 2002/1064).

Bu üç seçeneğin anlamı şudur. Aynen ödeme, alacaklının borcu döviz olarak istemesidir; borçlu kendiliğinden öderse döviz olarak öder, zorla tahsilde ise icra dairesi TL üzerinden işlem yaptığından parayı ödeme günündeki kur karşılığı TL olarak alır. Vade günündeki rayiç, alacağın borcun muaccel olduğu gündeki kurdan TL'ye çevrilmesi ve o andan itibaren TL alacağı olarak izlenmesidir; vade ile tahsil arasında kur ne kadar yükselirse yükselsin alacaklı o farkı alamaz, buna karşılık TL faizinden yararlanır. Fiilî ödeme günündeki rayiç ise alacağın tahsil edildiği gündeki kurdan TL'ye çevrilmesidir; alacak son güne kadar döviz olarak kalır, kur artışı alacaklıya yansır ve alacağa döviz faizi işler.

Dikkat edilmesi gereken bir husus, "takip tarihindeki kur" kavramının TBK m.99'da sayılan seçeneklerden biri olmamasıdır. Takip tarihi kuru, İİK m.58/3'ün harca esas değerin belirlenmesi için öngördüğü teknik bir gerekliliktir. Bununla birlikte Yargıtay, alacaklının takip talebinde alacağını takip tarihindeki kurdan TL'ye çevirip ayrıca fiilî ödeme kurunu istemediği hâllerde, seçimlik hakkın takip tarihi itibarıyla TL yönünde kullanıldığını kabul eder. Yani takip tarihi kuru fiilen dördüncü bir seçenek gibi işlemekte ve alacaklıyı vade kuruna benzer sonuçlara götürmektedir: Alacak TL'ye dönüşür, sonrasında TL faizi işler.

Sözleşmedeki "Aynen Ödeme" (Efektif) Kaydı İcra Takibini Nasıl Etkiler?

Aynen ödeme kaydı, tarafların borcun mutlaka kararlaştırılan yabancı parayla ödeneceğini, TL ile ödemenin kabul edilmeyeceğini kararlaştırmasıdır. Sözleşmelerde "efektif olarak ödenir", "yalnızca USD ile ödenecektir", "Türk Lirası ile ödeme kabul edilmez" gibi ifadelerle görülür. Kanun "aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade" dediğinden kaydın belirli bir kalıpta olması gerekmez; sözleşmenin bütününden tarafların TL ile ödemeyi dışladıkları anlaşılıyorsa kayıt vardır. Buna karşılık sadece bedelin döviz olarak yazılmış olması aynen ödeme kaydı değildir; böyle bir sözleşmede borçlu, ödeme günündeki kurdan TL ödeyerek de borcundan kurtulur.

Kaydın birinci etkisi borçlu üzerindedir: Aynen ödeme kaydı varsa borçlu vadede TL ile ödeme yaparak borcunu ifa edemez; alacaklı TL'yi reddedebilir ve dövizi isteyebilir. İkinci etkisi takip talebinde görülür: Aynen ödeme kaydına dayanan alacaklı dahi İİK m.58/3 gereği alacağın TL karşılığını ve kur tarihini göstermek zorundadır, çünkü bu zorunluluk sözleşmeden değil kanundan doğar ve kamu düzenindendir. Aynen ödeme kaydı alacaklıyı bu yükümlülükten kurtarmaz; sadece alacağın dövizle ödenmesi gerektiğini ortaya koyar ve borçlunun "TL ödedim, borcum bitti" savunmasını çürütür. Üçüncü etkisi tahsilat aşamasındadır: Borçlu dosyaya kendiliğinden ödeme yaparsa ve takip aynen tahsil talebine dayanıyorsa ödeme döviz olarak yapılabilir; haciz yoluyla tahsilatta ise para TL olarak icra kasasına girer ve alacaklıya tahsil günündeki kur üzerinden ödenir.

Sözleşmede aynen ödeme kaydı yokken alacaklının takip talebinde dövizin aynen tahsilini istemesi ise, fiilî ödeme kurunun istendiğine ilişkin açık bir kayıt bulunmadığı sürece Yargıtay'ın yukarıda anılan 2026 tarihli kararı ışığında risklidir. Bu nedenle takip talebi hazırlanmadan önce sözleşme, fatura ya da senet metninin kur kaydı yönünden dikkatle incelenmesi, ardından alacaklının tercihine uygun ifadenin seçilmesi gerekir.

Takip Tarihi Kuru mu, Fiilî Ödeme Günü Kuru mu? Hangi Kur Seçilmeli?

Alacaklı açısından en kritik karar budur ve cevabı iki değişkene bağlıdır: Kur beklentisi ve faiz rejimi. Fiilî ödeme günü kuru seçildiğinde alacak tahsile kadar döviz olarak kalır; TL'nin değer kaybettiği bir ortamda alacaklı kur artışını aynen alır, üstelik bu alacağa 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesinde öngörülen döviz mevduat faizi işler. Takip tarihi (ya da vade) kuru seçildiğinde alacak o gün TL'ye dönüşür; alacaklı kur artışından yararlanamaz, ama alacağa TL yasal faizi ya da ticari işlerde avans faizi işler. Döviz mevduat faizleri yıllık olarak düşük tek haneli oranlarda seyrederken TL faizleri çok daha yüksek olduğundan, kurun yatay seyredeceği bir dönemde TL'ye çevirmek daha avantajlı görünebilir; kurun hızla yükseldiği dönemlerde ise fiilî ödeme kuru seçeneği açık ara önde gelir. Dosyanın muhtemel süresi de hesaba katılmalıdır: İtiraza uğrayıp itirazın iptali davasına dönüşen bir takip üç dört yıl sürebilir ve bu sürede kur ile faiz oranlarının seyri sonucu belirler.

