İÇİNDEKİLER
- İş Kanunu Madde 9'un Tam Metni
- Madde 9'un Amacı
- Türü Belirleme Serbestisi Ne Anlama Gelir?
- Çalışma Biçimini Belirleme Serbestisi
- İş Sözleşmesi Türleri Bakımından İş Kanunu Madde 9'un Önemi
- Sözleşme Özgürlüğünün Hukuki Dayanağı
- İş Kanunu Madde 9'un Sınırları
- Yargıtay'ın Madde 9'a Yaklaşımı
- İş Kanunu Madde 9'un İş Hukukundaki Önemi ve Güncel Değerlendirmesi
Modern çalışma hayatı, klasik tam zamanlı ve belirsiz süreli istihdam modelinin ötesine geçerek uzaktan çalışma, hibrit çalışma, proje bazlı istihdam, kısmi süreli çalışma ve çağrı üzerine çalışma gibi birçok yeni modeli beraberinde getirmiştir. İş Kanunu Madde 9 da bu değişen çalışma düzenine uyum sağlayabilmek amacıyla taraflara belirli ölçüde serbestlik tanımaktadır. Tanınan bu serbestlik mutlak değildir. İşçi lehine emredici hükümler, kamu düzeni, iş sağlığı ve güvenliği kuralları ile temel işçi hakları bu özgürlüğün sınırlarını oluşturmaktadır. Bu sebepten taraflar diledikleri sözleşmeyi hazırlayabilse de kanunun işçiyi koruyan hükümlerini ortadan kaldıracak düzenlemeler yapamazlar.
İş Kanunu Madde 9'un Tam Metni
"Taraflar iş sözleşmesini, Kanun hükümleriyle getirilen sınırlamalar saklı kalmak koşuluyla, ihtiyaçlarına uygun türde düzenleyebilirler.
İş sözleşmeleri belirli veya belirsiz süreli yapılır. Bu sözleşmeler çalışma biçimleri bakımından tam süreli veya kısmî süreli yahut deneme süreli ya da diğer türde oluşturulabilir."
Madde 9'un Amacı
İş hukukunun temel amacı işçiyi korumaktır. Çalışma hayatı her sektörde aynı özellikleri taşımadığından kanun koyucu, iş sözleşmesinin her ayrıntısını zorunlu olarak belirlememiştir. Madde 9'un amacı, tarafların çalışma ilişkisini işin niteliğine göre şekillendirebilmelerini sağlamaktır. Örnek vermek gerekirse;
- Sezonluk çalışan turizm işletmeleri
- Proje bazlı yazılım şirketleri
- Akademik kurumlar
- Danışmanlık firmaları
- Yarı zamanlı öğrenci istihdamı
Yukarıda sıraladığımız sektörlerde aynı sözleşme modelinin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle kanun, işçi ve işverenlerin ortak iradesine belirli ölçüde serbestlik tanımıştır. Böylece işveren işletmesinin ihtiyaçlarına uygun bir organizasyon kurabilir. Aynı zamanda işçi kendi çalışma beklentilerine uygun bir istihdam modeli seçebilir.
Türü Belirleme Serbestisi Ne Anlama Gelir?
Madde 9'un ilk kısmında yer alan ihtiyaçlarına uygun türde düzenleyebilirler ifadesi, iş sözleşmesinin hukuki niteliğinin taraflarca belirlenebilmesini ifade etmektedir. Buna göre taraflar, iş ilişkisinin ihtiyaçlarına ve çalışma koşullarına uygun olarak belirli süreli, belirsiz süreli, deneme süreli, tam süreli, kısmi süreli, çağrı üzerine çalışma, uzaktan çalışma, esnek çalışma, karma (hibrit) çalışma, asgari süreli sözleşme ve proje bazlı çalışma gibi farklı sözleşme modellerini tercih edebilirler. Ancak kanunda yer verilen bu sözleşme türleri sınırlayıcı nitelikte değildir. Kanunun emredici hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, çalışma hayatının değişen ihtiyaçlarına uygun yeni sözleşme modellerinin oluşturulması da mümkündür. Bu yönüyle İş Kanunu Madde 9, iş hukukunda sözleşme serbestisini korurken aynı zamanda çalışma yaşamındaki ekonomik, teknolojik ve sektörel gelişmelere uyum sağlayan dinamik ve esnek bir düzenleme niteliği taşımaktadır.
