İş Kanunu Madde 25 İşverenin Haklı Nedenle Fesih Hakkı

  • Ana Sayfa
  • Blog
  • İş Kanunu Madde 25 İşverenin Haklı Nedenle Fesih Hakkı
İş Kanunu Madde 25 İşverenin Haklı Nedenle Fesih Hakkı
İş Kanunu Madde 25, işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenler. Belirli şartların oluşması halinde işveren, sözleşme süresinin bitmesini veya ihbar süresini beklemeden iş sözleşmesini sonlandırabilir. Bu hüküm, belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmelerinde uygulanır.

İşverenin Madde 25 kapsamında fesih yapabilmesi için kanunda sayılan haklı nedenlerden birinin bulunması gerekir. Her işten çıkarma bu madde kapsamında değerlendirilmez. Feshe neden olan olayın niteliği ve mevcut belgeler birlikte incelenir. İşverenin gösterdiği gerekçenin kanundaki fesih nedenleriyle örtüşmesi gerekir.

İş Kanunu Madde 25 Tam Metni

İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

MADDE 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

I- Sağlık sebepleri
a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.
b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.
(a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı, belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. İşçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.

II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.
c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.
e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.
g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

III- Zorlayıcı sebepler:
İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.

IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması.

İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.

İşveren Hangi Durumlarda İş Sözleşmesini Derhal Feshedebilir?

İş Kanunu Madde 25, işverenin haklı nedenle fesih hakkını dört başlık altında ele alır. Bunlar sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar, zorlayıcı sebepler ile işçinin gözaltına alınması veya tutuklanmasıdır. İşverenin haklı nedenle fesih hakkını kullanabilmesi için Madde 25’te belirtilen şartların oluşması gerekir. Fesih gerekçesi, yaşanan olay ve mevcut belgeler birlikte değerlendirilir.

Devamsızlık, sağlık sorunları ve işçinin görevlerini yerine getirmemesi de kanunda belirlenen ölçütlere göre ele alınır. İşe gelmeme süresi, sağlık durumunun çalışmaya etkisi ve işçinin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği fesih sürecinde dikkate alınır.

Sağlık Sebepleriyle İşverenin Fesih Hakkı

Sağlık sorunları nedeniyle işe devam edilemediği durumlarda, işverenin fesih hakkı hastalığın niteliğine ve devamsızlık süresine göre değerlendirilir. İş Kanunu Madde 25, sağlık sebeplerine dayalı fesihlerde farklı durumlar için ayrı şartlar öne sunar.

Hastalık veya engellilik durumunun işçinin kendi kastından, düzensiz yaşamından ya da içkiye düşkünlüğünden kaynaklanması halinde devamsızlık süresi esas alınır. Kanunda belirtilen sürenin aşılması durumunda işveren haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir. Tedavisi mümkün olmayan bir hastalığın bulunması halinde sağlık kurulu raporunda yazanlar dikkate alınır. İşçinin mevcut sağlık durumundan ötürü işyerinde çalışmasının sakıncalı olduğunun bu raporla kanıtlanması gerekir.

Hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi diğer durumlarda ise kanunda belirlenen devamsızlık süreleri dikkate alınır. Bu sürelerin aşılması halinde işverenin fesih hakkı doğabilir.

Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Aykırı Davranışlar

İş Kanunu Madde 25'in uygulamada en sık karşılaşılan bölümlerinden biri 25/II hükmüdür. İşçinin işe girerken işvereni yanıltması, başka bir işçiye cinsel tacizde bulunması, sataşması, güveni kötüye kullanması, hırsızlık yapması veya işverenin meslek sırlarını açıklaması bu kapsamda yer alabilir.

İzinsiz ve haklı bir nedene dayanmayan devamsızlık da kanunda belirtilen sürelerin oluşması halinde haklı fesih nedeni sayılır. İşçinin yapmakla yükümlü olduğu görevleri kendisine hatırlatılmasına rağmen yapmamakta ısrar etmesi de Madde 25 kapsamında düzenlenmiştir. Burada işçinin görevini bir defa yerine getirmemesiyle görevini yapmamakta ısrar etmesi durumunun birbirinden ayrı olduğunun altını çizelim.

İşçinin kendi davranışı veya ihmali nedeniyle iş güvenliğini tehlikeye atması da haklı fesih sebebi olarak görülebilir. İşyerindeki mal, makine veya diğer eşyalara verilen zararın, işçinin otuz günlük ücretini aşacak düzeyde olması da kanunda fesih nedeni olarak düzenlenmiştir.

Devamsızlık Nedeniyle Haklı Fesih Ne Zaman Mümkündür?

Her devamsızlık işveren açısından haklı fesih sebebi değildir. İş Kanunu Madde 25/II-g de devamsızlığın hangi sürelerde haklı feshe yol açabileceği ayrıca düzenlenmiştir.

İşçinin izin almadan veya haklı bir sebebi bulunmadan ardı ardına iki iş günü işe gelmemesi bu durumlardan biridir. Bir ay içinde iki kez herhangi bir tatil gününün ardından gelen iş gününde işe gelmemesi veya bir ay içerisinde toplam üç iş günü devamsızlık yapması da madde kapsamında yer alır. Devamsızlığın nedeni burada önem taşır. İşçinin işe neden gelmediği ve devamsızlığın haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı incelenmelidir.

Zorlayıcı Sebepler İş Kanunu Madde 25 Kapsamında Nasıl Ele Alınır?