Yabancı para alacağında kur seçeneklerinin karşılaştırması
Seçenek Alacağın niteliği İşleyecek faiz Kur riski kimde?
Aynen (döviz olarak) tahsil Tahsile kadar yabancı para alacağı 3095 s. K. m.4/a – devlet bankalarının bir yıl vadeli döviz mevduat faizi Borçluda; haciz yoluyla tahsilatta ödeme günü kuru uygulanır
Fiilî ödeme günündeki kur üzerinden TL Tahsile kadar yabancı para alacağı 3095 s. K. m.4/a – döviz mevduat faizi Borçluda; kur farkı icra dairesince kendiliğinden hesaplanır
Vade günündeki kur üzerinden TL Vadeden itibaren TL alacağı 3095 s. K. m.1 veya m.2 – yasal / ticari (avans) faiz Alacaklıda; vade sonrası kur artışı alınamaz
Takip tarihindeki kur üzerinden TL Takip tarihinden itibaren TL alacağı Yasal / ticari faiz Alacaklıda; takip sonrası kur artışı alınamaz

Tabloda görülen son iki seçenek arasında pratik bir fark vardır: Vade günü kurunu seçen alacaklı vade ile takip tarihi arasındaki dönem için de TL faizi isteyecektir; takip tarihi kurunu seçen alacaklı ise vade ile takip tarihi arasındaki dönemin faizini döviz üzerinden hesaplayıp takip tarihindeki kurdan TL'ye çevirir, takip tarihinden sonrası için TL faizi ister. Hukuk Genel Kurulu'nun 2002 tarihli kararı bu hesap yöntemini açıkça benimsemiştir. Hangi yöntem seçilirse seçilsin takip talebindeki ifade ile faiz talebi birbiriyle tutarlı olmalıdır; alacağı TL'ye çevirip döviz faizi istemek ya da fiilî ödeme kurunu isteyip TL faizi yazmak, borçlunun en kolay itiraz noktalarından biridir.

Seçimlik Hak Bir Kez Kullanılır: Döviz-TL Tercihinden Sonradan Dönülebilir mi?

Dönülemez. Yargıtay'ın bütün dairelerince paylaşılan görüşe göre TBK m.99/3'teki seçimlik hak yenilik doğurucu (bazı kararlarda bozucu yenilik doğurucu) bir haktır; kullanıldığı anda hukuki sonuç doğurur ve tüketilmiş olur. Alacaklı takip talebinde ya da dava dilekçesinde alacağını takip tarihindeki kurdan TL olarak istemişse, sonradan kur yükseldi diye fiilî ödeme kuruna geçemez, ıslah yoluyla talebini dövize çeviremez, bakiye alacağını döviz üzerinden isteyemez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 03.07.2023 tarihli, 2022/16503 E., 2023/10180 K. sayılı kararı bu ilkeyi yabancı para üzerinden kararlaştırılan ücret alacağında uygulamış; dava dilekçesinde TL isteyen işçinin ıslahla dolar talep edemeyeceğine hükmetmiştir. Yargıtay 11. ve 6. Hukuk Daireleri de ticari alacaklarda aynı sonuca varmış; hatta kısmi dava olarak TL üzerinden açılan bir davada ıslahla artırılan bölüm için dahi ıslah tarihindeki kurun esas alınacağını, dava tarihindeki kura geri dönülemeyeceğini kabul etmiştir.

Kuralın ters yönü de geçerlidir: Fiilî ödeme kurunu seçen alacaklı, kur beklenenin tersine düşerse takip tarihindeki kuru isteyemez. İlamlı icrada da aynı ilke işler; ilamda dövizin fiilî ödeme günündeki kurdan tahsiline hükmedilmiş olsa bile alacaklı icra takibinde alacağını takip tarihindeki kurdan TL'ye çevirerek istemişse, bundan sonra artık yabancı para faizini değil TL yasal faizini isteyebilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2018/4005 E., 2018/8878 K. sayılı kararı tam olarak bu durumu çözümlemiştir. Pratik sonuç: Takip talebi UYAP'ta onaylanmadan önce kur ve faiz tercihi müvekkille birlikte kararlaştırılmalı; sonradan "düzeltme" yoluyla değiştirilemeyeceği bilinmelidir. Usulsüz bir takip talebinin iptal edilmeden ikinci bir takip talebiyle devam ettirilmesi de mümkün değildir; Yargıtay'a göre UYAP'ta kayıtlı ilk takip talebi esastır ve sonradan sunulan talepler hüküm ifade etmez.

Yabancı Para Alacağında Takip Talebi Nasıl Doldurulur? UYAP'ta Dövizli Takip Açma

Takip talebi (Örnek 1), avukatlar için UYAP Avukat Portal üzerinden, vekilsiz alacaklılar için icra dairesinde doldurulur. Dövizli takipte TL takiplerinden farklı olarak şu adımlar izlenir.