Çalışma Biçimini Belirleme Serbestisi
Madde yalnızca sözleşmenin türünü değil çalışma şeklinin nasıl yürütüleceğini भी tarafların anlaşmasına bırakmaktadır.
İş Kanunu Madde 9 kapsamında taraflar, iş sözleşmesinin türünü belirleme serbestisine sahip oldukları gibi çalışma biçimine ilişkin birçok hususu da karşılıklı iradeleri doğrultusunda düzenleyebilirler. Bu kapsamda haftalık çalışma günleri, günlük çalışma saatleri, vardiya sistemi, uzaktan çalışma esasları, hibrit çalışma modeli, ofiste bulunulacak günler, çağrı üzerine çalışmanın usul ve esasları, performans kriterleri, görev tanımı ile iş organizasyonuna ilişkin düzenlemeler iş sözleşmesinde ayrıntılı şekilde kararlaştırılabilir. Böylece iş ilişkisinin niteliğine ve işyerinin ihtiyaçlarına uygun, esnek ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni oluşturulması mümkün hâle gelir.
Bununla birlikte tarafların sözleşme özgürlüğü sınırsız değildir. İş sözleşmesinde yer verilen düzenlemelerin, İş Kanunu'nun işçiyi koruyucu nitelikteki emredici hükümlerine uygun olması zorunludur. Özellikle haftalık azami çalışma süresi, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma hükümleri, yıllık ücretli izin hakkı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma koşulları, ücret ve asgari ücret uygulamaları ile iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yükümlülükler tarafların serbestçe değiştiremeyeceği temel kurallar arasında yer almaktadır. Kanuna aykırı şekilde kararlaştırılan hükümler geçersiz sayılır ve bunların yerine kanunun emredici hükmü uygulanır.
İş Sözleşmesi Türleri Bakımından İş Kanunu Madde 9'un Önemi
İş Kanunu Madde 9, iş sözleşmesi türlerine ilişkin sistematiğin temelini oluşturan hükümlerden biridir. Kanun, taraflara sözleşmenin türünü belirleme konusunda serbesti tanırken, ilerleyen maddelerde her sözleşme türünün kuruluş şartlarını, uygulanma esaslarını ve hukuki sonuçlarını ayrıntılı olarak düzenlemiştir. Bu nedenle Madde 9, iş sözleşmesi türlerine ilişkin özel hükümlerin dayandığı genel ilke niteliğini taşımaktadır.
| Sözleşme Türü | İş Kanunu Madde 9 Kapsamındaki Tanımı ve Özellikleri |
|---|---|
| Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi | İş ilişkisinin hangi tarihte sona ereceğinin taraflarca önceden belirlenmediği sözleşme türüdür. Türk iş hukukunda asıl ve genel kabul gören sözleşme modelidir. İşin niteliği veya objektif koşullar belirli süreli sözleşme yapılmasını gerektirmediği sürece, kurulan iş ilişkisi kural olarak belirsiz süreli kabul edilir. Bu yaklaşım, iş güvencesinin sağlanması ve işçinin sürekli istihdamının korunması bakımından İş Kanunu'nun benimsediği temel ilkelerden biridir. |
| Belirli Süreli İş Sözleşmesi | Objektif nedenlerin bulunması hâlinde belirli bir süre için iş sözleşmesi yapılabilir. Süre sonunda kendiliğinden bu sözleşme sona erer. |
| Tam Süreli Çalışma | Haftalık normal çalışma süresinin tamamını kapsayan çalışma modelidir. |
| Kısmi Süreli Çalışma | Tam süreli çalışmaya göre önemli ölçüde daha az süreyle çalışılan iş ilişkisidir. |
| Deneme Süreli İş Sözleşmesi | Tarafların birbirini tanıyabilmesi amacıyla belirli bir deneme süresi öngörülür. |
| Diğer Çalışma Modelleri | Madde 9'da yer alan "diğer türde" ifadesi sayesinde teknolojik ve ekonomik gelişmeler doğrultusunda ortaya çıkan yeni çalışma modelleri de hukuken uygulanabilirdir. Yakın zamanda dijitalleşme ile birlikte uzaktan çalışma ve hibrit çalışma modellerinin yaygınlaşması bu hükmün uygulamadaki önemini artırmıştır. |
Sözleşme Özgürlüğünün Hukuki Dayanağı
Madde 9'un temelinde yalnızca İş Kanunu yoktur. Anayasa ve Türk Borçlar Hukuku'ndaki sözleşme özgürlüğü ilkesi de Madde 9un temelini oluşturur. Anayasa'nın 48. maddesi, kişilere diledikleri alanda çalışma ve sözleşme yapma özgürlüğü tanımaktadır. İş Kanunu ise bu özgürlüğü iş hukuk bakımından somutlaştırırken işçiyi koruma amacıyla belirli sınırlamalar getirir. Bu sebeple iş hukukundaki sözleşme serbestisi, klasik borçlar hukukundaki kadar geniş değildir. İşçinin ekonomik açıdan daha zayıf konumu dikkate alınarak emredici hükümlerle dengelenmiştir.
