Anlaşmalı Boşanma Davası 2026: Şartları, Protokolde Yer Alması Gerekenler, Süresi ve Ücreti

  • Ana Sayfa
  • Blog
  • Anlaşmalı Boşanma Davası 2026: Şartları, Protokolde Yer Alması Gerekenler, Süresi ve Ücreti
Anlaşmalı Boşanma Davası 2026: Şartları, Protokolde Yer Alması Gerekenler, Süresi ve Ücreti

Boşanmaya birlikte karar vermiş eşler için en kısa ve en az yıpratıcı yol anlaşmalı boşanmadır. Çoğu dosya tek duruşmada biter; tanık dinlenmez, kusur tartışılmaz. Ne var ki bu hız bir bedelle gelir: Protokole yazılan ya da yazılmayan her cümle, boşanmadan yıllar sonra bile hak kaybı ya da yeni bir dava olarak geri dönebilir. Bu yazıda anlaşmalı boşanmanın kanuni şartlarını, davanın nasıl açılacağını, protokolde hangi konularda mutabık kalınması gerektiğini, duruşmada hâkimin neler sorduğunu, 2026 harç ve avukatlık ücretlerini ve vazgeçme hâlinde ne olacağını anlatıyoruz.

Kısa cevap: Anlaşmalı boşanma için evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı, eşler boşanma ve bütün sonuçları (nafaka, tazminat, velayet, kişisel ilişki, ziynet ve eşya) üzerinde anlaşmış olmalı, her iki eş duruşmada hâkim tarafından bizzat dinlenmeli ve hâkim protokolü uygun bulmalıdır (TMK m.166/3). Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son altı aydır birlikte oturulan yerdeki aile mahkemesine dilekçe ve protokolle açılır. İstanbul'da duruşma günü genellikle birkaç hafta içinde verilir; karar tek celsede çıkar, taraflar istinaftan feragat ederse aynı gün kesinleşir. 2026'da harç ve gider avansı toplamı yaklaşık 4.650 TL'dir; avukatlık ücretinin yasal tabanı 45.000 TL (KDV dâhil 49.500 TL), İstanbul Barosu'nun tavsiye ettiği ücret 108.750 TL'dir. Karar kesinleşinceye kadar eşlerden biri protokolden dönebilir; bu hâlde dava çekişmeli olarak sürer.

İçindekiler

  1. Anlaşmalı Boşanma Nedir? Çekişmeli Boşanmadan Farkı
  2. Anlaşmalı Boşanma Şartları (TMK m.166/3)
  3. 1 Yılı Dolmayan Evlilikte Anlaşmalı Boşanma Olur mu?
  4. Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır? (İstanbul'da Hangi Mahkeme?)
  5. E-Devlet ve UYAP'tan Anlaşmalı Boşanma Başvurusu Yapılır mı?
  6. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Yer Almalı?
  7. Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
  8. Anlaşmalı Boşanmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir?
  9. Anlaşmalı Boşanma Duruşması: Hâkim Ne Sorar, Duruşmaya Gitmek Şart mı?
  10. Anlaşmalı Boşanma Tek Celsede Biter mi? Ne Kadar Sürer, Karar Ne Zaman Kesinleşir?
  11. Anlaşmalı Boşanma Ücreti 2026: Harçlar, Masraflar ve Avukat Ücreti
  12. Anlaşmalı Boşanmadan Vazgeçme ve Protokolden Dönme: Dava Çekişmeliye Dönüşür mü?
  13. Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Nafaka ve Tazminat İstenebilir mi?
  14. Sık Sorulan Sorular ve Sonuç

Anlaşmalı Boşanma Nedir? Çekişmeli Boşanmadan Farkı

Anlaşmalı boşanma, eşlerin hem boşanma konusunda hem de boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu konusunda anlaşmaya vararak mahkemeye birlikte başvurdukları ya da birinin açtığı davayı diğerinin kabul ettiği boşanma türüdür. Kanun bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını varsayar; davacının bir boşanma sebebi ileri sürmesi ve ispat etmesi gerekmez (TMK m.166/3). Çekişmeli boşanmada ise davacı kanundaki sebeplerden birine dayanır, kusur tartışılır, tanık dinlenir ve nafaka ile tazminat kusura göre belirlenir.