  1. Alacağın dayanağı ve para birimi tespit edilir. Sözleşme, fatura, senet ya da ilamda borcun hangi para birimiyle belirlendiği, vade tarihi, kararlaştırılmış bir faiz ya da kur kaydı bulunup bulunmadığı belirlenir. Dövize endeksli TL alacağı ile gerçek döviz alacağı bu aşamada ayırt edilir.
  2. Aynen ödeme kaydı aranır. Sözleşmede TL ile ödemeyi dışlayan bir ifade varsa takip talebinde buna dayanılır; yoksa alacaklı TBK m.99/3'teki seçeneklerden birini bilinçli olarak seçer.
  3. Seçimlik hak kararlaştırılır. Fiilî ödeme kuru mu, takip tarihi kuru mu, vade kuru mu istenecek? Bu karar kur beklentisi, faiz rejimi, dosyanın muhtemel süresi ve borçlunun mal varlığı birlikte değerlendirilerek verilir ve geri alınamaz.
  4. Alacak kalemleri döviz olarak yazılır. Asıl alacak, vadeden takip tarihine kadar işlemiş faiz (döviz üzerinden hesaplanır), varsa protesto gideri, çek tazminatı ve komisyon kendi para birimiyle gösterilir.
  5. Harca esas değer TL olarak gösterilir. Takip tarihindeki TCMB döviz satış kuru (uygulamada çoğunlukla efektif satış kuru) üzerinden toplam alacağın TL karşılığı hesaplanır ve ilgili alana yazılır. UYAP'ta para birimi döviz seçildiğinde sistem bu alanı kendiliğinden doldurmaz; harca esas değerin ve açıklama bölümündeki kur kaydının elle girilmesi gerekir.
  6. Kur tarihi ve TL karşılığı talebi açıkça yazılır. Fiilî ödeme kuru isteniyorsa, alacağın fiilî ödeme günündeki TCMB kuru üzerinden TL karşılığının talep edildiği, yalnızca bir tarih adı yazılmakla yetinilmeden, cümle hâlinde belirtilir. Takip tarihi kuru isteniyorsa alacağın takip tarihindeki kurdan TL'ye çevrildiği ve bu tutarın istendiği yazılır.
  7. Faiz talebi seçimle uyumlu kurulur. Fiilî ödeme kuru seçilmişse takip tarihinden itibaren 3095 s. K. m.4/a uyarınca devlet bankalarının o para birimiyle açılmış bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz; TL'ye çevrilmişse yasal ya da ticari faiz talep edilir. Sözleşmede daha yüksek bir akdi faiz varsa o oran yazılır.
  8. Belgeler eklenir ve harç yatırılır. Takip dayanağı belgeler taranıp sisteme yüklenir; başvurma harcı, peşin harç, vekâlet suret harcı ve tebligat gideri harca esas TL değeri üzerinden ödenir.

Takip talebinin açıklama alanındaki kur ve faiz kaydı, ödeme emrine de aynen yansır. İcra dairesi takip talebindeki ifadeyi değiştiremez; dolayısıyla eksik ya da belirsiz yazılmış bir kayıt ödeme emrinde de aynı eksiklikle borçluya gider ve iptal sebebi olur. Yetki bakımından döviz takibi genel kurallara tabidir: Borçlunun yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri ya da geçerli bir yetki sözleşmesindeki icra dairesi yetkilidir; yabancı para olması yetkiyi değiştirmez.

Takip Talebinde TL Karşılığı Gösterilmezse Ne Olur? Süresiz Şikâyet ve Takibin İptali

İİK m.58/3'ün kamu düzenine ilişkin olmasının üç somut sonucu vardır. Birincisi, icra müdürü TL karşılığı gösterilmeyen takip talebini kabul etmemeli ve ödeme emri düzenlememelidir; buna rağmen düzenlemişse ikinci sonuç devreye girer: Borçlu, İİK m.16/2 kapsamında süreye bağlı olmaksızın icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurabilir ve takibin iptalini isteyebilir. Yedi günlük itiraz süresinin geçmiş olması, hatta takibin kesinleşip haciz yapılmış olması bu şikâyete engel değildir. Üçüncü sonuç mahkemeler açısındandır: İcra mahkemesi şikâyeti incelerken, genel mahkeme itirazın iptali davasında ve Yargıtay temyiz aşamasında bu eksikliği taraflar ileri sürmese bile kendiliğinden dikkate alır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 17.09.2025 tarihli, 2025/3594 E., 2025/5388 K. sayılı kararı bu sonuçları bir arada göstermektedir: 255.316,30 Euro alacak için açılan takipte UYAP kaydındaki takip talebinde TL karşılığı ve harca esas değer bulunmadığından, ilk derece mahkemesinin şikâyeti reddetmesi bozulmuş ve takibin iptali gerektiği belirtilmiştir. Aynı kararda usulsüz ilk takip talebi iptal edilmeden ikinci bir talep sunarak devam etmenin mümkün olmadığı da vurgulanmıştır. Alacaklı için bu, yalnızca zaman kaybı değil, yeni takipte yeni harç ve yargılama gideri demektir; dahası ilk takipten doğan haciz ve kesinleşme de ortadan kalkar.

Eksikliğin "TL karşılığı hiç yazılmamış olması" ile "TL karşılığı yazılmış ama kur tarihi belirsiz olması" arasında da fark vardır. İlk hâlde iptal neredeyse kesindir. İkinci hâlde Yargıtay'ın bir kısım kararları yalnızca "fiilî ödeme tarihi" ibaresinin yeterli olduğunu kabul ederken (12. HD 2024/7532 E., 2025/731 K.), 24.03.2026 tarihli karar daha açık bir ifade aramıştır. Borçlu vekili için bu belirsizlik bir savunma alanı, alacaklı vekili için ise ifadeyi başından itibaren kesin kurma gerekliliği anlamına gelir. Döviz takibi açarken ya da aleyhinize açılmış bir döviz takibinde bu yönleri incelemek için büromuza danışabilirsiniz.

Döviz Alacağında Faiz: 3095 Sayılı Kanun m.4/a ve En Yüksek Mevduat Faizi Nasıl Hesaplanır?

