Şirketlere Hukuki Danışmanlık Hizmeti: Kapsamı, Çalışma Modeli ve 2026 Ücret Esasları

  • Ana Sayfa
  • Blog
  • Şirketlere Hukuki Danışmanlık Hizmeti: Kapsamı, Çalışma Modeli ve 2026 Ücret Esasları
Şirketlere Hukuki Danışmanlık Hizmeti: Kapsamı, Çalışma Modeli ve 2026 Ücret Esasları

Şirketlere hukuki danışmanlık hizmeti, bir avukatın şirketle yazılı sürekli avukatlık hizmetleri sözleşmesi çerçevesinde, sorun çıkmadan önce ve çıktığında şirketin tüm hukuki işlerini düzenli olarak üstlenmesidir. Uygulamada "şirket avukatı" veya "hukuk müşaviri" olarak da anılan bu hizmet, dava açıldığında avukat aramaktan farklı bir modeldir: şirketin sözleşmeleri, personel işlemleri, veri işleme süreçleri, alacakları ve kurumsal kararları, tek bir hukuk kaynağının sürekli gözetimi altındadır.

Bu sayfa, şirket ortakları, yöneticiler, finans ve insan kaynakları sorumluları için hazırlanmıştır. Hizmetin neleri kapsadığını, hangi çalışma modellerinin bulunduğunu, hangi şirketler için kanuni zorunluluk olduğunu, 2026 yılında ücretin hangi esaslara göre belirlendiğini ve dışarıdan hukuk müşaviri ile kadrolu avukat arasındaki farkı açıklar. Her bölümde atıf yapılan mevzuat ve tarifeler kaynakçada gösterilmiştir.

Kısa Özet:

Esas sermayesi 1.250.000 TL ve üzerindeki anonim şirketler için sözleşmeli avukat bulundurmak 2026 yılında kanuni zorunluluktur; diğer şirketler için ise ihtiyari ama ekonomik olarak gerekçeli bir tercihtir. Aylık ücretin bağlayıcı alt sınırı Türkiye Barolar Birliği tarifesine göre 33.000 TL'dir; piyasa tutarları hizmet kapsamına ve şirketin ölçeğine göre bunun üzerinde oluşur. Hizmetin değeri, dava maliyetini önlemesinden gelir: ticari uyuşmazlıkların önemli bir bölümü, imza aşamasında avukat incelemesinden geçmemiş sözleşmelerden ve hukuki görüş alınmadan yapılan işlemlerden kaynaklanır.

Hukuk Müşaviri ile Dava Avukatı Arasındaki Fark

Dava avukatı uyuşmazlık doğduktan sonra devreye girer; hukuk müşaviri uyuşmazlığın doğmasını önler. İki rol aynı meslek mensubu tarafından üstlenilebilir, ancak hizmetin zamanlaması ve ekonomisi tamamen farklıdır.

Önleyici hukuk nedir?

Önleyici hukuk, bir işlemin hukuki sonuçlarının işlem yapılmadan önce değerlendirilmesidir. Şirketin bir tedarik sözleşmesi imzalaması, bir çalışanın iş sözleşmesini feshetmesi, bir reklam kampanyası başlatması, bir ortağa pay devretmesi veya yurt dışına kişisel veri aktarması, her biri hukuki risk taşıyan işlemlerdir. Bu işlemler avukat görüşünden geçtiğinde risk ya ortadan kalkar ya da bilinçli olarak üstlenilir; geçmediğinde risk, çoğu zaman yıllar sonra bir dava dilekçesi, bir icra ödeme emri veya bir idari para cezası olarak geri döner.

Uygulamada karşılaşılan ticari davaların önemli bir kısmı, şirketlerin geçmiş dönemlerde yaptıkları hukuki hatalardan kaynaklanır. Bu hataların ortak özelliği, yapıldıkları anda ucuz, düzeltildikleri anda pahalı olmalarıdır. Bir sözleşmeye cezai şart maddesi eklemek veya çıkarmak imza aşamasında bir saatlik iş, dava aşamasında ise sözleşme bedelinin katlarına ulaşan bir ihtilaftır.