Pratik fark üç noktada toplanır. Süre: anlaşmalı boşanma tek duruşmada biter, çekişmeli boşanma çoğu zaman bir yılı aşar. Maliyet: anlaşmalı boşanmada tanık, bilirkişi ve sosyal inceleme gideri yoktur, avukatlık ücreti de daha düşüktür. Denetim: anlaşmalı boşanmada hâkim kusur araştırmaz, ancak protokolü denetler; çocukların ya da eşlerden birinin aleyhine gördüğü noktalarda değişiklik önerir ve taraflar kabul etmezse boşanmaya karar vermez. Anlaşmalı boşanma için eşlerin kavga etmemiş, hatta boşanma sebebinde uzlaşmış olması gerekmez; gerekli olan, sonuçlar üzerinde anlaşmış olmalarıdır.

Anlaşmalı Boşanma Şartları (TMK m.166/3)

Kanun anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için dört şartın birlikte gerçekleşmesini arar. Bunlardan biri eksikse hâkim, eşler anlaşmış olsa bile anlaşmalı boşanmaya karar veremez.

  1. Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Süre, resmî nikâh tarihinden dava tarihine kadar hesaplanır; nişanlılık ya da birlikte yaşama süresi sayılmaz.
  2. Eşler mahkemeye birlikte başvurmalı ya da biri diğerinin açtığı davayı kabul etmelidir. Uygulamada dava eşlerden biri tarafından açılır, diğeri davayı kabul ettiğini duruşmada beyan eder.
  3. Hâkim tarafları bizzat dinlemeli ve iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmelidir. Bu şart, her iki eşin de duruşmaya katılmasını zorunlu kılar; avukat eşin yerine beyanda bulunamaz.
  4. Hâkim, boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Bu düzenleme uygulamada anlaşmalı boşanma protokolüdür.

Kanunun son cümlesi önemlidir: Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; boşanmaya ancak bu değişikliklerin taraflarca kabulü hâlinde hükmolunur. Yargıtay da tarafların boşanma iradesini hâkim önünde bizzat açıklamalarının tek başına yeterli olmadığını, ayrıca malî sonuçlar ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemenin hâkim tarafından uygun bulunmasının zorunlu olduğunu vurgular (Yargıtay 2. HD, 2010/18413 E., 2010/20528 K., 07.12.2010). Boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5). Bu nedenle eşlerin aralarında imzaladıkları, noterde düzenledikleri ya da avukat huzurunda hazırladıkları hiçbir belge mahkeme kararı olmadan boşanma sonucu doğurmaz.

1 Yılı Dolmayan Evlilikte Anlaşmalı Boşanma Olur mu?

Hayır. Bir yıllık süre kanunun açık şartıdır ve hâkimin takdir yetkisi yoktur; evliliğin on birinci ayında eşler her konuda anlaşmış olsa bile TMK m.166/3'e dayanarak anlaşmalı boşanma kararı verilemez. İnternette sıkça yazılan "bir yıl dolmadan da anlaşmalı boşanılır" bilgisi yanlıştır.

Bir yılı dolmamış evlilikte boşanmak isteyen eşlerin önünde iki yol vardır. İlki beklemektir: Dava, nikâh tarihinin üzerinden bir yıl geçtikten sonra açılır. İkincisi, çekişmeli boşanma davası açmaktır: Eşlerden biri evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına (TMK m.166/1) ya da bir özel sebebe dayanarak dava açar, davalı eş davayı kabul eder ve kusur tartışmasına girmez. Ancak bu yolda davanın kabulü tek başına yetmez; hâkim boşanma sebebinin varlığına vicdanen kanaat getirmek zorundadır ve tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz (TMK m.184/3). Bu nedenle davacının yine de en azından tanık gibi bir delil sunması gerekir; dava bir ya da iki celsede sonuçlanabilir, ancak bu teknik anlamda anlaşmalı boşanma değildir ve anlaşmalı boşanmanın hızını her zaman sağlamaz. Hangi yolun uygun olduğu evliliğin kalan süresine ve dosyadaki olaylara göre belirlenmelidir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır? (İstanbul'da Hangi Mahkeme?)