İş Kanunu Madde 9'un Sınırları
Madde 9 taraflara geniş bir hareket alanı tanımış olsa da bu serbestlik sınırsız değildir. İş hukukunda işçi lehine yorum ilkesi ve emredici normlar, sözleşme özgürlüğünün doğal sınırını oluşturur. Aşağıdaki hükümler dikkate alındığında tarafların rızası bulunsa dahi sözleşme geçersiz sayılabilir.
- Asgari ücretin altında ücret kararlaştıramaz
- Yıllık ücretli izin hakkını kaldıran hüküm koyamaz
- Fazla çalışma ücretinden peşinen vazgeçemez
- Kıdem tazminatını tamamen ortadan kaldıran düzenleme yapamaz
- İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini bertaraf edemez.
Yargıtay'ın Madde 9'a Yaklaşımı
Yargıtay kararlarında, tarafların özgür iradeleriyle oluşturdukları iş sözleşmelerinin kural olarak bağlayıcı olduğu kabul edilmektedir. Bununla birlikte, sözleşme hükümlerinin kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine veya işçinin temel haklarına aykırı olması hâlinde bu hükümlerin uygulanmayacağı vurgulanmaktadır.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.10.2021 tarihli kararında, tarafların serbest iradeleriyle kurdukları sözleşmelerde yer alan hükümlere, "ahde vefa (pacta sunt servanda)" ilkesi gereğince bağlı oldukları vurgulanmıştır. Bununla birlikte, iş sözleşmelerine ilişkin bu sözleşme serbestisinin mutlak olmadığı; iş hukukunun işçiyi koruma amacı doğrultusunda emredici hukuk kuralları, kamu düzeni ve işçi lehine yorum ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu yaklaşım, İş Kanunu'nun 9. maddesinin sözleşme özgürlüğünü tanırken, aynı zamanda iş hukukunun koruyucu niteliğini de gözeten dengeli bir düzenleme niteliği taşıdığını ortaya koymaktadır.
İş Kanunu Madde 9'un İş Hukukundaki Önemi ve Güncel Değerlendirmesi
İş Kanunu'nun 9. maddesi, iş sözleşmelerinin değişen ekonomik ve teknolojik koşullara uyarlanmasını sağlayan temel hükümlerden biridir. Taraflara iş ilişkisinin türünü ve çalışma biçimini belirleme konusunda önemli bir serbestlik tanınmaktadır. Bu özgürlük iş hukukunun koruyucu ilkeleriyle dengelemektedir. Böylece hem işverenin işletmesel ihtiyaçları hem de işçinin temel hakları aynı hukuki çerçeve içerisinde korunmaktadır. Uzaktan çalışma, hibrit çalışma, proje bazlı istihdam ve esnek çalışma modellerinin yaygınlaştığı günümüzde Madde 9'un önemi daha da artmıştır. Güncel çalışma yaşamının ihtiyaçlarına uyum sağlayan bu düzenleme, iş hukukunda esnekliğin hukuki temelini oluşturur. Emredici kanun hükümleri sayesinde çalışma ilişkilerinde adalet, eşitlik ve iş güvencesinin korunmasını da güvence altına almaktadır.
İş Kanunu'nun 9. maddesi kapsamında iş sözleşmelerinin hazırlanması, çalışma modellerinin belirlenmesi veya mevcut sözleşmelerin hukuka uygun şekilde revize edilmesi süreçlerinde bir iş hukuku avukatından destek alınması olası hukuki uyuşmazlıkların önüne geçmek için gereklidir. Hak kaybı yaşanmaması ve çalışma ilişkisinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi için sürecin deneyimli bir avukat eşliğinde değerlendirilmesi şarttır.