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesine göre sözleşmede daha yüksek bir akdi ya da gecikme faizi kararlaştırılmamışsa, yabancı para borcuna devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Uygulamada devlet bankası deyiminden Ziraat Bankası, Halkbank ve VakıfBank anlaşılır. "En yüksek" oran, temerrüt süresince bu bankaların o para birimi için fiilen uyguladıkları bir yıl vadeli mevduat faizlerinin en yüksekidir.

Oranın tespitinde en sık düşülen hata, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın internet sitesinde yayımlanan azami mevduat faiz oranlarının esas alınmasıdır. Bankalar uygulayabilecekleri azami oranları TCMB'ye bildirir; ancak fiilen uyguladıkları oranlar bunlardan farklı ve çoğu zaman daha düşüktür. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, faize ilişkin şikâyetlerde mahkemenin TCMB verilerine değil, ilgili devlet bankalarının genel müdürlüklerinden sorularak öğrenilecek fiilen uygulanan oranlara göre hesap yapması gerektiğine karar vermektedir (12. HD 2020/9077 E., 2021/139 K.; 2018/7929 E., 2019/11232 K.). İcra dosyasında kapak hesabı yapılırken de aynı yöntem izlenmeli, oranlar yazıyla bankalardan istenmelidir. Dönem dönem değişen bu oranlar yıllık olarak düşük tek haneli düzeylerde kalır; dolayısıyla döviz faizi, kur korumasının yanında ikincil bir kazanımdır.

Faiz rejimi alacaklının kur tercihiyle birlikte belirlenir. Fiilî ödeme kurunu seçen alacaklı, vade tarihinden tahsil tarihine kadar bütün dönem için döviz faizi isteyebilir. Alacağını takip tarihinde TL'ye çeviren alacaklı ise vade ile takip tarihi arasındaki işlemiş faizi döviz üzerinden hesaplayıp takip tarihindeki kurdan TL'ye çevirir; takip tarihinden sonrası için ise yalnızca TL yasal faizi (ticari işlerde avans faizi) isteyebilir. Yargıtay'ın yerleşik görüşüne göre alacak TL'ye çevrildikten sonra m.4/a faizi uygulanamaz, çünkü ortada artık yabancı para borcu yoktur. İşlemiş faizin de TL'ye çevrilerek talep edildiği hâllerde Yargıtay aynı sonuca varmıştır. Mürekkep faiz yasağı dövizli alacaklarda da geçerlidir; işlemiş faize yeniden faiz yürütülemez. Takip talebinde belirli bir oran yazılmışsa alacaklı o oranla bağlıdır: Örneğin yüzde 10 yazıp devlet bankası faizinin daha yüksek çıkması hâlinde fazlası istenemez, oranın daha düşük çıkması hâlinde ise fiilen uygulanan oran esas alınır.

Dolar ve Euro Çek, Senet (Bono) Takibi: Örnek 10 Ödeme Emri ve Kur Kaydı

Türk Ticaret Kanunu, kambiyo senetlerinin yabancı para üzerinden düzenlenmesine izin verir; dolar ya da euro bedelli çek ve bonolar ticari hayatta yaygındır. Böyle bir senedin alacaklısı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapabilir ve borçluya Örnek 10 ödeme emri gönderilir. Bu yolun avantajları bilinmektedir: Ödeme ve itiraz süresi beş gündür, itiraz icra mahkemesine yapılır ve takibi kendiliğinden durdurmaz, borca itiraz ancak belgeyle ispat edilebilir. Yabancı para olması bu avantajları değiştirmez; ancak İİK m.58/3'teki yükümlülük kambiyo takibinde de aynen geçerlidir. Takip talebinde senet bedelinin TL karşılığı, kur tarihi ve faiz gösterilmeli; bunlar Örnek 10 ödeme emrine de yansımalıdır. Yargıtay'ın yukarıda anılan 24.03.2026 tarihli kararı tam da euro bedelli bir çek takibinde verilmiştir.

Kambiyo takibinde istenebilecek fer'i kalemler de döviz üzerinden hesaplanır: Vadeden itibaren işleyen temerrüt faizi, varsa protesto ve ihbar giderleri, senet bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ve çeke dayalı takipte çek bedelinin yüzde onu oranındaki çek tazminatı. Bunların her biri yabancı para olarak gösterilip toplamın TL karşılığı harca esas değer olarak yazılır. Bono ve çeklerde kambiyo vasfını etkileyen bir kural da hatırlatılmalıdır: Senetteki bedelin para birimi açık ve tek olmalıdır; rakamla ve yazıyla farklı para birimleri yazılmış bir senet uyuşmazlık doğurur. Dövizli çeklerde kural olarak 19.04.2022 öncesinde düzenlenmiş olanlar dövizle ödeme yasağının dışında tutulmuştur; sonraki tarihli çekler için 32 sayılı Karar'a ilişkin kısımdaki açıklamalar geçerlidir.

Dövizli senede dayanan takipte borçlunun itiraz noktaları da farklılaşır: Beş gün içinde icra mahkemesine yapılacak itirazda imzaya ve borca itirazın yanı sıra kur tarihinin gösterilmemiş olması, faiz oranının 3095 s. K. m.4/a'yı aşması, TL'ye çevrilmiş alacağa döviz faizi yürütülmesi ya da harca esas değerin eksik yazılması şikâyet konusu yapılabilir. TL karşılığının hiç yazılmamış olması ise beş günlük süreye tabi olmayan bir şikâyet sebebidir.

İlamlı İcrada Yabancı Para: Mahkeme Kararı Döviz Üzerindeyse İcra Emri Nasıl Düzenlenir?

