İçindekiler
Özel hastanelerde hatalı tedaviden dolayı açılan tazminat davaları, hastaların uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesini amaçlamaktadır. Özel hastanelerde hatalı tedaviden dolayı açılan tazminat davaları Sağlık hizmeti sağlayıcılarının hukuki sorumluluğunu gündeme getiren önemli bir dava türüdür. Sağlık hizmetleri, insan yaşamını doğrudan etkilemektedir. Bu sektörde çalışanlar son derece titiz ve özenli olmak zorundadır. Özel hastanelerde sunulan hizmetlerin yaygınlaşmasıyla birlikte, hatalı tedavi (malpraktis) nedeniyle açılan tazminat davalarında da ciddi bir artış görülmektedir. Yanlış teşhis, eksik müdahale, hatalı ameliyat ya da hastanın yeterince bilgilendirilmemesi gibi durumlar maddi ve manevi zararları beraberinde getirecektir. Bu tür durumlarda hastaların hukuki yollara başvurarak tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.
Özel Hastanelerde Hatalı Tedavi Nedir?
Hatalı tedavi hekimin mesleğine uygun davranmaması, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi ya da yanlış tıbbi uygulamalarda bulunmasından kaynaklı hastanın zarar görmesini ifade eder. Bu zarar fiziksel, psikolojik veya ekonomik olabilir. Özellikle yanlış teşhis, gecikmiş müdahale veya hatalı operasyonlar en sık karşılaşılan malpraktis örnekleridir.
Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?
Özel hastanelerde hatalı tedavi söz konusu olduğunda dava yalnızca doktora karşı değildir. Çoğu durumda hastaneye karşı da tazminat davası açılabilir. Çünkü özel hastaneler, bünyelerinde çalışan hekimlerin eylemlerinden dolayı personel çalıştıran sıfatıyla sorumludur. Bu nedenle hasta, hem doktora hem de hastaneye birlikte dava açma hakkına sahiptir. Ancak doktor ile hastane arasında doğrudan bir çalışma ilişkisi yoksa sorumluluk sadece doktora ait olabilir. Eğer hastanenin planlama hatası veya denetim eksikliği varsa hastane de davaya dahil edilebilir.
Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri
Hatalı tedavi nedeniyle açılan davalarda iki tür tazminat talep edilebilir. Bunlardan ilki maddi tazminattır. Şu şekilde detaylandırabiliriz.
Maddi tazminat: Hastanın uğradığı ekonomik kayıpları kapsamaktadır. Tedavi masrafları, ilaç giderleri, iş gücü kaybı, kazanç kaybı gibi zararlar bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Manevi tazminat: Hastanın yaşadığı acı, üzüntü ve psikolojik yıpranma karşılığında talep edilen tazminata manevi tazminat denilmektedir. Hastada kalıcı hasar veya yaşam kalitesinde düşüş meydana gelmişse manevi tazminat davası mutlaka açılmalıdır.
Hatalı Tedavi Davası Açma Şartları
Bir tazminat davasının açılabilmesi için bazı temel şartların oluşması gerekmektedir. Bu şartları şu şekilde sıralayabiliriz:
- Ortada hatalı veya kusurlu bir tıbbi müdahale bulunmalıdır. Belgelerle kanıtlanabilir olmalıdır.
- Bu müdahale sonucunda hasta zarar görmüş olmalıdır
- Zarar ile hatalı işlem arasında illiyet bağı (nedensellik) kurulmalıdır
- Kusurun doktor veya hastane kaynaklı olduğu ispatlanmalıdır
Bu unsurların biri ya da birkaçının meydana gelmiş olması hasta veya hasta yakınının dava açabileceği anlamına gelir.
Zamanaşımı Süresi
Hatalı tedavi nedeniyle açılacak davalarda süre oldukça önemlidir. Zararın ve hatanın öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içinde dava açılmalıdır. Mümkün olmadığı taktirde her hâlükârda olay tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerekir. Bu sürelerin kaçırılması tazminat talep etme hakkının ortadan kalkmasına sebep olabilir.
Özel Hastanelerin Hukuki Sorumluluğu
Özel hastaneler hastaya dikkatli ve özenli hizmet vermek zorundadır. Özel hastanelerde hasta tedavisi için belli bir ödeme yapar. Bunun karşılığında daha fazla ilgi isteyebilir. Yargıtay kararlarında sağlık hizmeti kamusal nitelik taşıdığı için hastaneler hastaların zarar görmemesi adına gerekli tüm önlemleri almakla yükümlüdür şeklinde konunun hassasiyeti belirtilmiştir. Bu kapsamda hastaneler;
- Hastalara doğru teşhis koyarak tedavi süreçlerini teşhise uygun yürütmelidir.
- Yetkin personel çalıştırmak,
- Tıbbi ekipmanları uygun şekilde kullanmak,
- Hastayı yeterince bilgilendirmek zorundadır.
Bu yükümlülüklerin ihlali durumunda hastane de hastanın uğradığı mağduriyetten doğrudan sorumlu tutulabilir.
Hasta Haklarınızı Bilin ve Zamanında Harekete Geçin
Özel hastanelerde hatalı tedavi sonucu zarar gören hastalar için hukuk sistemi önemli haklar sunmaktadır. Maddi ve manevi tazminat davaları, yaşanan mağduriyetin giderilmesi açısından kritik bir konudur. Bu süreçte doğru hukuki adımların atılması, delillerin toplanması ve dava açma sürelerinin kaçırılmaması gerekmektedir.
Bu nedenle hatalı tedaviye maruz kaldığını düşünen kişiler vakit kaybetmeden uzman bir avukata başvurarak süreci başlatmalıdır. Hak kaybı yaşamamak adına en doğru yaklaşım uzman bir avukatla süreci yürütmek olacaktır. Özel hastanelerde meydana gelen tıbbi hatalar sadece doktor hatası olarak değerlendirilmemektedir. Bu hatalar sağlık kuruluşunun sorumluluğu kapsamında değerlendirilir. Hastalar, uğradıkları zararın niteliğine göre hem sözleşmeye hem de haksız fiil hükümlerine dayanarak maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için kusur, zarar ve illiyet bağının birlikte bulunması gerekmektedir. Yine de bazı durumlarda hastaneler kusursuz sorumluluk ilkesi gereği de sorumlu tutulabilir. Bu sebeple özel hastanelerde açılacak malpraktis davaların da değerlendirme hukuki açıdan uzmanlık gerektiren bir konudur.