Maliyet mantığı

Bir işçilik alacağı davasının şirkete maliyeti, kaybedilen tazminat tutarıyla sınırlı değildir: harç, bilirkişi ücreti, karşı vekâlet ücreti, kendi avukatının ücreti, yöneticilerin duruşma ve arabuluculuk toplantılarına ayırdığı zaman ve kararın kesinleşmesine kadar işleyen faiz bu maliyete eklenir. 2026 tarifesine göre iş mahkemesindeki tek bir davada karşı vekâlet ücreti, yıllık danışmanlık bedelinin önemli bir bölümüne karşılık gelir. Aynı hesap, ticaret mahkemesindeki bir alacak davası veya bir KVKK idari para cezası için daha da belirgindir.

Sürekli danışmanlık, bu maliyetin sigortasıdır; ancak klasik sigortadan farklı olarak hasar gerçekleşmeden de değer üretir. Düzenli danışmanlık alan şirketin sözleşmeleri standartlaşır, personel dosyaları denetime hazır tutulur, tebligatlar süresinde yanıtlanır ve yeni mevzuat yükümlülüklerine cezai yaptırımla karşılaşmadan uyum sağlanır.

Şirketi tanıyan avukatın avantajı

Düzenli danışmanlık alındığında avukat, şirketin genel düzenine ve işleyişine hâkim olur. Bu hâkimiyet, dava anında avukat arayan bir şirketin hiçbir zaman sahip olamayacağı bir avantajdır: şirketin sözleşme şablonlarını, ticari ilişkilerini, personel yapısını, geçmiş uyuşmazlıklarını ve yöneticilerinin risk iştahını bilen bir avukat, yeni bir sorunu dosyayı ilk kez gören bir avukattan çok daha hızlı ve isabetli değerlendirir. Hukuk müşavirliğinin asıl verimi, bu birikimin yıllar içinde büyümesinden gelir.

Sürekli Hukuki Danışmanlığın Kapsamı

Sürekli danışmanlık, şirketin faaliyetinde hukuki sonuç doğuran her alanı kapsar; aşağıdaki başlıklar uygulamada en sık talep edilen hizmet kalemleridir. Hangi kalemlerin aylık ücrete dahil olacağı, hangilerinin ayrıca ücretlendirileceği sözleşmede belirlenir.

Sözleşme hazırlama, inceleme ve müzakere

Tedarik, satış, bayilik, distribütörlük, hizmet, taşeronluk, kira, lisans, franchise, gizlilik (NDA) ve ortaklık sözleşmelerinin hazırlanması; karşı taraftan gelen metinlerin risk analizi; müzakere masasında şirketin temsili. Cezai şart, fesih, sorumluluk sınırı, teminat, uygulanacak hukuk ve yetki maddeleri, bir sözleşmenin ileride ne kadar ihtilaf üreteceğini belirleyen hükümlerdir ve her birinde standart dil, şirketin sektörüne ve pazarlık gücüne göre uyarlanmalıdır.

İş hukuku ve insan kaynakları süreçleri

İş sözleşmesi tipleri ve ek protokoller (rekabet yasağı, gizlilik, eğitim gideri, cezai şart, uzaktan çalışma); personel yönetmeliği ve disiplin prosedürü; fesih süreçlerinde savunma alma, tutanak ve ihtar; işe iade riskinin değerlendirilmesi; zorunlu arabuluculuk toplantılarına hazırlık; iş kazası ve meslek hastalığı dosyalarında işveren kusurunun ve SGK rücu riskinin yönetimi; alt işveren ilişkilerinde müteselsil sorumluluk; iş müfettişi denetimlerinde temsil. 2026 itibarıyla zorunlu arabuluculuk, uzaktan çalışma, kişisel verilerin korunması ve elektronik delillerin artan önemi, iş hukuku danışmanlığını şirketler için en yoğun hizmet alanı hâline getirmiştir.

Kişisel verilerin korunması (KVKK)

VERBİS kayıt yükümlülüğünün tespiti ve kaydın yapılması; veri işleme envanteri; aydınlatma metinleri, açık rıza formları ve çerez politikası; çalışan ve müşteri verilerine ilişkin süreçler; veri işleyenlerle sözleşmeler; yurt dışına veri aktarımı için standart sözleşmeler; veri ihlali bildirimi; Kurul kararlarına itiraz. 2026 itibarıyla yıllık çalışan sayısı 50'yi aşan veya yıllık mali bilanço toplamı 100 milyon TL'nin üzerinde olan şirketler VERBİS'e kayıt yaptırmak zorundadır; eşiğin altındaki şirketler kayıttan muaf olsa da aydınlatma, açık rıza ve veri güvenliği yükümlülükleri aynen devam eder.