Mahkeme, alacağın döviz olarak tahsiline karar vermişse ilamın hüküm fıkrası genellikle iki biçimden birini taşır: Ya belirli bir döviz tutarının fiilî ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığının tahsiline, ya da belirli bir tarihteki (dava ya da vade tarihi) kur üzerinden hesaplanmış TL tutarının tahsiline hükmedilir. Birinci hâlde alacaklı icra emrinde fiilî ödeme kurunu ve 3095 s. K. m.4/a faizini isteyebilir; ikinci hâlde alacak zaten TL'ye dönüşmüş olduğundan yasal faiz işler. İlamlı takipte de İİK m.58/3 geçerlidir: Takip talebinde ve icra emrinde döviz alacağının TL karşılığı ve kur tarihi gösterilmelidir. Yargıtay, ilamda fiilî ödeme kuruna hükmedilmiş olmasına rağmen alacaklının takip talebinde alacağı takip tarihindeki kurdan TL'ye çevirerek istemesi hâlinde seçimlik hakkın TL yönünde kullanılmış sayılacağını ve takip sonrası için artık döviz faizi istenemeyeceğini kabul etmektedir.

Yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi yoluyla Türkiye'de icraya konulan döviz alacaklarında faizin hangi tarihten işleyeceği de uyuşmazlık konusu olmaktadır; Yargıtay, tenfiz kararında faize ilişkin hüküm yoksa faizin tenfiz kararı tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini kabul etmiştir. İlamlı icrada borçlunun başvuru yolu icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyettir; ilama aykırı kur ya da faiz hesabı, hükmedilmeyen bir kalemin istenmesi ya da TL karşılığının gösterilmemesi bu yolla ileri sürülür. Son hâl kamu düzenine ilişkin olduğundan yine süreye bağlı değildir.

Harç ve Masraflar 2026: Harca Esas Değer, Peşin Harç, Tahsil Harcı ve Vekâlet Ücreti Hangi Kurdan Hesaplanır?

İcra harçları 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre TL üzerinden alınır; dövizli takipte bu nedenle her harcın matrahı için bir kur tarihi belirlenmesi gerekir. Takip açılırken alınan harçlar, takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan harca esas değer üzerinden ödenir: 2026 yılında icraya başvurma harcı 732 TL'dir; ilamsız ve kambiyo takiplerinde ayrıca alacağın binde beşi oranında peşin harç alınır, ilamlı takipte peşin harç yoktur. Vekille açılan takiplerde vekâlet suret harcı ve baro pulu, her borçlu için tebligat gideri de başlangıçta yatırılır. Peşin harç, takip sonunda doğacak tahsil harcına mahsup edilir.

Dövizli icra takibinde harç kalemleri ve matrah kuru (2026)
Harç / masraf Oran veya tutar (2026) Kim öder? Matrahın hesaplandığı kur
İcraya başvurma harcı 732 TL (maktu) Alacaklı (sonradan borçluya yüklenir) Kur gerekmez
Peşin harç (ilamsız ve kambiyo takibi) Alacağın binde 5'i Alacaklı (tahsil harcına mahsup edilir) Takip tarihindeki kur – harca esas değer
Tahsil harcı – hacizden önce ödeme %4,55 Borçlu (tahsilattan kesilir) Fiilî ödeme günündeki kur (fiilî ödeme kuru seçilmişse)
Tahsil harcı – hacizden sonra, satıştan önce %9,10 Borçlu Fiilî ödeme günündeki kur
Tahsil harcı – satış yoluyla tahsil %11,38 Borçlu Fiilî ödeme günündeki kur
Cezaevi yapı harcı Tahsil edilen paranın %2'si Borçlu Tahsil günündeki kur
İcra vekâlet ücreti AAÜT'ye göre nispi Borçlu Tahsil tarihindeki kur üzerinden matrah

Tahsil harcı, icranın yerine getirilmesiyle doğduğundan matrahı ödeme anında belirlenir. Alacaklı fiilî ödeme kurunu seçmişse tahsil harcının matrahı, alacağın ödeme günündeki kur karşılığı üzerinden hesaplanır; başlangıçta yatırılan peşin harç ile aradaki fark, tahsilat sırasında tamamlanır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, icra vekâlet ücretinin matrahının da aynı şekilde tahsil tarihindeki kur üzerinden belirlenmesi gerektiğini kabul etmektedir. Alacağın takip tarihinde TL'ye çevrildiği takiplerde ise bütün harç ve ücret kalemleri o günkü TL tutar üzerinden sabitlenir. Haricen tahsil, feragat ya da taksitle ödeme hâllerinde de tahsil harcı oranları ve matrah kuru aynı ilkelere göre belirlenir; bu nedenle dövizli dosyalarda ödeme yapmadan önce icra dairesinden kur ve faiz hesabını içeren güncel kapak hesabı istenmesi hem alacaklı hem borçlu için gereklidir.

Ödeme Emrine İtiraz: Borçlu Kura, Faize ve Para Birimine Nasıl İtiraz Eder?

