Boşanma kararı verildikten sonra sorular peş peşe gelir: Davayı hangi mahkemeye açacağım, dilekçede ne yazmalı, 2026'da ne kadar harç ve avukatlık ücreti ödenir, dava kaç ay sürer, e-Devlet'ten başvuru yapılabilir mi? Bu yazıda boşanma davasının açılışından kararın kesinleşmesine kadar bütün aşamaları, güncel harç ve ücret rakamlarıyla, kanun maddelerine ve Yargıtay uygulamasına dayanarak anlatıyoruz. Çekişmeli boşanma davasını ayrıntılı, anlaşmalı boşanmayı ise temel çizgileriyle ele aldık.
Kısa cevap: Boşanma davası, evlilik birliğinin sarsılması ya da kanundaki özel sebeplerden birine dayanan bir dava dilekçesinin aile mahkemesine verilmesi ve harç ile gider avansının yatırılmasıyla açılır (TMK m.166, HMK m.119-120). Yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son altı aydır birlikte oturulan yerdeki aile mahkemesidir (TMK m.168). 2026'da başvurma harcı 732 TL, maktu karar ve ilam harcı 732 TL'dir; iki taraflı dosyada gider avansıyla birlikte açılış maliyeti yaklaşık 4.650 TL'dir. Avukatlık ücreti 2026 AAÜT'ye göre aile mahkemesi işlerinde en az 45.000 TL (KDV dâhil 49.500 TL); İstanbul Barosu'nun tavsiye tarifesi anlaşmalı boşanmada 108.750 TL, çekişmeli boşanmada 188.500 TL'dir. Anlaşmalı boşanma çoğu zaman tek celsede biter; çekişmeli boşanma davaları ise Adalet Bakanlığı verilerine göre 2025'te ilk derecede ortalama 163 gün sürmüş olmakla birlikte tanık ve rapor gerektiren dosyalarda bir yılı aşabilir.
İçindekiler
- Boşanma Davası Nedir? Çekişmeli ve Anlaşmalı Boşanma Ayrımı
- Boşanma Davası Nasıl Açılır? Adım Adım Süreç
- Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır? (Hangi Adliye?)
- Boşanma Davası Dilekçesinde Neler Olmalı?
- E-Devlet ve UYAP Üzerinden Boşanma Davası Açma
- Boşanma Davası Ücreti 2026: Harç ve Masraflar
- Boşanma Davası Avukat Ücretleri 2026
- Boşanma Davası Ne Kadar Sürer, Kaç Celsede Biter?
- Çekişmeli Boşanma Davası: Sebepler, Kusur ve Aşamalar
- Anlaşmalı Boşanma Davası: Şartlar ve Protokol
- Boşanma Kararından Sonra Neler Olur?
- Boşanma Davasında Sık Yapılan Hatalar
- Sık Sorulan Sorular
- Sonuç
Boşanma Davası Nedir? Çekişmeli ve Anlaşmalı Boşanma Ayrımı
Boşanma davası, geçerli bir evliliğin hâkim kararıyla sona erdirilmesi için aile mahkemesinde açılan davadır. Türk hukukunda boşanma ancak mahkeme kararıyla gerçekleşir; eşlerin ayrı yaşaması, noterde anlaşması ya da aralarında bir sözleşme imzalaması tek başına evliliği bitirmez. Boşanma sebepleri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 161 ile 166. maddelerinde sınırlı olarak sayılmıştır ve dava bu sebeplerden birine dayanmak zorundadır.
Uygulamada boşanma davaları iki ana gruba ayrılır. Eşler boşanmanın kendisi ve nafaka, tazminat, velayet, ziynet ve eşya gibi bütün sonuçları üzerinde anlaşmışsa ve evlilik en az bir yıl sürmüşse anlaşmalı boşanma davası açılır (TMK m.166/3). Bu konulardan yalnızca birinde bile uyuşmazlık varsa ya da eşlerden biri boşanmayı istemiyorsa dava çekişmeli boşanma davası olarak görülür. Bu ayrım dilekçenin içeriğinden duruşma sayısına ve avukatlık ücretine kadar her şeyi etkiler; bu yüzden dava açmadan önce verilmesi gereken ilk karar budur.
İki yol arasında geçiş mümkündür: Çekişmeli başlayan bir dava, taraflar yargılama sırasında anlaşıp bir protokol sunarsa anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir. Tersine, anlaşmalı boşanma duruşmasında eşlerden biri protokolden dönerse dava çekişmeli olarak devam eder ve davacının iddialarını ispatlaması gerekir.
Boşanma Davası Nasıl Açılır? Adım Adım Süreç
Boşanma davası açmak teknik olarak dört işlemden oluşur: dava dilekçesinin hazırlanması, dilekçenin yetkili aile mahkemesine verilmesi, harç ile gider avansının yatırılması ve dosyanın esas numarası alması. Bu işlemler aynı gün tamamlanır; davanın açıldığı tarih, dilekçenin mahkemeye verildiği ve harcın yatırıldığı tarihtir (HMK m.118). Yargıtay da boşanma davasının harcın ödendiği tarihte açılmış sayılacağını ve boşanma hakkının ancak dava yoluyla kullanılıp kesinleşen bir yargı kararıyla sonuç doğuracağını kabul eder (Yargıtay HGK, 1992/2-156 E., 1992/266 K., 22.04.1992). Ancak sürecin sağlıklı yürümesi için dilekçeden önce yapılması gereken hazırlıklar vardır.
Dava Türünün ve Boşanma Sebebinin Belirlenmesi
Önce anlaşmalı mı çekişmeli mi ilerleneceğine karar verilir. Çekişmeli davada ayrıca hangi boşanma sebebine dayanılacağı belirlenmelidir. Uygulamada davaların büyük çoğunluğu evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına (TMK m.166/1) dayanır; zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış gibi özel sebeplere dayanılacaksa bu sebeplerin kendine özgü süre ve ispat kuralları gözetilmelidir. Genel sebep ile özel sebeplere birlikte dayanmak mümkündür; bu durumda mahkeme her sebebi ayrı ayrı değerlendirir.