Ticari alacak yönetimi ve icra

Alacak dosyalarının tahsil kabiliyeti analizi; ihtarname; dava şartı arabuluculuk; ilamsız ve ilamlı icra takipleri; itirazın iptali davaları; ihtiyati haciz; konkordato ve iflas süreçlerinde alacak kaydı. Şirket aleyhine başlatılan takiplerde yedi günlük itiraz süresinin kaçırılmaması, bu hizmet kaleminin en kritik parçasıdır; 7445 sayılı Kanun sonrasında ticari itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları zorunlu arabuluculuk kapsamına alındığından tahsilat stratejisi en baştan doğru kurulmalıdır.

Şirketler hukuku işlemleri

Olağan ve olağanüstü genel kurulların hazırlanması ve yürütülmesi; yönetim kurulu kararlarının TTK'ya uygunluğu; sermaye artırımı ve azaltımı; pay devri ve pay sahipleri sözleşmeleri; esas sözleşme değişiklikleri; tür değiştirme, birleşme ve bölünme; 31.12.2026'ya kadar tamamlanması gereken asgari sermaye intibakı; yönetim kurulu üyelerinin kamu borçlarından kişisel sorumluluğunun yönetimi. Usulüne uygun yapılmayan genel kurullar, pay sahipleri arasındaki uyuşmazlıkların başlıca kaynağıdır.

İdari para cezaları ve kamu kurumlarıyla ilişkiler

Ticaret Bakanlığı, Reklam Kurulu, Rekabet Kurumu, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kişisel Verileri Koruma Kurulu ve belediyeler tarafından uygulanan idari yaptırımlara karşı savunma ve itiraz; ruhsat, izin ve bildirim yükümlülüklerinin takibi; idari başvurular ve idare mahkemesinde dava. İdari para cezalarına itiraz süreleri genellikle on beş gündür ve süre geçtiğinde ceza, hukuka aykırı olsa bile kesinleşir.

Fikri ve sınai mülkiyet

Marka tescili ve itiraz süreçleri; marka, tasarım ve telif ihlallerinde ihtarname ve dava; e-ticaret platformlarında ürün kaldırma ve ihlal bildirimleri; lisans ve gizlilik sözleşmeleri; çalışan buluşları.

Dava ve uyuşmazlık yönetimi

Şirketin taraf olduğu hukuk, ticaret, iş ve idare davaları ile tahkim ve sigorta tahkim süreçlerinin yürütülmesi; dava öncesi risk değerlendirmesi ve sulh stratejisi. Baro tavsiye çizelgeleri sürekli danışmanlık ücretini dava ve takip ücretleri ayrı tutalarak belirlediğinden, bu kalem çoğu sözleşmede aylık ücretin dışında ve tarife üzerinden ücretlendirilir.

Çalışma Modelleri

Şirketler hukuk hizmetini üç modelden biriyle alır: aylık sabit ücretli sürekli danışmanlık, proje veya saat bazlı danışmanlık ve Avukatlık Kanunu m.35 kapsamındaki zorunlu sözleşmeli avukatlık. Üçü de yazılı sözleşmeye tabidir; fark, hizmetin sürekliliğinde ve ücretin yapısındadır.

Aylık sabit ücretli sürekli danışmanlık

Şirket, sözleşmede tanımlanan kapsam için her ay sabit bir ücret öder; karşılığında yazılı ve sözlü görüş, sözleşme incelemesi, personel işlemleri, tebligat takibi ve düzenli toplantı gibi hizmetleri sınırsız veya belirli bir kotaya kadar alır. Dava ve icra takipleri çoğu sözleşmede ayrıca ücretlendirilir. Bu model, hukuki ihtiyacı sürekli olan ve bütçesini öngörülebilir tutmak isteyen şirketler için tasarlanmıştır; avukatın şirketi tanıması ve önleyici hizmet vermesi ancak bu modelde mümkündür.