Genel haciz yoluyla takipte (Örnek 7) borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz eder; kambiyo takibinde (Örnek 10) itiraz beş gün içinde icra mahkemesine yapılır. Dövizli takipte borçlunun elindeki savunma araçları şu başlıklarda toplanır. Borca itiraz, alacağın hiç doğmadığı, ödendiği ya da miktarının yanlış olduğu yönündeki itirazdır ve döviz alacaklarında TL takiplerinden farklı değildir. Para birimine itiraz, taraflar arasındaki ilişkinin aslında TL üzerinden kurulduğu, dövizle endeksli bir borcun gerçek yabancı para borcu gibi takibe konulduğu ya da dövizle sözleşme yasağına aykırılık bulunduğu iddiasıdır. Kur tarihine itiraz, alacaklının harca esas değeri yanlış kurdan hesapladığı ya da seçtiği kur tarihinin gerçek rayice uymadığı savunmasıdır. Faize itiraz ise TL'ye çevrilmiş alacağa döviz faizi yürütülmesi, m.4/a oranının üzerinde oran istenmesi, faiz başlangıcının yanlış gösterilmesi ya da işlemiş faizin hatalı hesaplanmasına yöneliktir.

Bu itirazların bir kısmı itiraz, bir kısmı şikâyet niteliğindedir ve ayrımı önemlidir. Borcun varlığına, miktarına ve para birimine yönelik savunmalar itirazdır; süresinde yapılmazsa takip kesinleşir. Takip talebinin ve ödeme emrinin kanuna uygun düzenlenmemiş olması, TL karşılığının ve kur tarihinin gösterilmemesi ise şikâyet konusudur; kamu düzenine ilişkin olduğundan süreye bağlı değildir. Faiz oranına yönelik başvurular ise duruma göre itiraz ya da şikâyet olabilir; yedi günlük süre içinde ve aynı dilekçede ileri sürülmesi en güvenli yoldur. Kısmi itiraz da mümkündür: Borçlu asıl alacağı kabul edip yalnızca kur farkına ya da faiz kalemine itiraz edebilir; bu hâlde takip kabul edilen kısım için kesinleşir, itiraz edilen kısım için durur. Kısmi itirazda itiraz edilen tutarın açıkça gösterilmesi gerekir; aksi hâlde itiraz yapılmamış sayılır.

İtirazın İptali ve Kaldırılması: İcra İnkâr Tazminatı Hangi Kurdan Hesaplanır?

Borçlunun itirazı üzerine duran takibe devam edebilmek için alacaklının önünde iki yol vardır. İİK m.67'ye göre genel mahkemede bir yıl içinde açılacak itirazın iptali davası, alacağın her türlü delille ispat edilebildiği tam bir yargılamadır; döviz alacağında mahkeme alacağın varlığını, para birimini, kur tarihini ve faizi birlikte inceler. İİK m.68 ve devamına göre icra mahkemesinde altı ay içinde istenecek itirazın kaldırılması ise yalnızca imzası ikrar edilmiş senet, noter belgesi ya da resmî belge gibi dar bir belge kümesine dayanır; dövizli alacakta belgeye bağlı olmayan kur ve faiz uyuşmazlıkları bu yolda çözümlenemeyebilir. Her iki yolda da ilk inceleme konusu, takibin İİK m.58/3'e uygun açılıp açılmadığıdır; TL karşılığı gösterilmemiş takibe dayanan dava, yukarıda anlatıldığı gibi usulden reddedilir.

İcra inkâr tazminatı, itirazın haksızlığı anlaşıldığında asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere borçlu aleyhine hükmedilen tazminattır ve alacağın likit (belirli ya da belirlenebilir) olmasını gerektirir. Dövizli alacaklarda tutar sözleşme ya da senetle belirlenmiş olduğundan likitlik şartı çoğu zaman sağlanır; kur değişkenliği tek başına alacağı belirsiz kılmaz. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında tazminatın döviz olarak değil, asıl alacağın takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan TL karşılığının yüzde yirmisi olarak hükmedilmesi gerektiği kabul edilmektedir; tazminat alacağın fer'isi değil kanundan doğan bağımsız bir TL alacağıdır. Aynı ilke kötü niyet tazminatında da geçerlidir. Alacaklı itirazın iptali davasını kazandığında takip kaldığı yerden devam eder; alacaklının takip talebinde kullandığı kur ve faiz tercihi dava aşamasında da bağlayıcıdır, mahkeme alacaklının seçmediği bir kuru uygulayamaz.

Haciz, Tahsilat ve Kapak Hesabı: Para Döviz Olarak mı TL Olarak mı Ödenir, Kur Farkı Nasıl Alınır?

Takip kesinleştikten sonra haciz, satış ve paraların paylaştırılması TL üzerinden yürür. Borçlunun banka hesaplarına haciz konulduğunda, hesapta döviz bulunsa bile banka haciz müzekkeresindeki TL tutarı bloke eder ve icra dosyasına TL gönderir; taşınır ve taşınmaz satışları TL üzerinden yapılır. Borçlunun döviz hesabından yapılan ödemelerde bankanın uyguladığı kur ile icra dairesinin kapak hesabında esas aldığı kur arasındaki fark uygulamada uyuşmazlık doğurmaktadır; bu nedenle haciz müzekkeresinde dosya borcunun döviz tutarının ve fiilî ödeme kuru kaydının belirtilmesi, ödeme günü hesabının buna göre yapılmasını kolaylaştırır. Satış isteme süreleri, kıymet takdirine itiraz ve ihale kuralları döviz takibinde de aynen uygulanır; alacağın para birimi hacizden itibaren bir yıl içinde satış istenmemesi hâlinde haczin düşmesi sonucunu değiştirmez.