Anlaşmalı boşanma davası, bir dava dilekçesi ve eki olan anlaşmalı boşanma protokolünün aile mahkemesine verilmesi ve harç ile gider avansının yatırılmasıyla açılır. Dilekçede eşlerin kimlik bilgileri, evlilik tarihi, varsa çocuklar, tarafların anlaşmalı olarak boşanmak istedikleri ve protokolün dilekçe eki olduğu yazılır; talep sonucunda boşanma ile protokolün onaylanarak hükme geçirilmesi istenir. Dava eşlerden biri tarafından açılır; diğer eş davalı konumundadır ve duruşmada davayı kabul ettiğini beyan eder. İki eşin aynı avukata vekâlet vermesi mümkün değildir; protokol ve dilekçeyi genellikle bir avukat hazırlar, ancak yalnızca eşlerden birini temsil eder, diğer eş duruşmaya bizzat katılır.

Görevli ve yetkili mahkeme

Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar (4787 sayılı Kanun m.2). Yetki bakımından anlaşmalı boşanma da genel kurala tabidir: Dava, eşlerden birinin yerleşim yerinde ya da davadan önce son altı aydır birlikte oturulan yerdeki aile mahkemesinde açılır (TMK m.168). Bu yetki kesin yetki olmadığından, davalı eş yetki itirazında bulunmazsa dava Türkiye'nin herhangi bir yerindeki aile mahkemesinde görülebilir; anlaşmalı boşanmada davalı itiraz etmeyeceği için uygulamada eşler kendilerine en uygun adliyeyi seçebilmektedir. Yine de dilekçede yetkiyi TMK m.168'e uygun biçimde göstermek, mahkemenin kendiliğinden yetkisizlik tartışması açmasının önüne geçer.

İstanbul'da anlaşmalı boşanma hangi adliyede açılır?

İstanbul'da her adliyenin kendi aile mahkemeleri vardır. Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Ümraniye, Sancaktepe, Çekmeköy ve Sultanbeyli'de oturan eşler için yetkili yer Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi'dir. Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Şişli, Beyoğlu, Sarıyer, Kağıthane, Fatih ve Eyüpsultan İstanbul (Çağlayan) Adliyesi'ne; Bakırköy, Bahçelievler, Güngören ve Zeytinburnu Bakırköy Adliyesi'ne; Küçükçekmece, Avcılar, Başakşehir ve Esenyurt Küçükçekmece Adliyesi'ne bağlıdır. Gaziosmanpaşa, Büyükçekmece, Silivri, Beykoz ve Şile'nin de kendi adliyeleri bulunur. Anlaşmalı boşanmada eşler, duruşma gününün daha erken verildiği ya da ikisine de yakın olan adliyeyi tercih edebilir.

Gerekli belgeler

Dava dilekçesi, her iki eşin ıslak imzasını taşıyan protokol, davacının kimlik fotokopisi, avukatla açılıyorsa noterden alınmış boşanma yetkili vekâletname ve harç makbuzları yeterlidir. Nüfus kayıt örneğini mahkeme UYAP üzerinden kendisi alır; e-Devlet'ten alınan evlenme kaydının dilekçeye eklenmesi işi hızlandırır. Tanık listesi, delil ya da olay anlatımı gerekmez; dilekçede boşanma sebebi olarak evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının belirtilmesi yeterlidir.

E-Devlet ve UYAP'tan Anlaşmalı Boşanma Başvurusu Yapılır mı?