Proje veya saat bazlı danışmanlık

Şirket, belirli bir iş için (bir sözleşmenin hazırlanması, bir KVKK uyum projesi, bir tür değiştirme, bir idari para cezasına itiraz) proje bedeli öder veya harcanan saat üzerinden ücretlendirilir. Tarife, bu tür tek seferlik hizmetler için alt sınırlar belirler: 2026 yılında büroda sözlü danışma ilk saat için 4.000 TL, yazılı danışma ilk saat için 7.000 TL. Model, hukuki ihtiyacı seyrek ve öngörülebilir olan küçük şirketler için uygundur; ihtiyaç sıklaştığında aylık modele göre daha pahalı hâle gelir.

Avukatlık Kanunu m.35 kapsamında sözleşmeli avukatlık

Esas sermayesi 1.250.000 TL ve üzerindeki anonim şirketler ile üye sayısı yüz ve üzerindeki yapı kooperatifleri için sözleşmeli avukat bulundurmak kanuni zorunluluktur. Bu model, aylık sabit ücretli danışmanlığın Avukatlık Kanunu Yönetmeliği m.73/A'daki biçim şartlarına bağlanmış hâlidir: sözleşme yazılı olmak, tarifeye uygun ücret içermek ve bir nüshası avukat tarafından baroya verilmek zorundadır. Yükümlülüğün kapsamı, cezasi ve sözleşmenin unsurları ayrı bir rehberde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Hibrit uygulama

Uygulamada en yaygın yapı, aylık sabit ücretin danışmanlık ve küçük işleri kapsadığı, davaların ve büyük projelerin (birleşme, kapsamlı KVKK uyum çalışması, çok taraflı sözleşme müzakeresi) ise ayrıca ücretlendirildiği hibrit modeldir. Bu yapı, şirketin aylık bütçesini düşük tutarken olağan dışı işlerin maliyetinin de kontrol altında kalmasını sağlar. Sözleşmede hangi işlerin aylık ücrete dahil olduğunun açıkça sayılması, taraflar arasındaki tek ciddi anlaşmazlık kaynağını ortadan kaldırır.

Hangi Şirketler İçin Zorunlu, Hangileri İçin Stratejik?

Sözleşmeli avukat bulundurmak, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.35/3 uyarınca yalnızca iki kuruluş türü için zorunludur: Türk Ticaret Kanunu m.332'deki en az esas sermayenin beş katı (2026'da 1.250.000 TL) veya daha fazla esas sermayeye sahip anonim şirketler ve üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri. Yükümlülüğe uymayan kuruluşlara, Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin edilmeyen her ay için brüt asgari ücretin iki katı, 2026 yılında aylık 66.060 TL idari para cezası verilir.

Kapsam dışı şirketler: limited, kollektif, komandit, küçük anonim

Limited şirketler sermayeleri ne olursa olsun kapsam dışındadır; aynı durum kollektif ve komandit şirketler, şahıs işletmeleri ve esas sermayesi 1.250.000 TL'nin altında kalan anonim şirketler için geçerlidir. Bu şirketler için sürekli danışmanlık bir zorunluluk değil, bir yönetim tercihidir.

Zorunlu olmayan şirketler neden danışmanlık alır?

Tercihin gerekçesi, yukarıda açıklanan maliyet mantığıdır; ancak somut olarak üç durumda sürekli danışmanlık kaçınılmaz hâle gelir. Birincisi, çalışan sayısının artmasıdır: on çalışanı aşan her işyerinde fesih, fazla mesai, yıllık izin ve iş kazası riski yönetilmesi gereken sürekli bir yük hâline gelir. İkincisi, sözleşme hacminin artmasıdır: aylık onlarca tedarik ve satış sözleşmesi imzalayan bir şirketin her metni tek tek avukata göndermesi, aylık danışmanlıktan pahalıdır. Üçüncüsü, düzenlemeye tabi bir sektor de faaliyet göstermektir: gıda, kozmetik, sağlık ürünleri, e-ticaret, finans ve inşaat sektörlerinde idari yaptırım riski, danışmanlık maliyetinin çok üzerindedir.

Eşiğe yaklaşan anonim şirketler

Esas sermayesi 1.250.000 TL'nin hemen altındaki anonim şirketler, sermaye artırımı planlarken yükümlülüğün tescil ayından itibaren doğacağını bilmelidir. Artırım kararıyla sözleşmenin aynı dönemde imzalanması, cezaya konu bir boşluk oluşmasını önler. Benzer şekilde limited şirketten anonim şirkete tür değiştiren şirketler, yeni türün tescilinden itibaren esas sermayelerine göre değerlendirilir.