Delillerin Toplanması ve Tanıkların Belirlenmesi
Çekişmeli boşanmada iddia eden ispat etmek zorundadır. Mesaj ve e-posta kayıtları, fotoğraflar, darp ve sağlık raporları, banka ve kart ekstreleri, 6284 sayılı Kanun kapsamında alınmış tedbir kararları, kolluk tutanakları ve tanık anlatımları başlıca delillerdir. Eşin telefonuna izinsiz girmek, gizlice ses ya da görüntü kaydı almak gibi yollarla elde edilen deliller hukuka aykırı delil sayılır; bunlar yalnızca hükme esas alınmamakla kalmaz, ayrıca ceza sorumluluğu da doğurabilir. Nitekim Yargıtay, davacının sunduğu gizli ses kayıtlarının hukuka aykırı biçimde elde edildiği için değerlendirme dışı bırakılmasını yerinde bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2023/8281 E., 2024/4459 K., 10.06.2024). Dilekçede tanık deliline dayanılması yeterlidir; tanık isim ve adresleri mahkemenin vereceği süre içinde bildirilebilir.
Dilekçenin Hazırlanması ve Mahkemeye Verilmesi
Dava dilekçesi HMK m.119'daki zorunlu unsurları taşıyacak şekilde hazırlanır; içeriği aşağıda ayrı başlıkta anlatıyoruz. Dilekçe üç yoldan biriyle verilir: adliyedeki hukuk ön bürosuna (tevzi bürosu) elden, UYAP Vatandaş Portalı üzerinden elektronik imzayla ya da avukat aracılığıyla UYAP Avukat Portalı'ndan. Ön büro dilekçeyi kaydeder, harç ve avansı hesaplar, dosyayı o adliyedeki aile mahkemelerinden birine dağıtır ve esas numarasını verir.
Harç ve Gider Avansının Yatırılması
Başvurma harcı, maktu karar ve ilam harcı ile gider avansı dava açılırken peşin ödenir (HMK m.120). Gider avansı dava şartıdır; eksik yatırılırsa mahkeme tamamlanması için iki haftalık kesin süre verir ve bu sürede tamamlanmazsa dava usulden reddedilir (HMK m.114-115). Harç eksikse dilekçe işleme konulmaz. 2026 rakamlarını ücret başlığında ayrıca verdik.
Tensip, Tebligat ve Dilekçeler Aşaması
Dosya mahkemeye ulaştığında hâkim bir tensip zaptı düzenler; bu zapta cevap süreleri, delil bildirme ve avans ihtarları ile ön inceleme duruşmasının tarihi yazılır. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilir; davalı iki hafta içinde cevap dilekçesi verebilir ve bu sürede cevap hazırlamak zorsa bir defaya mahsus en çok bir ay ek süre isteyebilir (HMK m.127). Ardından davacı cevaba cevap, davalı ikinci cevap dilekçesi verir; her biri için süre yine iki haftadır (HMK m.136). Davalı da boşanmak istiyorsa cevap dilekçesiyle birlikte karşı dava açabilir; karşı davada da ayrıca harç ve avans yatırılır.
Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır? (Hangi Adliye?)
Görevli Mahkeme: Aile Mahkemesi
Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemeleri her il merkezinde ve merkez nüfusu yüz binin üzerindeki ilçelerde kurulur; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar (4787 sayılı Kanun m.2). Dilekçe doğrudan bir hâkime değil, adliyedeki ön büroya verilir ve dosya tevzi sistemiyle aile mahkemelerinden birine düşer.
Yetkili Mahkeme: Hangi Şehir?
Kanun boşanma davasında davacıya seçimlik yetki tanır. TMK m.168'e göre yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Buna göre davacı, kendi yerleşim yerinde, eşinin yerleşim yerinde ya da son altı aydır birlikte oturulan yerde davayı açabilir. Bu yetki kesin yetki değildir; yanlış yerde açılan dava kendiliğinden düşmez, ancak davalı cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunursa mahkeme yetkisizlik kararı verir ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir (HMK m.19). Cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen yetki itirazı sonradan dinlenmez.
Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir (TMK m.19). Adres kayıt sistemindeki kayıt güçlü bir karine olmakla birlikte tek başına belirleyici değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşinden ayrıldıktan sonra ailesinin yaşadığı Malatya'ya giden ve adresini oraya taşıyan erkeğin orada açtığı davada, yalnızca adres kaydının taşınmasının yetmeyeceğini, ancak kişinin o yerde doktora yapması ve ailesinin orada yaşaması gibi bağlar birlikte değerlendirildiğinde Malatya'nın yerleşim yeri sayılacağını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2-2488 E., 2018/1854 K., 06.12.2018). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de başka kalacak yeri olmayan kadının baba evine dönmesini hayatın olağan akışına uygun bulmuş ve baba evinin bulunduğu yeri kadının yerleşim yeri olarak kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/9751 E., 2018/1095 K., 25.01.2018).
İstanbul'da Boşanma Davası Hangi Adliyede Açılır?
İstanbul tek bir yargı çevresi değildir; il, ilçelere göre birden fazla adliyeye bölünmüştür ve her adliyenin kendi aile mahkemeleri vardır. Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Ümraniye, Sancaktepe, Çekmeköy ve Sultanbeyli gibi Anadolu Yakası ilçelerinde oturan eşlerin davası Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi aile mahkemelerinde görülür. Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Şişli, Beyoğlu, Sarıyer, Kağıthane, Fatih ve Eyüpsultan gibi ilçeler İstanbul (Çağlayan) Adliyesi'ne; Bakırköy, Bahçelievler, Güngören ve Zeytinburnu Bakırköy Adliyesi'ne; Küçükçekmece, Avcılar, Başakşehir ve Esenyurt Küçükçekmece Adliyesi'ne bağlıdır. Gaziosmanpaşa, Büyükçekmece, Silivri, Beykoz ve Şile gibi ilçelerin de kendi adliyeleri bulunur. Kadıköy'de yaşayan bir eş ile Bakırköy'de yaşayan diğer eş arasındaki davada davacı, TMK m.168 uyarınca bu adliyelerden dilediğinde dava açabilir; son altı aydır birlikte oturulan konut üçüncü bir ilçedeyse o yer de yetkilidir. Hangi adliyenin yetkili olduğu dilekçeden önce netleştirilmelidir; aksi hâlde yetki itirazıyla aylar kaybedilebilir.