Kur farkının tahsili, takip talebindeki kayda bağlıdır. Fiilî ödeme kuru istenmişse icra dairesi her ödeme gününde dosya borcunu o günkü TCMB kuru üzerinden hesaplar; ayrı bir dava açılmasına gerek yoktur. Kısmi ödemelerde, ödenen tutar o günkü kurdan dövize çevrilerek borçtan düşülür ve bakiye yine döviz olarak izlenir. Ödemelerin mahsup sırası TBK m.100'e göre önce masraflar, sonra faiz, en son anapara şeklindedir; dövizli dosyalarda bu sıra, kalan anaparanın döviz olarak büyüklüğünü ve dolayısıyla sonraki kur artışının etkisini belirlediğinden hesabın her ödemede yeniden yapılması gerekir. Buna karşılık alacağı takip tarihinde TL'ye çevirmiş alacaklı için kur farkı diye bir kalem yoktur; dosya borcu TL anapara ve TL faizden ibarettir ve sonradan kur farkı için ayrı bir dava da açılamaz, çünkü seçimlik hak TL yönünde tüketilmiştir.

Alacaklıya ödeme icra dairesinin TL hesabından yapılır. Takip aynen tahsil talebine dayanıyorsa ve borçlu kendi isteğiyle döviz olarak ödeme yapıyorsa dairenin bu ödemeyi kabul edip alacaklıya döviz olarak aktarması mümkündür; ancak cebrî tahsilatta döviz ödemesi beklenmemelidir. Borçlu ödeme yapmadan önce, alacaklı ise paranın ödenmesini istemeden önce icra dairesinden kur, faiz ve harç kalemlerini ayrı ayrı gösteren güncel kapak hesabı almalıdır. Hesaba karşı yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yolu açıktır; faiz oranı yönünden devlet bankalarından sorulacak fiilî oranlara göre bilirkişi incelemesi yaptırılır.

Özel Durumlar: Dövizle Sözleşme Yasağı, Yabancı Alacaklının Teminatı, Konkordato ve İflas

Dövizle sözleşme yasağı (32 sayılı Karar) döviz takibini engeller mi?

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın 4/g maddesi ve buna ilişkin 2008-32/34 sayılı Tebliğ'in 8. maddesi, Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında yaptıkları bazı sözleşmelerde bedelin döviz cinsinden ya da dövize endeksli olarak belirlenmesini yasaklar. Gayrimenkul satış ve kira sözleşmeleri, iş ve hizmet sözleşmelerinin önemli bir bölümü ile taşıt satış ve kiralama sözleşmeleri bu kapsamdadır; istisnalar Tebliğ'de ayrıntılı olarak sayılmıştır. Taşıt dışındaki menkul satış sözleşmelerinde ise 6 Mart 2025 tarihli Tebliğ değişikliğiyle döviz cinsinden bedel belirlenmesi yeniden serbest bırakılmıştır. Yasağın yaptırımı kambiyo mevzuatına göre idari para cezasıdır; sözleşmenin ya da takibin kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte borçlu, yasak kapsamındaki bir sözleşmeye dayanan döviz takibinde bedelin TL'ye çevrilmesi gerektiğini ileri sürebilir; Yargıtay'ın bu savunmayı kamu düzeni çerçevesinde değerlendirdiği kararları bulunmaktadır. Yurt dışında yerleşik taraflarla yapılan sözleşmeler ve ihracat ilişkileri yasağın dışındadır.

Yabancı uyruklu alacaklı Türkiye'de döviz takibi başlatabilir mi?

Evet. Yabancı gerçek ve tüzel kişiler Türkiye'de icra takibi başlatabilir; ancak 5718 sayılı MÖHUK m.48 uyarınca yabancı alacaklıdan, takip giderlerini ve karşı tarafın muhtemel zararını karşılamak üzere mahkeme ya da icra dairesince belirlenecek bir teminat istenebilir. Türkiye'nin taraf olduğu adlî yardımlaşma sözleşmeleri ya da karşılıklılık ilkesi gereği birçok ülke vatandaşı bu teminattan muaftır; Lahey Hukuk Usulüne Dair Sözleşme'ye taraf ülkeler bunun başında gelir. Teminatın türü ve miktarı dosyadan dosyaya değişir; ihtiyati haciz istenen döviz takiplerinde ise mahkeme ayrıca ihtiyati haciz teminatı belirler ve bu teminat alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanır.

Borçlu konkordato veya iflas aşamasındaysa döviz alacağı hangi kurdan hesaplanır?

Konkordato mühleti içinde borçluya karşı döviz alacağı için de takip yapılamaz ve başlamış takipler durur (İİK m.294). Konkordato hükümlerinde yabancı para alacağının hangi tarihteki kurdan TL'ye çevrileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından bu konu uzun süre tartışmalı kalmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19.11.2025 tarihli, 2025/6-372 E., 2025/725 K. sayılı kararıyla döviz alacağının, İİK m.299'da öngörülen on beş günlük alacak bildirim süresinin son günündeki TCMB döviz satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu tarihten sonraki kur artışı konkordato tasdik ve oylama hesaplarında dikkate alınmaz. İflasta ise yabancı para alacağı iflasın açıldığı tarihteki kur üzerinden TL'ye çevrilerek masaya kaydedilir ve bu tarihten sonra faiz işlemez. Alacaklı açısından bu düzenlemeler, borçlunun mali durumunun bozulduğunu gösteren işaretler ortaya çıktığında döviz takibini ve ihtiyati haczi geciktirmemenin önemini ortaya koyar.