2026 Ücret Esasları: Tarife Nasıl Okunur?

Şirketlere hukuki danışmanlık ücretinin bağlayıcı alt sınırı Türkiye Barolar Birliği'nin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'dir; bunun üzerindeki tutar, baroların tavsiye çizelgeleri ışığında taraflarca serbestçe belirlenir. Avukatlık Kanunu m.164/4 uyarınca tarifenin altında ücret kararlaştırılamaz.

Bağlayıcı Olmayan Ücret Tarifeleri

İl baroları her yıl üyeleri için tavsiye niteliğinde en az ücret çizelgeleri yayımlar. Bu çizelgeler bağlayıcı olmayıp tavsiye niteliğindedir, ancak piyasa koşullarını yansıttıkları için bütçe planlamasında gerçekçi bir referanstır. İstanbul Barosu'nun 2026 yılı çizelgesi, şirketlerde sürekli danışmanlık için dava ve takip ücretleri ayrı tutularak aylık tutarlar önermektedir: adi, kollektif, komandit ve limited şirketler için 79.750 TL; anonim şirketler için sermaye kademelerine göre artan ve 87.000 TL'den başlayan tutarlar. Aynı çizelge şirket pay devri için 65.000 TL, şirket kuruluşu, tür değiştirme ve birleşme için 266.750 TL tutarında tek seferlik ücretler öngörülmektedir.

Ücreti belirleyen değişkenler

Alt sınır ile tavsiye çizelgesi arasındaki ve üzerindeki tutar, şu değişkenlere göre belirlenir:

  • Hizmet kapsamı: yalnızca danışmanlık mı, davalar da dahil mi; aylık görüş sayısına kota var mı.
  • Çalışan sayısı: iş hukuku yükü doğrudan çalışan sayısıyla orantılıdır.
  • Sözleşme hacmi: aylık incelenecek sözleşme sayısı ve karmaşıklığı.
  • Sektör riski: idari düzenleme yoğunluğu, iş kazası riski, tüketiciyle temas.
  • Şube ve iştirak sayısı: her tüzel kişi ayrı yükümlülük ve ayrı iş yükü demektir.
  • Erişim biçimi: haftalık düzenli toplantı mı, ihtiyaç hâlinde erişim mi; yanıt süresi taahhüdü.

Vergiler ve toplam maliyet

Avukatın düzenlediği serbest meslek makbuzunda ücret üzerinden %20 KDV hesaplanır; şirket ayrıca Gelir Vergisi Kanunu m.94 uyarınca %20 gelir vergisi stopajı yapar. Sözleşmede ücretin brüt mü net mi olduğunun açıkça yazılması, ilk ödemede çıkabilecek anlaşmazlığı önler. Avukatlık ücreti şirket için gider niteliğindedir ve kurumlar vergisi matrahından indirilir.

Ücret artışı

Tarife her yıl kasım ayında yenilenir; bazı yıllarda yıl içinde de değiştirilir. Avukatlık Kanunu Yönetmeliği m.73/A-d, sürekli avukatlık hizmetleri sözleşmelerinde ücretin tarife değişikliklerine uyarlanacağına ilişkin bir hükmün bulunmasını zorunlu kılar. Uygulamada artış ya tarife artış oranına ya da TÜFE'ye bağlanır; hangi yöntemin seçildiği sözleşmede açıkça yazılmalıdır.

Dışarıdan Hukuk Müşaviri mi, Kadrolu Avukat mı?

Orta ölçekli şirketlerin çoğu için dışarıdan sözleşmeli hukuk müşaviri, kadrolu avukattan daha düşük maliyetli ve daha esnek bir çözümdür; günlük hukuki iş hacmi tam zamanlı bir avukatı dolduracak düzeye ulaştığında ise kadrolu avukat veya her ikisinin birlikte kullanıldığı yapı daha verimlidir. Karar, iş hacmine, maliyet yapısına ve bağımsızlık ihtiyacına göre verilir.