Boşanma Davasından Önce Arabuluculuk Zorunlu mu?
Hayır. Boşanma, nafaka ve velayet gibi aile hukuku uyuşmazlıklarında dava şartı olarak arabuluculuk öngörülmemiştir; dilekçe doğrudan aile mahkemesine verilir. 6325 sayılı Kanun, aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olmadığını açıkça belirtir (m.1/2). Aile arabuluculuğuna ilişkin çalışmalar zaman zaman gündeme gelse de 2026 itibarıyla boşanma davalarında zorunlu arabuluculuk uygulaması yoktur.
Yurt Dışında Yaşayanlar Türkiye'de Boşanma Davası Açabilir mi?
Evet. Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davalar, yabancı ülke mahkemesinde açılmamış ya da açılamıyorsa Türkiye'de yer itibarıyla yetkili mahkemede; böyle bir mahkeme yoksa ilgilinin Türkiye'de oturduğu yerde, Türkiye'de oturmuyorsa son yerleşim yerinde, o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür (5718 sayılı MÖHUK m.41). Yurt dışındaki eş, konsoloslukta düzenleyeceği boşanma yetkili vekâletnameyle davayı Türkiye'deki avukatına yürütebilir; anlaşmalı boşanmada hâkimin tarafları bizzat dinlemesi gerektiğinden duruşmaya katılım ayrıca planlanmalıdır.
Boşanma Davası Dilekçesinde Neler Olmalı?
Boşanma dilekçesi davanın sınırlarını çizen belgedir. Mahkeme, dilekçede dayanılmayan bir olaya dayanarak eşi kusurlu sayamaz; tanıklar duruşmada başka olaylar anlatsa bile dilekçede yer almayan vakıalar hükme esas alınmaz. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması da bu yöndedir: Usulüne uygun biçimde bildirilen vakıalar davanın sınırını çizer ve mahkeme yalnızca bu vakıalar hakkında inceleme yapabilir; dilekçede dayanılmayan ve delil olarak gösterilmeyen bir ceza dosyasının sonradan getirtilip eşe kusur olarak yüklenmesi bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/9931 E., 2018/820 K., 22.01.2018). Aynı disiplin deliller için de geçerlidir: Dava dilekçesinde hiç delil bildirmeyip tanıklarını sonradan sunan davacının tanık beyanlarına dayanılarak boşanmaya karar verilemeyeceği ve davanın reddi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2018/2396 E., 2019/1081 K., 14.02.2019). Bu nedenle dilekçe bir form gibi değil, davanın bütün stratejisini taşıyan bir metin olarak hazırlanmalıdır.
Talep Sonucunda Unutulmaması Gerekenler
Hâkim kural olarak taleple bağlıdır; dilekçede istenmeyen bir kalem sonradan ancak ıslahla ya da ayrı bir davayla istenebilir. Yargıtay, dava dilekçesinde yalnızca boşanma ve velayet isteyip maddi ve manevi tazminatı sonradan verdiği sıradan bir dilekçeyle talep eden davacının bu talepleri hakkında, dilekçe ıslah niteliği taşımadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/10292 E., 2023/891 K., 08.03.2023). İlk derecede ileri sürülmeyen bir talebin istinaf aşamasında ilk kez ileri sürülmesi de mümkün değildir (HMK m.357/1; Yargıtay 2. HD, 2023/2831 E., 2023/5936 K., 05.12.2023). Bu nedenle boşanma talebinin yanında şu kalemler ayrı ayrı yazılmalıdır: ortak çocukların velayeti ve kişisel ilişki düzeni, çocuklar için tedbir ve iştirak nafakası, eş için tedbir ve yoksulluk nafakası (TMK m.175), kusura dayalı maddi ve manevi tazminat (TMK m.174), ziynet eşyası ve çeyiz talepleri, yargılama gideri ve vekâlet ücreti. Velayet ve çocuğa ilişkin konularda hâkim kendiliğinden karar verse de talebin açıkça yazılması dosyanın yönünü belirler.
Mal paylaşımı boşanma davasının konusu değildir. Boşanma kararıyla eşler arasındaki mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225); edinilmiş mallara katılma alacağı, katkı payı ve değer artış payı gibi talepler ayrı bir mal rejiminin tasfiyesi davasında ve ayrı harçla görülür. Boşanma dilekçesine yazılan "mallarımızın paylaşılması" ifadesi paylaşımı sağlamaz.
Tedbir Talepleri İlk Gün İstenmelidir
Dava açıldığında evlilik hemen bitmez; dava süresince hâkim eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemleri alır (TMK m.169). Tedbir nafakası için davanın açılmış olması yeterlidir; kusur şartı aranmaz ve nafaka kural olarak dava tarihinden itibaren işler. Dilekçede ayrıca aile konutunda dava boyunca kimin oturacağı, çocukların kimde kalacağı ve diğer ebeveynle görüşme düzeni, mal kaçırma şüphesi varsa tapu, araç ve banka kayıtları üzerine ihtiyati tedbir istenebilir. Şiddet söz konusuysa 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler boşanma davası beklenmeden ayrıca talep edilmelidir.
Dilekçe örneği neden vermiyoruz? İnternetteki hazır dilekçe şablonları çoğu zaman somut olaya uymayan, taleplerin eksik yazıldığı ya da hak düşürücü süreleri gözetmeyen metinlerdir ve bu eksikler davanın sonunda telafisi güç kayıplara yol açar. Dosyanıza özgü dilekçenin hazırlanması için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
E-Devlet ve UYAP Üzerinden Boşanma Davası Açma
Boşanma davası elektronik ortamda UYAP Vatandaş Portalı üzerinden açılabilir; ancak bunun için e-Devlet şifresi yeterli değildir. Portala e-Devlet ile giriş yapılarak dosya sorgulanabilir, duruşma günü ve dosyaya giren evrak görülebilir; dava açmak ve dilekçe sunmak için ise elektronik imza ya da mobil imza gerekir. Dilekçe UDF biçiminde hazırlanıp yüklenir, ekler UDF, PDF ya da görüntü dosyası olarak eklenir ve harçlar portal üzerinden çevrim içi ödenir. Avukatla açılan davalarda bu işlemler UYAP Avukat Portalı üzerinden yapılır; vekâletname veren müvekkilin adliyeye gitmesine gerek kalmaz. Elektronik başvurunun yanlış mahkemeye ya da eksik harçla yapılması fiziki başvuruyla aynı sonuçları doğurur; usul açısından bir ayrıcalık sağlamaz.