Döviz Takibinde En Sık Yapılan Hatalar

Alacaklı tarafında en ağır sonuç doğuran hata, takip talebinde alacağın yalnızca döviz olarak gösterilip TL karşılığının ve kur tarihinin yazılmamasıdır; bu hata takibin iptaline ve açılmış itirazın iptali davasının usulden reddine yol açar. İkinci sıradaki hata, kur tercihinin bilinçsizce yapılmasıdır: UYAP'ta para birimi döviz seçilip açıklama kısmına kur kaydı yazılmayan ya da yalnızca bir tarih adı yazılan takip talebi, alacaklının niyetinden bağımsız olarak "aynen tahsil" ya da "takip tarihi kuru" olarak yorumlanabilir ve sonradan düzeltilemez. Üçüncü hata faiz tutarsızlığıdır: Alacağı TL'ye çevirip döviz faizi istemek ya da fiilî ödeme kuru seçip yasal faiz yazmak. Dördüncü hata, vade ile takip tarihi arasındaki işlemiş faizin TL yasal faiziyle hesaplanmasıdır; bu dönem için faiz döviz üzerinden m.4/a oranıyla hesaplanmalıdır. Beşinci hata faiz oranının TCMB'nin azami oran tablolarından alınmasıdır; esas olan devlet bankalarının fiilen uyguladığı oranlardır.

Borçlu tarafında ise en yaygın hata, ödeme emrindeki kur ve faiz kalemlerini incelemeden yalnızca borcun aslına itiraz etmek ya da hiç itiraz etmemektir. TL karşılığının yokluğu süresiz şikâyete tabi olsa da kur tarihi, faiz oranı ve para birimine ilişkin savunmalar yedi (kambiyo takibinde beş) günlük sürede ileri sürülmezse kaybedilir. Ödeme yapmadan önce güncel kapak hesabı alınmaması, döviz hesabından yapılan ödemede bankanın kuru ile icra dairesinin kuru arasındaki farkın gözden kaçırılması ve dövizle sözleşme yasağına ilişkin savunmanın hiç gündeme getirilmemesi de borçlu açısından sık görülen eksikliklerdir.

Sık Sorulan Sorular ve Sonuç

Dolar alacağımı dolar olarak icraya koyabilir miyim?

Cevap: Alacak dolar olarak yazılır; ancak yanında takip tarihindeki kurdan TL karşılığı ve hangi tarihteki kurun istendiği de gösterilmek zorundadır. Yalnızca dolar yazılan takip talebi kamu düzenine aykırıdır ve iptal edilir.

Kur yükselirse farkı alabilir miyim?

Cevap: Takip talebinde alacağın fiilî ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığının istendiği açıkça yazılmışsa evet; icra dairesi her ödemede o günkü kuru uygular, ayrı dava gerekmez. Takip tarihindeki kurdan TL'ye çevirerek takip açtıysanız kur farkı isteyemezsiniz.

Döviz alacağına hangi faiz işler?

Cevap: Alacak döviz olarak kaldığı sürece devlet bankalarının o para birimiyle açılmış bir yıl vadeli mevduata fiilen uyguladığı en yüksek faiz (3095 s. K. m.4/a); alacak TL'ye çevrildiği andan itibaren ise yasal faiz ya da ticari işlerde avans faizi işler. Sözleşmede daha yüksek bir akdi faiz varsa o uygulanır.

TL mi döviz mi diye seçtikten sonra fikrimi değiştirebilir miyim?

Cevap: Hayır. TBK m.99/3'teki seçimlik hak yenilik doğurucu bir haktır; takip talebi ya da dava dilekçesiyle kullanıldığı anda tükenir, ıslahla ya da yeni bir taleple değiştirilemez.

Sözleşmede "aynen ödeme" kaydı varsa ne değişir?

Cevap: Borçlu vadede TL ile ödeyerek borçtan kurtulamaz; borç döviz olarak ödenmelidir. Alacaklı yine de takip talebinde TL karşılığını ve kur tarihini göstermek zorundadır; haciz yoluyla tahsilat her hâlükârda TL üzerinden yapılır.

Harç ve avukatlık ücreti hangi kurdan hesaplanır?

Cevap: Başvurma ve peşin harç takip tarihindeki kurdan hesaplanan harca esas değer üzerinden; tahsil harcı ve icra vekâlet ücreti ise, fiilî ödeme kuru seçilmişse, ödeme günündeki kur üzerinden hesaplanır. 2026'da başvurma harcı 732 TL, peşin harç binde 5, tahsil harcı aşamasına göre yüzde 4,55 ile 11,38 arasındadır.

Aleyhime dövizli icra takibi açıldı, ne yapmalıyım?

Cevap: Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün (kambiyo takibinde beş gün) içinde borca, para birimine, kur tarihine ve faize ilişkin itirazlarınızı tek dilekçede ileri sürün. Takip talebinde ve ödeme emrinde TL karşılığı gösterilmemişse süreye bağlı olmaksızın icra mahkemesine şikâyet yoluyla takibin iptalini isteyebilirsiniz. Ödeme yapacaksanız önce güncel kapak hesabı alın.

Euro bedelli senet veya çek için kambiyo takibi yapılabilir mi?

Cevap: Evet; Örnek 10 ödeme emriyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu kullanılabilir. Senet bedeli, işlemiş faiz, komisyon ve çek tazminatı euro olarak gösterilir; toplamın TL karşılığı ve kur tarihi takip talebine yazılır. Yargıtay'ın 2026 tarihli kararı tam da bu tür bir takipte kur kaydının açık yazılmamasını iptal sebebi saymıştır.

Yurt dışında yaşıyorum veya yabancı uyrukluyum, Türkiye'de döviz takibi açabilir miyim?

Cevap: Açabilirsiniz; vekâletname verdiğiniz bir avukat aracılığıyla takip Türkiye'deki yetkili icra dairesinde yürütülür. Yabancı uyruklu alacaklıdan MÖHUK m.48 gereği teminat istenebilir; karşılıklılık ya da uluslararası sözleşme varsa muafiyet uygulanır.