İki modelin hukuki niteliği

Kadrolu avukat, Avukatlık Kanunu m.12/c uyarınca iş sözleşmesiyle şirkete bağlı çalışan, SGK'ya işçi olarak bildirilen ve bordroyla ücret alan hukuk müşaviridir. Dışarıdan sözleşmeli avukat ise bağımsız meslek icra eden, şirketle avukatlık sözleşmesi ilişkisi içinde olan ve serbest meslek makbuzu düzenleyen avukattır. İki model arasındaki temel fark bağımlılıktır: kadrolu avukat işverenin talimatına tabidir; sözleşmeli avukat mesleki bağımsızlığını korur ve hukuki hizmeti bağımsızlığını koruyarak sunar.

Ölçüt Dışarıdan Sözleşmeli Hukuk Müşaviri Kadrolu (Bağımlı) Avukat
Maliyet yapısı Aylık ücret + KDV + stopaj; gider olarak indirilir Brüt ücret + işveren SGK primi + kıdem ve ihbar karşılığı + ofis ve araç gideri
Ölçeklenebilirlik Kapsam sözleşmeyle daraltılıp genişletilebilir Sabit kapasite; iş azaldığında maliyet düşmez
Uzmanlık çeşitliliği Büronun birden fazla alanda birikimi şirkete açılır Tek avukatın uzmanlık alanıyla sınırlı
Bağımsızlık Mesleki bağımsızlık korunur; yöneticiye karşı görüş bildirebilir İşveren talimatına tabi; görüşün bağımsızlığı sınırlı
İş hukuku riski Yok; avukat işçi değildir Var; fesih, kıdem, işe iade riski
m.35/3 yükümlülüğü Yönetmelik m.73/A sözleşmesiyle doğrudan karşılanır Tek başına karşılamaz; ayrıca m.73/A sözleşmesi ve baro tevdii gerekir
Erişilebilirlik Sözleşmedeki yanıt süresi ve toplantı düzeniyle sınırlı Mesai saatleri içinde sürekli
Şirket içi bilgi Zamanla oluşur; düzenli toplantıyla güçlenir Günlük işleyişin içindedir

Hangi durumda hangisi?

Çalışan sayısı birkaç yüzü bulmayan, günlük sözleşme trafiği tam zamanlı bir hukukçuyu doldurmayan ve birden fazla hukuk alanında (iş, ticaret, KVKK, idare) destek ihtiyacı olan şirketler için dışarıdan hukuk müşaviri açık ara daha verimlidir; tek bir kadrolu avukatın tüm bu alanlarda aynı derinlikte hizmet vermesi beklenemez. Günlük hukuki iş hacmi yüksek, şirket içi koordinasyon ihtiyacı yoğun ve bütçesi geniş şirketler ise kadrolu hukuk birimi kurar ve bu birimi, davalarda ve uzmanlık gerektiren işlerde dışarıdan bir büroyla destekler.

Kadrolu avukatı bulunan anonim şirketlerin dikkat etmesi gereken nokta, kadrolu avukatın tek başına m.35/3 yükümlülüğünü karşılamadığı yönündeki hâkim görüştür; bu şirketlerin ya kadrolu avukatlarıyla ayrıca Yönetmelik m.73/A'ya uygun sözleşme düzenleyip baroya tevdi etmesi ya da dışarıdan sözleşmeli bir avukatla çalışması gerekir.

Şirket avukatının şirket aleyhine dava alamaması

Her iki modelde de avukat, şirket aleyhine dava alamaz ve şirketle çıkar çatışması içindeki kişileri temsil edemez. Dışarıdan sözleşmeli avukat bakımından bu sınır, sözleşmeye konulacak bir çıkar çatışması bildirimi hükmüyle somutlaştırılmalıdır: avukatın şirketin rakipleri, tedarikçileri veya çalışanlarıyla ilgili bir iş üstlenmeden önce şirkete bildirimde bulunması, ileride çıkabilecek güven sorunlarını baştan önler.

Çalışma Süreci: İlk 30 Gün

Sürekli danışmanlık ilişkisi, şirketin mevcut hukuki durumunun tespitiyle başlar; ilk ayın sonunda şirket, risklerinin haritasına ve yıllık yükümlülük takvimine sahip olur. Aşağıdaki sıra, ilişkinin kâğıt üzerinde kalmaması için izlenen standart akıştır.