Zorlayıcı sebepler, işçinin kendi iradesi dışında gelişen ve çalışmasını fiilen engelleyen durumlardır. İşçiyi işyerinde bir haftadan uzun süre çalışmaktan alıkoyan böyle bir durumun ortaya çıkması, İş Kanunu Madde 25 kapsamında fesih nedenidir. İşverenin bu hükme dayanabilmesi için zorlayıcı sebep nedeniyle çalışamama süresinin bir haftayı aşması gerekir.

Gözaltı veya Tutukluluk Halinde İş Sözleşmesi Feshedilebilir mi?

İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde haklı nedenle fesih için devamsızlık süresi esas alınır. Devamsızlığın İş Kanunu Madde 17’de belirtilen bildirim süresini aşması gerekir. Bildirim süresi işçinin kıdemine göre değiştiğinden, işverenin fesih hakkını kullanabileceği tarih de buna göre belirlenir.

İş Kanunu Madde 25 Neyi Kapsamaz?

İş Kanunu Madde 25, işveren tarafından yapılan tüm işten çıkarmaları kapsamaz. Performans düşüklüğü, işyerinde küçülme ve işletmesel kararlar doğrudan bu madde kapsamında değerlendirilmez. Ayrıca işçinin haklı nedenle iş sözleşmesini sona erdirme hakkı da Madde 25’in kapsamında değildir. İşçinin haklı nedenle fesih hakkı İş Kanunu Madde 24’te düzenlenmiştir.

İş Kanunu Madde 24 ile Madde 25 Arasındaki Fark Nedir?

Madde 24 işçinin, Madde 25 ise işverenin haklı nedenle iş sözleşmesini sona erdirme hakkını düzenler. Daha net anlaşılması için İş Kanunu Madde 24 ile Madde 25 arasındaki temel farkları şu şekilde maddeledik:

  • Madde 24 işçiye fesih hakkı verir. Kanunda belirtilen haklı nedenlerden biri varsa işçi, bildirim süresini beklemeden işten ayrılabilir.
  • Madde 25 işverene fesih hakkı verir. Kanunda sayılan haklı nedenlerin oluşması halinde işveren, iş sözleşmesini bildirim süresini beklemeden sona erdirebilir.
  • Fesih nedenleri birbirinden farklıdır. Ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun ödenmemesi gibi durumlar Madde 24 kapsamında değerlendirilebilir. İşçinin izinsiz devamsızlığı, hırsızlık yapması, işverenin güvenini kötüye kullanması veya görevlerini yapmamakta ısrar etmesi ise gerekli şartlar oluştuğunda Madde 25 kapsamında değerlendirilebilir.
  • İşçilik hakları açısından da farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Feshin hangi maddeye ve hangi gerekçeye dayandığı, kıdem tazminatı başta olmak üzere işçinin haklarını etkileyebilir.

İş Kanunu Madde 25 Kapsamında Kıdem Tazminatı Ödenir mi?

Madde 25'e göre yapılan her fesihte işçinin kıdem tazminatını kaybettiğini söylemek doğru değildir. Feshin Madde 25'in hangi bendine dayandığına bakmak gerekir. İşverenin İş Kanunu Madde 25/II'de düzenlenen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller nedeniyle haklı fesih yapması halinde işçi kural olarak kıdem tazminatına hak kazanamaz.

Sağlık nedenleri, zorlayıcı durumlar, gözaltı ve tutukluluk nedeniyle yapılan fesihlerde kıdem tazminatı açısından aynı şekilde değerlendirilmez. İşçi gerekli kıdem şartlarını taşıyorsa kıdem tazminatına hak kazabilir. Madde 25 kapsamında yapılan her fesihte kıdem tazminatı hakkı ortadan kalkmaz. Kıdem tazminatının ödenip ödenmeyeceği, feshin Madde 25’in hangi alt başlığına dayandığına göre belirlenir.

İş Kanunu Madde 25 Kapsamında Fesih Süresi

İş Kanunu Madde 25 kapsamında ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlara dayanan fesihlerde Madde 26’da belirtilen süreler dikkate alınır. İşveren, feshe neden olan davranışı öğrendiği tarihten itibaren altı iş günü içinde fesih hakkını kullanmalıdır. Fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren kural olarak bir yıllık üst süresi vardır. İşçinin olaydan maddi çıkar sağlaması halinde bu bir yıllık süre uygulanmaz. Bu süreler Madde 25’teki tüm fesih nedenleri için geçerli değildir. Sadece ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı hallere dayanan fesihler için geçerlidir.

İş Kanunu Madde 25 Uyuşmazlıklarında Nelere Bakılır?

İş Kanunu Madde 25 kapsamında bir uyuşmazlık yaşandığında öncelikle işverenin fesih için gösterdiği gerekçe değerlendirilir. Yaşanan olayın kanunda belirtilen haklı fesih şartlarını taşıyıp taşımadığı incelenir. Devamsızlık kayıtları, tutanaklar, işyeri giriş çıkış kayıtları, yazışmalar, görev bildirimleri, sağlık belgeleri ve diğer kayıtlar değerlendirmede dikkate alınabilir.

İşverenin ileri sürdüğü fesih gerekçesinin somut olay ve belgelerle desteklenmesi gerekir. Fesih gerekçesinin Madde 25’te düzenlenen şartlara uygun olması gerekir. İş Kanunu Madde 25, işverene sınırsız bir fesih yetkisi vermemektedir. İşverenin bildirim süresini beklemeden iş sözleşmesini sona erdirebilmesi için kanunda belirtilen şartların tamamının oluşması şarttır. Her fesih gerekçesi kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Sürecin hukuka uygun yürütülmesi ve olası hak kayıplarının önlenmesi için iş hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak gerekir.