Boşanma Davası Ücreti 2026: Harç ve Masraflar
Boşanma davası açarken devlete ödenen üç kalem vardır: başvurma harcı, maktu karar ve ilam harcı ve gider avansı. Boşanma, konusu parayla ölçülemeyen bir dava olduğundan maktu harca tabidir; dilekçede nafaka ve tazminat istenmesi harcı nispi hâle getirmez, bunlar boşanmanın fer'i sayıldığından ayrıca harç ödenmez. Mal rejiminin tasfiyesi davası ise ayrı bir dava olduğundan dava değeri üzerinden nispi harca tabidir.
2026 yılı maktu harçları 31.12.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 98) ile %18,95 artırılmıştır. Buna göre aile mahkemelerinde başvurma harcı 732,00 TL, maktu karar ve ilam harcı 732,00 TL'dir. Gider avansı ise 28.10.2025 tarihli Gider Avansı Tarifesi'ne göre taraf sayısının beş katı tebligat ücreti ile diğer işler için 530 TL'nin toplamıdır; PTT'nin 2026 normal tebligat ücreti 265 TL olduğundan iki taraflı bir boşanma dosyasında avans 2 × 5 × 265 + 530 = 3.180 TL olarak hesaplanır. PTT tarifesi yıl içinde güncellendiğinde bu tutar değişir. Buna göre 2026'da avukatsız açılan bir boşanma davasının açılış maliyeti yaklaşık 4.650 TL'dir. Tanık ve bilirkişi giderleri için mahkeme yargılama sırasında ayrıca delil avansı isteyebilir; kullanılmayan avans dava sonunda davacıya iade edilir. Avukatla açılan davada noterden alınacak boşanma yetkili vekâletname masrafı da eklenir.
| Kalem | 2026 tutarı | Dayanak / açıklama |
|---|---|---|
| Başvurma harcı (aile mahkemesi) | 732,00 TL | Harçlar Kanunu Genel Tebliği Seri No: 98; maktu, peşin |
| Maktu karar ve ilam harcı | 732,00 TL | Boşanma maktu harca tabidir; nafaka ve tazminat talebi harcı artırmaz |
| Gider avansı (iki taraflı dosya) | yaklaşık 3.180 TL | 2 taraf × 5 tebligat × 265 TL + 530 TL; PTT tarifesiyle değişir |
| Dava açılış toplamı (avukatsız) | yaklaşık 4.650 TL | Delil avansı ve noter masrafı hariç |
| AAÜT asgari avukatlık ücreti | 45.000 TL (KDV dâhil 49.500 TL) | 2025-2026 AAÜT, aile mahkemesi işleri; yasal alt sınır |
| İstanbul Barosu tavsiye – anlaşmalı boşanma | 108.750 TL + KDV | 2026 tavsiye niteliğinde en az ücret çizelgesi; bağlayıcı değil |
| İstanbul Barosu tavsiye – çekişmeli boşanma | 188.500 TL + KDV | Tazminat istemli davada bu tutardan az olmamak üzere dava değerinin %16'sı |
| Karşı taraf vekâlet ücreti | 45.000 TL | Davayı kaybeden tarafa AAÜT üzerinden yükletilir |
Harç ve Avans Yatırılmazsa Ne Olur?
Gider avansının yatırılması dava şartıdır. Avans dava sırasında yetersiz kalırsa mahkeme tamamlanması için iki haftalık kesin süre verir; bu sürede tamamlanmazsa dava usulden reddedilir (HMK m.115, 120). Aynı disiplin kanun yolunda da geçerlidir: İstinaf harcı ve avansı mahkemenin muhtırasına rağmen süresinde yatırılmazsa istinaf başvurusu yapılmamış sayılır. Karşı davada harç ve avans yatırılmazsa karşı dava açılmamış sayılır ve dosya yalnızca asıl dava üzerinden sonuçlanır. Mahkemeden gelen her süre ihtarının takvime işlenmesi bu yüzden önemlidir.
Harç ve Masrafları Karşılayamayanlar İçin Adli Yardım
Yargılama giderlerini karşılayacak gücü olmayan davacı, dava dilekçesiyle birlikte ya da ayrı bir dilekçeyle adli yardım isteyebilir (HMK m.334 vd.). Talebe gelir ve mal varlığı durumunu gösteren belgeler eklenir; talep kabul edilirse harç ve giderler dava sırasında alınmaz. Avukat ücretini karşılayamayanlar ise İstanbul Barosu Adli Yardım Bürosu'na başvurarak ücretsiz avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Boşanma davasının sonunda yargılama giderleri ve vekâlet ücreti kural olarak kusurlu ve haksız çıkan tarafa yükletilir; bu nedenle davayı açan tarafın yatırdığı harç ve avans, dava kazanıldığında karşı taraftan geri alınır.
Boşanma Davası Avukat Ücretleri 2026
Boşanma davasında avukat tutmak zorunlu değildir; dava bizzat açılıp yürütülebilir. Ancak avukatlık ücreti, avukatla müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılmakla birlikte Türkiye Barolar Birliği'nin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin altında olamaz. Kasım 2025'te Resmî Gazete'de yayımlanan 2025-2026 AAÜT'ye göre aile mahkemelerinde görülen dava ve işler için maktu ücret 45.000 TL'dir; aile mahkemesi işlerinde avukatlık hizmeti %10 KDV'ye tabi olduğundan KDV dâhil taban 49.500 TL'ye karşılık gelir. Bu rakam yasal alt sınırdır, piyasa ücreti değildir.
Barolar ayrıca kendi bölgeleri için tavsiye niteliğinde ücret çizelgeleri yayımlar. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu'nun 08.12.2025 tarihli kararıyla kabul edilen 2026 Yılı Tavsiye Niteliğinde En Az Ücret Çizelgesi'nde anlaşmalı boşanma davası için 108.750 TL, çekişmeli boşanma davası için 188.500 TL öngörülmüş; maddi ve manevi tazminat istemli çekişmeli boşanmada ise 188.500 TL'den az olmamak üzere dava değerinin %16'sı önerilmiştir. Bu çizelge bağlayıcı değildir; avukat bu tutarların altında ücret kararlaştırabilir, ancak AAÜT'deki 45.000 TL'nin altına inemez.