Anlaşmalı boşanma davası UYAP Vatandaş Portalı üzerinden elektronik ortamda açılabilir; ancak bunun için e-Devlet şifresi yetmez, elektronik imza ya da mobil imza gerekir. Dilekçe UDF biçiminde hazırlanıp yüklenir, protokol ve ekler PDF ya da görüntü dosyası olarak eklenir, harç ve avans portal üzerinden ödenir. e-Devlet şifresiyle yalnızca açılmış dosya sorgulanabilir, duruşma günü ve dosyaya giren evrak görülebilir. Avukatla açılan davada bütün bu işlemler UYAP Avukat Portalı'ndan yapılır ve müvekkilin adliyeye gitmesine gerek kalmaz. Elektronik başvurunun anlaşmalı boşanmada özel bir avantajı yoktur: Duruşmaya her iki eş yine bizzat katılmak zorundadır ve protokol duruşmada ıslak imzalı olarak sunulmalıdır.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Yer Almalı?

Protokol, anlaşmalı boşanmanın belkemiğidir. Mahkeme protokolü onayladığında protokol hükümleri kararın hüküm fıkrasına geçer ve bir mahkeme ilamı gibi icra edilebilir hâle gelir. Yargıtay, protokolün yalnızca onaylandığının yazılmasını ya da kararda protokole atıf yapılmasını yeterli görmez; anlaşılan bütün hususların ayrıca hüküm fıkrasına geçirilmesini arar (Yargıtay 2. HD, 2012/25949 E., 2013/11249 K., 24.04.2013) ve kadının evlilik soyadını kullanmaya devam etmesine ilişkin protokol maddesi hükme yazılmadığı için kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2014/15186 E., 2014/26043 K., 18.12.2014). Bu nedenle protokoldeki her madde infaz edilebilir açıklıkta, tarih, miktar ve kimlik bilgileriyle yazılmalıdır. Aşağıda eşlerin hangi konularda mutabık kalması ve protokolde nelerin düzenlenmesi gerektiğini anlatıyoruz.

Kanunen zorunlu olan konular

Kanunun aradığı asgari içerik, boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumudur. Boşanmanın malî sonuçları yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminattır; çocukların durumu ise velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakasıdır. Bu başlıklardan birinde anlaşma yoksa ya da protokol bu konuda sessizse hâkim anlaşmalı boşanmaya karar veremez. Talep yoksa bile bu durumun açıkça yazılması gerekir; "tarafların birbirlerinden nafaka ve tazminat talebi bulunmamaktadır" biçiminde bir hüküm, sessiz kalmaktan farklı sonuç doğurur.

Boşanma iradesi ve taraf bilgileri

Protokolün başında eşlerin ad, soyad, T.C. kimlik numarası ve adresleri, evlilik tarihi ve tarafların TMK m.166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmayı serbest iradeleriyle kabul ettikleri beyanı yer alır. Bu beyan duruşmada hâkim önünde sözlü olarak tekrarlanacaktır.

Velayet

Her bir ortak çocuğun adı, doğum tarihi ve kimlik numarasıyla birlikte velayetinin hangi eşe bırakılacağı yazılır. Eşler ortak velayet üzerinde de anlaşabilir; Yargıtay, ortak velayetin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığını kabul etmektedir (Yargıtay 2. HD, 2016/15771 E., 2017/1737 K., 20.02.2017). Ancak ortak velayet için her iki eşin isteği ve çocuğun yararı birlikte aranır; mahkeme protokoldeki velayet düzenlemesini çocuğun üstün yararına göre denetler ve gerekirse değiştirilmesini önerir.