  1. Tanışma ve kapsam görüşmesi: Şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, çalışan sayısı, sözleşme hacmi, açık davaları ve geçmiş uyuşmazlıkları hakkında bilgi alınır; hizmet kapsamı ve çalışma modeli buna göre önerilir.
  2. Sözleşmenin imzalanması ve baroya tevdii: Avukatlık Kanunu Yönetmeliği m.73/A'daki unsurları taşıyan yazılı sözleşme düzenlenir; bir nüshası baroya verilir ve kayıt numarası şirkete bildirilir.
  3. Hukuki durum tespiti: Esas sözleşme ve son üç yılın genel kurul kararları, mevcut ticari sözleşmeler ve şablonlar, iş sözleşmeleri ve personel yönetmeliği, KVKK dokümanları ve VERBİS kaydı, açık dava ve icra dosyaları, son iki yılın idari yaptırım ve denetim yazışmaları incelenir.
  4. Risk haritası: Tespit edilen bulgular, olasılık ve etki büyüklüğüne göre sıralanmış bir raporda şirkete sunulur; her bulgunun yanında düzeltme adımı, sorumlu birim ve hedef tarih yer alır.
  5. Yıllık yükümlülük takvimi: Genel kurul tarihi ve çağrı süreleri, VERBİS güncelleme ve veri envanteri gözden geçirme tarihleri, sözleşme yenileme tarihleri, ruhsat ve izin süreleri, asgari sermaye intibakı gibi tarihli yükümlülükler tek bir takvimde toplanır.
  6. Çalışma düzeninin kurulması: Yazılı görüş talepleri için iletişim kanalı ve yanıt süresi, düzenli toplantı sıklığı, UETS ve tebligat takibinin kimin tarafından nasıl yapılacağı, acil durum erişimi belirlenir.

İlk otuz günün sonunda şirketin elinde üç belge bulunur: baroya tevdi edilmiş sözleşme, risk haritası ve yıllık takvim. Sonraki aylar, risk haritasındaki maddelerin kapatılması ve takvimin işletilmesiyle geçer; her yeni sözleşme, personel işlemi veya yatırım kararı bu düzenin içinde değerlendirilir.

Arıkan Avukatlık Bürosu Hakkında

Arıkan Avukatlık Bürosu, İstanbul Barosu'na kayıtlı Av. Erkan Behçet Arıkan tarafından Kadıköy'de yürütülen bir avukatlık bürosudur. Av. Arıkan on dört yıldır avukatlık yapmakta, on bir yıldır kendi bürosunu işletmekte ve bir şirketin hukuk işlerini iki buçuk yıla yakın süre şirket içinde yürütmüş olmanın birikimini taşımaktadır. Bu birikim, şirketlere verilen hizmetin iki yönünü de kapsar: dışarıdan müşavir olarak görüş vermek ve şirketin içinde, yöneticilerin yanında kararların hukuki sonuçlarını izlemek.

Büronun şirketlere yönelik çalışma alanları iş hukuku ve işveren danışmanlığı, ticari sözleşmeler ve ticari uyuşmazlıklar, şirketler hukuku, kişisel verilerin korunması, idari yaptırımlara itiraz ve idare hukuku, sigorta tahkimi, fikri mülkiyet ve kentsel dönüşüm hukukudur. Büro, mahkemelere ve icra dairelerine sunulan belgeleri UYAP ile uyumlu biçimde hazırlar ve çok sayıda dosyanın aynı anda yürütüldüğü işlerde takip düzenini belgeleyerek çalışır.

Avukatlık Kanunu m.55 ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği uyarınca bu sayfa yalnızca bilgilendirme amacı taşır; büro, çalışma alanlarını ve tecrübesini belirtmekle yetinir, hizmetin sonucu konusunda taahhütte bulunmaz.