Avukatlık ücretini belirleyen başlıca etkenler dosyanın anlaşmalı ya da çekişmeli olması, ortak çocuk bulunup bulunmaması, velayet ve nafaka uyuşmazlığının boyutu, tazminat ve ziynet taleplerinin varlığı, tanık sayısı, mal rejimi tasfiyesinin aynı avukatça yürütülüp yürütülmeyeceği ve dosyanın hangi adliyede görüleceğidir. Ücretin yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesiyle belirlenmesi, kapsamın (istinaf ve temyiz aşamalarının dâhil olup olmadığı, mal rejimi davasının ayrı ücretlendirilip ücretlendirilmeyeceği) baştan netleştirilmesi her iki taraf için de güvence sağlar.
Bir de karşı taraf vekâlet ücreti vardır: Dava sonunda mahkeme, kaybeden tarafı AAÜT üzerinden hesaplanan vekâlet ücretini kazanan tarafın avukatına ödemeye mahkûm eder. 2026'da boşanma davasında bu tutar 45.000 TL'dir. Bu ücret müvekkilin kendi avukatına ödediği ücretten ayrıdır ve avukatla müvekkil arasındaki sözleşmeyi etkilemez. Davanın kısmen kabulü hâlinde ücret talebin kabul ve ret oranına göre paylaştırılır.
Boşanma Davası Ne Kadar Sürer, Kaç Celsede Biter?
Sürenin cevabı davanın türüne bağlıdır. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre boşanma davalarının ilk derece mahkemelerindeki ortalama görülme süresi 2020'de 199 gün iken 2025'te 163 güne inmiştir; 2025'te ilk derece mahkemelerine 309.479 boşanma davası gelmiş ve mahkemeler yıl içinde açılandan daha fazla dosyayı karara bağlamıştır. Bu ortalama, birkaç haftada biten anlaşmalı davaları da içerdiğinden çekişmeli bir dosyanın gerçek süresini göstermez.
Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanma davası, dilekçe ve protokol eksiksizse tek celsede sonuçlanır. Duruşma günü mahkemenin iş yüküne göre birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişir; İstanbul'un yoğun adliyelerinde bu süre genellikle bir ayı bulmaz. Duruşmada hâkim tarafları dinleyip protokolü uygun bulursa boşanmaya karar verir. Gerekçeli kararın yazılıp tebliğinden sonra iki haftalık istinaf süresi işler; taraflar istinaftan feragat ederse karar daha erken kesinleşir. Böylece anlaşmalı boşanmanın tamamı, kesinleşme dâhil, çoğu zaman bir ila iki ay içinde tamamlanır.
Çekişmeli Boşanma Kaç Celse Sürer?
Çekişmeli boşanma davası dilekçeler aşaması, ön inceleme duruşması, tahkikat duruşmaları, sözlü yargılama ve karar aşamalarından geçer. Uygulamada bu dosyalar çoğunlukla üç ile altı celse arasında sonuçlanır; tanık sayısı, tanıkların başka şehirde olması ve talimatla dinlenmesi, kurumlardan istenen kayıtların gelme süresi, sosyal inceleme raporu ve bilirkişi incelemesi süreyi belirleyen başlıca etkenlerdir. İstanbul adliyelerinde ilk derece yargılaması genellikle bir ila bir buçuk yıl sürmekte; karara istinaf yoluna gidilirse bölge adliye mahkemesi aşaması, Adalet İstatistikleri 2025'e göre hukuk dosyalarında ortalama 300 günü aşan bir süre eklemektedir. Temyiz yolu açık dosyalarda Yargıtay aşaması da bunun üzerine gelir.
16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun'la HMK m.147'ye eklenen fıkra, yazılı yargılama usulünde iki duruşma arasındaki sürenin üç aydan uzun olamayacağını hükme bağlamıştır; bilirkişi incelemesinin uzaması ya da talimat yoluyla işlem yapılması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini göstererek daha uzun süre verebilir. Bu düzenlemenin, duruşmaların altı yedi ay sonraya verilmesi alışkanlığını değiştirerek çekişmeli boşanma davalarının süresini kısaltması beklenmektedir.
Süreyi Uzatan ve Kısaltan Etkenler
Dilekçede olayların ve delillerin eksiksiz yazılması, tanıkların ilk celsede hazır edilmesi, ek süre taleplerinden kaçınılması ve kurum yazılarının takip edilmesi dosyayı hızlandırır. Buna karşılık yetki itirazı, taraflardan birinin adresinin bilinmemesi ve ilanen tebligat zorunluluğu, yurt dışı tebligat, karşı dava, çok sayıda tanık ve bilirkişi raporuna itirazlar süreyi uzatır. İki taraf da duruşmaya gelmezse dosya işlemden kaldırılır; üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır (HMK m.150).
Çekişmeli Boşanma Davası: Sebepler, Kusur ve Aşamalar
Çekişmeli boşanma davasında eşin rızası gerekmez; ancak kanundaki boşanma sebeplerinden birinin varlığını davacı ispat etmelidir. Evlilik süresi bakımından bir alt sınır yoktur; evliliğin ilk aylarında da çekişmeli dava açılabilir. Boşanma sebepleri TMK m.161-166'da sayılmıştır ve her birinin kendine özgü şartları vardır.