Kişisel ilişki (çocukla görüşme düzeni)

Velayeti almayan eşin çocukla ne zaman, nerede ve nasıl görüşeceği gün, saat ve teslim yeri belirtilerek yazılmalıdır. "Makul ölçüde kişisel ilişki" gibi genel ifadeler icra edilemez ve mahkemece düzeltilmesi istenir. Düzenlenmesi gereken dönemler şunlardır: hafta sonları (hangi haftalar, hangi günler, hangi saatler arası), yarıyıl ve yaz tatili, dinî ve millî bayramlar, anneler ve babalar günü, çocuğun ve ebeveynin doğum günleri, telefon ve görüntülü görüşme düzeni. Çocuğun yaşı küçükse (özellikle okul öncesi dönemde) yatılı görüşmenin kademeli başlaması, farklı şehirlerde yaşanıyorsa ulaşım masrafının kimin tarafından karşılanacağı da öngörülmelidir.

İştirak nafakası

Velayeti almayan eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkısı olan iştirak nafakasının miktarı, hangi hesaba ve her ayın hangi günü ödeneceği, ilk ödeme tarihi ve yıllık artış ölçütü (örneğin TÜFE oranı) açıkça yazılmalıdır. Artış maddesi unutulursa nafaka birkaç yıl içinde anlamını yitirir ve nafaka artırım davası açmak gerekir. Okul, kurs, sağlık ve benzeri olağan dışı giderlerin nasıl paylaşılacağı da ayrı bir maddeyle düzenlenmelidir. İştirak nafakası çocuğun hakkıdır; eşler bundan çocuk adına vazgeçemez ve hâkim çocuğun yararına uygun bulmadığı miktarı değiştirebilir.

Yoksulluk nafakası

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş lehine yoksulluk nafakası kararlaştırılabilir (TMK m.175). Protokolde hangi eşin hangi eşe, ne miktarda, hangi tarihten itibaren, ne kadar süreyle ve hangi artış oranıyla ödeyeceği yazılır; nafaka belirli bir süreyle sınırlanabileceği gibi süresiz de kararlaştırılabilir. Bu konuda önemli bir gelişme vardır: Anayasa Mahkemesi, TMK m.175'teki "süresiz olarak" ibaresini 04.06.2026 tarihli kararıyla iptal etmiş (AYM, 2025/156 E., 2026/131 K.), karar 30.09.2026'da Resmî Gazete'de yayımlanmış ve iptal hükmü 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek biçimde ertelenmiştir. O tarihe kadar kanunun yeniden düzenlenmesi beklenmektedir; bu nedenle protokolde süresiz nafaka kararlaştıran eşlerin, ileride çıkacak düzenlemenin mevcut nafakaları etkileyebileceğini bilmesi gerekir. Talep yoksa bu açıkça belirtilmelidir, çünkü anlaşmalı boşanmada yoksulluk nafakasından vazgeçen eş sonradan bu nafakayı isteyemez.

Maddi ve manevi tazminat

Anlaşmalı boşanmada kusur tartışılmadığından tazminat kusur şartına bağlı değildir; eşler dilerse belirli bir tutarda maddi ve manevi tazminat kararlaştırabilir, dilerse karşılıklı olarak talepleri bulunmadığını beyan edebilir. Tazminat kararlaştırılıyorsa miktar, ödeme tarihi, taksitli ödemede taksit takvimi ve gecikme hâlinde ne olacağı yazılmalıdır. Tazminat talebi bulunmadığına ilişkin beyan, sonradan açılacak tazminat davasını engeller.

Mal rejimi, ziynet ve ev eşyası

Mal paylaşımı anlaşmalı boşanmanın zorunlu unsuru değildir; ancak protokolde düzenlenmezse boşanmadan sonra ayrı bir mal rejimi davasının konusu olur. Eşler mal paylaşımını protokolle bitirmek istiyorsa her taşınmazı ada ve parsel numarasıyla, her aracı plakasıyla, her banka hesabını banka ve hesap bilgisiyle tek tek yazmalı; kimin neyi alacağını, devir tarihini ve masrafları belirtmelidir. Düğünde takılan ziynet eşyası ve ortak konuttaki eşyalar da ayrı maddelerde düzenlenmelidir. Bu konuyu aşağıda ayrı başlıkta ele aldık.