Sık Sorulan Sorular

Şirket avukatı ile hukuk müşaviri aynı şey mi?
Uygulamada aynı anlamda kullanılır. Hukuk müşavirliği, avukatın şirkete dava dışında sürekli danışmanlık vermesini ifade eder; "şirket avukatı" ise halk arasında bu hizmeti veren avukata verilen addır. Her iki ifade de baroya kayıtlı bir avukatı anlatır; avukat olmayan kişilerin şirketlere hukuki görüş vermesi Avukatlık Kanunu m.35/1'e aykırıdır.
Limited şirketimiz için avukat bulundurmak zorunlu mu?
Hayır. Zorunluluk yalnızca esas sermayesi 1.250.000 TL ve üzerindeki anonim şirketler ile üye sayısı yüz ve üzerindeki yapı kooperatifleri için geçerlidir. Limited şirketler ihtiyari olarak danışmanlık alabilir.
Aylık danışmanlık ücreti en az ne kadar?
2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre sözleşmeli avukat aylık ücretinin alt sınırı 33.000 TL'dir. İstanbul Barosu'nun tavsiye çizelgesi anonim şirketler için 87.000 TL'den, limited şirketler için 79.750 TL'den başlayan tutarlar önermektedir. Kesin tutar hizmet kapsamına ve şirketin ölçeğine göre sözleşmede belirlenir.
Davalar aylık ücrete dahil mi?
Kural olarak hayır. Baro çizelgeleri sürekli danışmanlık ücretini dava ve takip ücretleri hariç tutarak belirler; davalar tarife üzerinden ayrıca ücretlendirilir. Davaların dahil olduğu bir model de kararlaştırılabilir; bu durumda aylık tutar daha yüksek olur.
Sözleşme ne kadar süreli olmalı?
Süre tarafların tercihidir; bir yıllık ve otomatik yenilenen sözleşmeler yaygındır. Zorunluluk kapsamındaki anonim şirketlerde süreli sözleşmenin yenilenmeden sona ermesi, şirketin fark etmeden sözleşmesiz kalmasına ve ceza doğmasına yol açar; bu şirketlerde süresiz sözleşme veya otomatik yenileme kaydı önerilir.
Danışmanlık uzaktan verilebilir mi?
Evet. Görüş talepleri, sözleşme incelemeleri ve toplantılar büyük ölçüde elektronik ortamda yürütülür; duruşma, arabuluculuk toplantısı, genel kurul ve denetim gibi fiziki hazır bulunma gerektiren işler ayrıca planlanır. İstanbul dışındaki şirketler için de bu düzen uygulanabilir.
Mali müşavirimiz hukuki işlerimize de bakıyor; yeterli mi?
Hayır. Mali müşavirler vergi ve muhasebe alanında yetkilidir; sözleşme hazırlamak, hukuki görüş vermek ve dava takip etmek Avukatlık Kanunu m.35/1 uyarınca yalnızca avukatların yapabileceği işlerdir. İki meslek birbirini tamamlar; biri diğerinin yerini tutmaz.
Birden fazla şirketimiz var; tek sözleşme yeterli mi?
Hayır. Her tüzel kişi ayrı sözleşme gerektirir. Aynı avukatla birden fazla şirket adına ayrı sözleşmeler yapılabilir; zorunluluk kapsamındaki her anonim şirket için ayrı nüsha baroya verilir.
KVKK uyumu danışmanlık kapsamına girer mi?
Evet. VERBİS kaydı, aydınlatma metinleri, açık rıza, veri envanteri, yurt dışına aktarım ve veri ihlali bildirimi, sürekli danışmanlığın olağan parçasıdır. Kapsamlı bir ilk uyum projesi ise genellikle proje bazlı ayrıca ücretlendirilir.
Danışmanlık ücreti gider yazılabilir mi?
Evet. Avukatlık ücreti, serbest meslek makbuzları karşılığında ödendiğinde şirket için gider niteliğindedir ve kurumlar vergisi matrahından indirilir; ödenen KDV indirim konusu yapılır.
İlk görüşme nasıl yapılır?
Şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, çalışan sayısı ve mevcut hukuki ihtiyaçları hakkında kısa bir ön görüşme yapılır; bu görüşmeye göre hizmet kapsamı ve çalışma modeli önerilir. Ön görüşme için büroyla iletişim bilgileri üzerinden randevu alınabilir.

İletişim ve İlgili Rehberler

Şirketinizin hukuki ihtiyaçları, mevcut sözleşmenizin kapsamı veya çalışma modeli hakkında ön görüşme için Arıkan Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz. Büro Kadıköy, İstanbul'da bulunmaktadır; iletişim bilgileri sitenin iletişim sayfasında yer almaktadır.

Bu sayfadaki konuların ayrıntıları için aşağıdaki rehberlere başvurabilirsiniz:

Sorumluluk Reddi Beyanı & Güncellik Notu

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Tutarlar 7 Ekim 2026 itibarıyla geçerli tarifelere göre verilmiştir ve tarife değişikliklerinde güncellenmesi gerekir.