| Boşanma sebebi | Kanun maddesi | Temel şart ve süre |
|---|---|---|
| Zina | TMK m.161 | Öğrenmeden itibaren 6 ay, her hâlde eylemden itibaren 5 yıl; affeden eşin dava hakkı yoktur |
| Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış | TMK m.162 | Öğrenmeden itibaren 6 ay, her hâlde 5 yıl; af dava hakkını düşürür |
| Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme | TMK m.163 | Küçük düşürücü suç ya da haysiyetsiz yaşam; ortak hayat çekilmez hâle gelmişse, süre şartı yok |
| Terk | TMK m.164 | Ayrılık en az 6 ay sürmeli; hâkim veya noter ihtarından sonra 2 ay içinde dönülmemiş olmalı |
| Akıl hastalığı | TMK m.165 | Resmî sağlık kurulu raporuyla iyileşme olanağı bulunmadığı tespit edilmeli; ortak hayat çekilmez olmalı |
| Evlilik birliğinin temelinden sarsılması | TMK m.166/1-2 | Ortak hayatın sürdürülmesi beklenemez hâle gelmeli; davacı daha ağır kusurluysa davalı itiraz edebilir |
| Anlaşmalı boşanma | TMK m.166/3 | Evlilik en az 1 yıl sürmeli; hâkim tarafları bizzat dinlemeli ve protokolü uygun bulmalı |
| Ortak hayatın yeniden kurulamaması (fiilî ayrılık) | TMK m.166/4 | Reddedilen boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl geçmesine rağmen ortak hayat kurulamamış olmalı |
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması ve Kusur
Uygulamada "şiddetli geçimsizlik" olarak bilinen bu sebep, boşanma davalarının büyük çoğunluğunun dayanağıdır. Hakaret, fiziksel ya da psikolojik şiddet, güven sarsıcı davranış, ekonomik baskı, ilgisizlik, aile büyüklerinin müdahalesine sessiz kalma, birlik görevlerini ihmal gibi çok sayıda olgu bu başlık altında ileri sürülür. Mahkeme yalnızca boşanmaya karar vermekle kalmaz, hangi eşin ne ölçüde kusurlu olduğunu da belirler; kusur tespiti nafaka ve tazminatın temelidir. Yoksulluk nafakası için talep eden eşin boşanmada daha ağır kusurlu olmaması (TMK m.175), maddi ve manevi tazminat için ise talep edenin kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerekir (TMK m.174). Nafaka ve tazminat miktarı tarafların ekonomik ve sosyal durumuna ve paranın alım gücüne göre belirlenir; Yargıtay bu ölçütlere göre düşük kalan nafaka ve tazminat hükümlerini bozmaktadır (Yargıtay 2. HD, 2023/8281 E., 2024/4459 K., 10.06.2024). Davacının kusuru daha ağırsa davalı boşanmaya itiraz edebilir; ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin sürdürülmesinde davalı ile çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa yine boşanmaya karar verilir (TMK m.166/2). Kusur değerlendirmesinde af da önemlidir: Affedilen olaya dayanılarak boşanma istenemez; ancak Yargıtay, daha önce açılan anlaşmalı boşanma davasından feragat edilmesinin eşin önceki eylemlerinin affedildiği anlamına gelmediğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/4216 E., 2024/5654 K., 11.09.2024).
Boşanma davasının reddedilmesi de yolun sonu değildir. Ret kararının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçtiği hâlde ortak hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir (TMK m.166/4). Bu süre önceden üç yıldı; Anayasa Mahkemesi'nin 22.02.2024 tarihli iptal kararının (2023/116 E., 2024/56 K.) ardından 14.11.2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun'la bir yıla indirilmiştir.
Çekişmeli Boşanma Davasının Aşamaları
- Dilekçeler aşaması: Dava dilekçesi, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri; her biri için iki haftalık süre (HMK m.127, 136).
- Ön inceleme: Hâkim dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık noktalarını belirler, tarafları sulhe teşvik eder ve delillerin toplanması için gerekli kararları alır. Ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemez (HMK m.137).
- Tahkikat: Tanıklar dinlenir, kurumlardan kayıtlar getirtilir, gerekirse sosyal inceleme raporu ve bilirkişi raporu alınır. Duruşmalar arası süre kural olarak üç ayı geçemez (HMK m.147/3).
- Sözlü yargılama ve karar: Hâkim tarafların son beyanlarını alır ve kararını duruşmada açıklar; gerekçeli karar tefhimden itibaren bir ay içinde yazılır (HMK m.294/4).
- Kanun yolu: Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf (HMK m.345); bölge adliye mahkemesi kararına karşı koşulları varsa iki hafta içinde temyiz.
İddianın Genişletilmesi Yasağı ve Islah
Dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra taraflar, karşı tarafın açık rızası olmadıkça iddia ve savunmalarını genişletemez; yeni olay ekleyemez (HMK m.141). Bunun tek istisnası ıslahtır; ıslah aynı davada bir kez ve tahkikat sona erene kadar yapılabilir (HMK m.176-177). Dava açıldıktan sonra meydana gelen olaylar ise bu davada boşanma sebebi olarak kullanılamaz; ancak gerekirse yeni bir davaya konu edilebilir. Dilekçenin eksiksiz hazırlanmasının önemi buradan kaynaklanır.
Karşı Dava
Davalı eş de boşanmak istiyorsa cevap dilekçesiyle birlikte karşı dava açabilir. Karşı davada davalı kendi boşanma sebeplerini ve taleplerini ileri sürer; mahkeme her iki davayı birlikte görür ve kusur durumunu bütün olaylar üzerinden belirler. Karşı dava için ayrıca harç ve gider avansı yatırılır; yatırılmazsa karşı dava açılmamış sayılır. Burada sık yapılan bir hata vardır: Davalının cevap dilekçesinde "dava reddedilsin, boşanmaya karar verilirse lehime nafaka ve tazminata hükmedilsin" biçiminde yazdığı talepler karşı dava sayılmaz; Yargıtay, böyle bir dilekçenin harçlandırılmış olmasının bile onu karşı dava hâline getirmediğini ve ortada usulüne uygun açılmış bir karşı dava bulunmadığını kabul etmektedir (Yargıtay 2. HD, 2021/9840 E., 2022/346 K., 20.01.2022; 2. HD, 2024/75 E., 2024/8429 K., 07.11.2024). Davalının kendi lehine nafaka ve tazminat isteyebilmesi için bağımsız bir karşı dava dilekçesi vermesi gerekir. Yalnızca davayı reddettirmek isteyen davalının karşı dava açması gerekmez; kendi taleplerini (nafaka, tazminat, velayet) mahkemeden istemek isteyen davalı için ise karşı dava zorunludur.