Aile konutu ve ortak borçlar

Dava sırasında ve boşanmadan sonra aile konutunda kimin oturacağı, konut kiralıksa kira sözleşmesinin kimde kalacağı, konut eşlerden birinin mülkiyetindeyse diğer eşin tahliye tarihi ve konut üzerindeki aile konutu şerhinin kaldırılıp kaldırılmayacağı protokolde düzenlenmelidir. Konut kredisi, taşıt kredisi, kredi kartı ve kefalet gibi ortak borçların kim tarafından ödeneceği de yazılmalı; borcun bankaya karşı sorumluluğunu protokolün değiştirmediği, bu hükümlerin yalnızca eşler arasında geçerli olduğu bilinmelidir.

Soyadı

Boşanan kadın kural olarak evlenmeden önceki soyadını alır. Evlilik soyadını kullanmaya devam etmek istiyorsa ve kocası buna muvafakat ediyorsa bu husus protokole yazılır ve hâkim, kadının bunda menfaati bulunduğuna ve kocaya zarar vermeyeceğine kanaat getirirse izin verir (TMK m.173). Protokolde yer almayan soyadı talebi sonradan ayrı dava gerektirir.

Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti

Harç ve gider avansını kimin karşılayacağı, tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekâlet ücreti talep edip etmeyecekleri protokole yazılır. Burada bir inceliğe dikkat edilmelidir: Yargıtay, protokoldeki karşılıklı vekâlet ücretinden vazgeçme hükmünün yalnızca boşanma davası için geçerli olduğunu, sonradan açılan mal rejimi davasını kapsamadığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/6 E., 2024/8130 K., 01.11.2024). Feragatin hangi davaları kapsadığı açıkça yazılmalıdır.

Anlaşmalı boşanma protokolünde mutabık kalınması gereken konular
Konu Neye karar verilmeli? Dikkat edilecek nokta
Boşanma iradesi Her iki eşin serbest iradeyle boşanmayı kabul ettiği Duruşmada hâkim önünde sözlü olarak tekrarlanır
Velayet Her çocuk için velayetin hangi eşte kalacağı, ortak velayet istenip istenmediği Hâkim çocuğun yararına göre değiştirebilir; zorunlu unsur
Kişisel ilişki Hafta sonu, tatil, bayram ve özel günler; gün, saat, teslim yeri Genel ifadeler icra edilemez; zorunlu unsur
İştirak nafakası Miktar, ödeme günü, hesap, ilk ödeme tarihi, yıllık artış, olağan dışı giderler Çocuğun hakkıdır; vazgeçilemez, sonradan artırılabilir
Yoksulluk nafakası Var/yok; varsa miktar, süre, artış Vazgeçen eş sonradan isteyemez; zorunlu unsur
Maddi ve manevi tazminat Var/yok; varsa miktar ve ödeme takvimi Kusur şartı aranmaz; vazgeçilirse sonradan dava açılamaz; zorunlu unsur
Mal rejimi Taşınmaz, araç, hesap ve diğer malların tek tek kimde kalacağı; feragat varsa kapsamı Genel ifadeler feragat sayılmaz; düzenlenmezse ayrı dava açılır
Ziynet ve ev eşyası Kimde kalacağı, iade edilip edilmeyeceği Yazılmazsa ayrı dava konusu olur
Aile konutu ve borçlar Konutta kimin oturacağı, tahliye, kira, kredi ve kart borçları Bankaya karşı sorumluluğu değiştirmez
Soyadı Kadının evlilik soyadını kullanmaya devam edip etmeyeceği Hükme yazılmazsa sonradan ayrı dava gerekir
Yargılama gideri ve vekâlet ücreti Kimin karşılayacağı, karşılıklı talep olup olmadığı Feragatin kapsamı (yalnız boşanma mı, mal rejimi de mi) belirtilmeli

Neden protokol örneği vermiyoruz?