Anlaşmalı Boşanma Davası: Şartlar ve Protokol
Anlaşmalı boşanma TMK m.166/3'te düzenlenmiştir ve dört şartın birlikte gerçekleşmesini gerektirir: evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı; eşler mahkemeye birlikte başvurmalı ya da biri diğerinin açtığı davayı kabul etmeli; hâkim tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli; boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenleme hâkim tarafından uygun bulunmalıdır. Bir yılı dolmamış evliliklerde anlaşmalı boşanma mümkün değildir; eşler anlaşmış olsa bile dava çekişmeli usulde açılır ve davacı boşanma sebebini ispat eder.
Davanın belkemiği anlaşmalı boşanma protokolüdür. Protokolde ortak çocukların velayeti ve kişisel ilişki düzeni, iştirak nafakası ve artış oranı, yoksulluk nafakası ya da bundan feragat, maddi ve manevi tazminat, ziynet ve ev eşyası, dilenirse mal rejiminden doğan alacaklar ve kadının evlilik soyadını kullanmaya devam edip etmeyeceği düzenlenir. Hâkim protokolü denetler; çocukların ya da eşlerden birinin aleyhine gördüğü noktalarda değişiklik önerebilir ve taraflar kabul ederse boşanmaya karar verir. Protokol hükümlerinin yalnızca onaylanması yetmez, kararın hüküm fıkrasına da geçirilmesi gerekir; Yargıtay, kadının evlilik soyadını kullanmaya devam etmesine ilişkin protokol maddesi hüküm fıkrasına yazılmadığı için kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2014/15186 E., 2014/26043 K., 18.12.2014). Mal rejimine ilişkin düzenlemeler ise hiçbir tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta yazılmalıdır. Mal rejiminden doğan talepler boşanmanın fer'i sayılmadığından, protokoldeki malî hükümler kural olarak yalnızca TMK m.174-175 kapsamındaki nafaka ve tazminatı kapsar; katılma alacağı ve değer artış payından vazgeçildiğinin kabulü için bunların protokolde tek tek ve ismen sayılarak açıkça belirtilmesi gerekir (Yargıtay 8. HD, 2013/827 E., 2013/12674 K., 19.09.2013). Buna karşılık protokolde "mal rejimi tasfiyesi, katkı payı, değer artış payı ve sair adlar altında talepte bulunulmayacağı" açıkça yazılmışsa sonradan açılan tasfiye davası reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2023/6750 E., 2024/1933 K., 20.03.2024). Bu nedenle "mal talebimiz yoktur" gibi genel cümleler yıllar sonra yeni bir davaya kapı açabilir.
Anlaşmalı boşanmada her iki eş duruşmaya bizzat katılır ve protokolü kabul ettiğini beyan eder; avukatın katılımı tarafların bizzat dinlenmesi şartını ortadan kaldırmaz. Aynı avukat her iki eşi birlikte temsil edemez; protokol ve dilekçe genellikle bir avukat tarafından hazırlanır, ancak avukat yalnızca eşlerden birinin vekili olur, diğer eş davaya bizzat ya da ayrı bir avukatla katılır. Anlaşmalı boşanma iradesinden karar kesinleşinceye kadar dönülebilir; eşlerden biri duruşmada ya da kanun yolu aşamasında protokolden dönerse dava çekişmeli boşanma usulüne göre sürdürülür ve taraflara delil gösterme imkânı tanınır (Yargıtay 2. HD, 2020/2554 E., 2020/3915 K., 17.09.2020). Bunun tersi de mümkündür: Çekişmeli yürüyen bir davada taraflar temyiz aşamasında dahi anlaşmalı boşanma protokolü sunarsa Yargıtay, tarafların duruşmaya çağrılıp bizzat dinlenmesi ve protokol doğrultusunda karar verilmesi için hükmü bozmaktadır (Yargıtay 2. HD, 2023/8732 E., 2024/2568 K., 18.04.2024). Bir de uyarı: Anlaşmalı boşanma kararı alındıktan sonra kararın yıllarca tebliğe çıkarılmaması ve eşlerin birlikte yaşamaya devam etmesi, boşanma iradesinin samimi olmadığını gösterir; Yargıtay, on yıl sonra tebliğe çıkarılan kararı dürüstlük kuralına aykırı bularak davanın reddi gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/6270 E., 2023/4616 K., 10.10.2023). Anlaşmalı boşanmanın bütün ayrıntılarını, protokol içeriğini ve sık karşılaşılan sorunları ayrı bir yazıda ele alacağız.
Boşanma Kararından Sonra Neler Olur?
Boşanma kararı verildiği gün değil, kesinleştiği gün sonuç doğurur. Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulmazsa ya da taraflar istinaftan feragat ederse karar kesinleşir ve nüfus kaydına işlenir. İstinafa gidilmişse bölge adliye mahkemesinin kararı, temyiz yolu kapalıysa kesinleşir; temyiz yolu açıksa Yargıtay incelemesi sonrasında kesinleşme gerçekleşir. Boşanmanın fer'ileri olan nafaka ve tazminat hükümleri, boşanma hükmü kesinleşmeden icraya konulamaz; tedbir nafakası ise karar kesinleşmeden de icra takibine konu edilebilir.
- Soyadı: Boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır; evlilik soyadını kullanmakta menfaati olduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlarsa hâkim bu soyadını taşımasına izin verebilir (TMK m.173).
- Bekleme süresi: Kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmeden yeniden evlenemez; doğum süreyi bitirir, gebe olmadığının anlaşılması ya da aynı eşle yeniden evlenme isteği hâlinde mahkeme süreyi kaldırır (TMK m.132).
- Nafaka ve tazminat: Ödenmeyen nafaka ve tazminat ilamlı icra yoluyla takip edilir; nafaka borcunun ödenmemesi İcra ve İflas Kanunu m.344 uyarınca tazyik hapsine de yol açabilir.
- Boşanma davasında istenmeyen talepler: Boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla da istenebilir (TMK m.178).
- Mal paylaşımı: Mal rejiminin tasfiyesi için ayrı dava açılır; bu alacaklar boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir.
Boşanma Davasında Sık Yapılan Hatalar
- Yetkisiz mahkemede dava açmak: Davalının yetki itirazı dosyanın başka adliyeye gönderilmesine ve aylarca gecikmeye yol açar.
- Olayları dilekçeye yazmamak: Dilekçede dayanılmayan olay, tanıklar anlatsa bile kusur belirlemesinde kullanılmaz.
- Talepleri eksik bırakmak: Nafaka, tazminat ya da ziynet istenmezse sonradan ıslah ya da ayrı dava gerekir.
- Hak düşürücü süreleri kaçırmak: Zina ve hayata kast gibi özel sebeplerde altı aylık ve beş yıllık süreler geçtikten sonra o sebebe dayanılamaz.
- Harç ve avans ihtarını ciddiye almamak: Kesin süre geçerse dava, karşı dava ya da istinaf başvurusu sonuçsuz kalır.
- Hukuka aykırı delil toplamak: Eşin telefonuna izinsiz girmek ya da gizli kayıt almak delili kullanılamaz hâle getirir ve ceza sorumluluğu doğurabilir.
- Muğlak protokol imzalamak: Anlaşmalı boşanmada genel ifadeler, özellikle mal rejimi bakımından ileride yeni uyuşmazlıklara yol açar.
- Dava sürerken yeni kusur üretmek: Dava açıldıktan sonra yaşanan olaylar bu davada boşanma sebebi olmaz, ancak karşı tarafın yeni bir davasına dayanak olabilir.
- Duruşmaları takip etmemek: İki taraf da gelmezse dosya işlemden kaldırılır; üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır.
Sık Sorulan Sorular
Boşanma davası açmak için önce nereye gidilir?
Cevap: Hazırlanan dava dilekçesi, yetkili adliyedeki hukuk ön bürosuna (tevzi bürosu) verilir; harç ve gider avansı aynı yerde yatırılır. Avukatla ya da e-imzayla UYAP üzerinden de başvuru yapılabilir.
Eşimin haberi olmadan boşanma davası açabilir miyim?
Cevap: Dava eşin rızası ya da bilgisi olmadan açılabilir; ancak dava dilekçesi eşe tebliğ edileceğinden dava gizli kalmaz. Adresi bilinmeyen eşe tebligat için adres araştırması yapılır, sonuç alınamazsa ilanen tebligat yoluna gidilir.
Avukatsız boşanma davası açılabilir mi?
Cevap: Evet, avukat tutmak zorunlu değildir. Ancak çekişmeli davada dilekçenin içeriği, süreler ve delil kuralları davanın sonucunu belirlediğinden, özellikle çocuk, mal varlığı ya da şiddet unsuru bulunan dosyalarda bir avukatla çalışmak hak kaybını önler. Masrafları karşılayamayanlar baro adli yardım bürosuna başvurabilir.
Boşanma davasını önce açan taraf avantajlı mı?
Cevap: Kusur, nafaka ve tazminat bakımından önce dava açmanın kanuni bir üstünlüğü yoktur; mahkeme kusuru delillere göre belirler. Önce açan taraf yalnızca yetkili mahkemeler arasında seçim yapar ve tedbir taleplerini ilk gün mahkemenin önüne getirir.
Boşanma davası açtıktan sonra evden ayrılmak terk sayılır mı?
Cevap: Hayır. Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerin ayrı yaşama hakkı vardır (TMK m.197); dava sürerken ortak konuttan ayrılmak terk sebebi oluşturmaz. Terk, haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmeyen eşe karşı ve yalnızca ihtar prosedürü tamamlandıktan sonra ileri sürülebilir.
Boşanma davasında taraflar duruşmaya katılmak zorunda mı?
Cevap: Anlaşmalı boşanmada hâkimin iki eşi de bizzat dinlemesi kanuni şart olduğundan katılım zorunludur. Çekişmeli boşanmada ise avukatla temsil edilen taraf, mahkemece bizzat dinlenmesine karar verilmedikçe duruşmalara katılmak zorunda değildir.
Mal paylaşımı boşanma davasında istenebilir mi?
Cevap: Hayır. Mal rejiminin tasfiyesi ayrı bir davadır ve ayrı harca tabidir. Boşanma davasıyla birlikte açılabilir, ancak mahkeme çoğunlukla boşanma davasının kesinleşmesini bekler. Anlaşmalı boşanmada taraflar mal paylaşımını protokolle açık biçimde düzenleyebilir.
Boşanma davasından vazgeçersem yeniden dava açabilir miyim?
Cevap: Davadan feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur; aynı olaylara dayanarak yeniden dava açılamaz, yeni bir boşanma sebebi gerekir (HMK m.307, 311). Buna karşılık davalının açık rızasıyla davanın geri alınması hâlinde dava hiç açılmamış sayılır ve aynı sebeplerle yeniden dava açılabilir (HMK m.123).
Boşanma davası reddedilirse ne olur?
Cevap: Ret kararı kesinleşince aynı olaylara dayanarak yeniden dava açılamaz. Ancak kesinleşmeden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden biri TMK m.166/4'e dayanarak boşanma davası açabilir; bu davada kusur araştırması yapılmaz.
Sonuç
Boşanma davası, dilekçeyi doğru mahkemeye verip harcı yatırmaktan ibaret gibi görünse de davanın kaderi büyük ölçüde ilk gün yazılır. Anlaşmalı mı çekişmeli mi ilerleneceği, hangi adliyenin yetkili olduğu, olayların ve taleplerin dilekçede eksiksiz yer alıp almadığı, tedbirlerin zamanında istenip istenmediği ve mahkemenin verdiği sürelere uyulup uyulmadığı davanın süresini de sonucunu da belirler. 2026 rakamlarıyla harç ve avans toplamı yaklaşık 4.650 TL, avukatlık ücretinin yasal tabanı 45.000 TL, İstanbul Barosu'nun tavsiye ettiği ücret ise anlaşmalı boşanmada 108.750 TL ve çekişmeli boşanmada 188.500 TL'dir. Anlaşmalı boşanma tek celsede, çekişmeli boşanma ise ortalama birkaç celsede ve çoğu zaman bir yılı aşan bir sürede sonuçlanır.
Arıkan Avukatlık Bürosu, Kadıköy'deki ofisinden İstanbul Anadolu Adliyesi başta olmak üzere İstanbul'daki bütün aile mahkemelerinde çekişmeli ve anlaşmalı boşanma, nafaka, velayet, tazminat ve mal rejimi davalarını takip etmektedir. Dosyanıza özgü bir değerlendirme ve dilekçe hazırlığı için bizimle iletişime geçebilirsiniz.