İnternette dolaşan protokol şablonları iki nedenle tehlikelidir. Birincisi, her evliliğin mal varlığı, borç yapısı, çocuk düzeni ve gelir dengesi farklıdır; şablondaki "tarafların birbirlerinden hiçbir talebi yoktur" cümlesi, aslında katılma alacağı ya da ziynet hakkı bulunan eşin bu haklarını fark etmeden kaybetmesine yol açabilir. İkincisi, şablonlarda genel ve muğlak ifadeler kullanılır; bu ifadeler ya hâkim tarafından düzeltilmesi istenerek davayı uzatır ya da yıllar sonra yeni bir davaya zemin hazırlar. Protokol, boşanmanın sözleşmesidir ve dosyanıza özgü olarak hazırlanmalıdır. Bu konuda büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Eşler arasında aksine bir sözleşme yoksa yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir; evlilik içinde edinilen malların değeri üzerinde her eşin kural olarak yarı oranında katılma alacağı vardır (TMK m.231 vd.). Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer (TMK m.225) ve tasfiye kural olarak ayrı bir davada görülür. Anlaşmalı boşanmada eşler bu tasfiyeyi protokolle de yapabilir, ancak bunun kuralları sıkıdır.

Yargıtay'a göre mal rejiminden doğan talepler boşanmanın fer'i değildir; bu nedenle protokoldeki "malî sonuçlar" ifadesi kural olarak yalnızca nafaka ve tazminatı kapsar. Katılma alacağı, katkı payı ve değer artış payından vazgeçildiğinin kabul edilebilmesi için protokolde bu alacakların duraksamaya yer vermeyecek biçimde tek tek ve ismen sayılarak düzenlenmiş olması gerekir; genel ifadeler feragat sayılmaz (Yargıtay 8. HD, 2013/827 E., 2013/12674 K., 19.09.2013). Protokoldeki mal rejimi hükümlerinin ayrıca mahkeme kararında yer alması ya da protokolün mahkemece onaylanması gerekir; onaylanmamış olsa bile duruşmada imzası inkâr edilmeyen beyan mahkeme içi ikrar sayılır ve buna aykırı talep hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilir (Yargıtay 8. HD, 2016/4790 E., 2018/13987 K., 12.06.2018).

Buna karşılık protokolde "taraflar mal rejimi tasfiyesi, katkı payı, değer artış payı ve sair adlar altında birbirlerinden herhangi bir talepte bulunmayacaklarını kabul eder" biçiminde açık bir hüküm varsa sonradan açılan tasfiye davası reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2023/6750 E., 2024/1933 K., 20.03.2024). Eşlerin bütün mal varlığını değil, yalnızca devredilecek belirli malları protokole yazarak kısmi tasfiye yapmaları da mümkündür (Yargıtay 2. HD, 2022/7207 E., 2023/2859 K., 01.06.2023); bu durumda protokol dışında kalan mallar için tasfiye davası hakkı saklı kalır.

Uygulamada doğru yöntem şudur: Eşler mal paylaşımını protokolle bitirmek istiyorsa her taşınmaz ada, parsel ve bağımsız bölüm numarasıyla; her araç plaka, marka ve modeliyle; her banka hesabı ve birikim banka ve hesap bilgisiyle yazılır; kimin hangi malı alacağı, devrin ne zaman ve hangi masrafla yapılacağı belirtilir ve protokol dışında mal rejiminden doğan hiçbir talep bulunmadığı, bu alacakların adları sayılarak ifade edilir. Taşınmaz devri protokol ve kararla kendiliğinden gerçekleşmez; tapuda ayrıca işlem gerekir, bu nedenle devrin boşanma kararının kesinleşmesinden önce mi sonra mı yapılacağı kararlaştırılmalıdır. Eşler mal paylaşımını sonraya bırakmak isterse protokolde bu konuda hiçbir beyanda bulunmamaları ya da hakların saklı tutulduğunu yazmaları gerekir; mal rejimi davası boşanmanın kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde açılabilir.

Anlaşmalı Boşanmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Anlaşmalı boşanmada velayet, eşlerin protokolde anlaştığı eşe bırakılır; anne ya da baba lehine kanuni bir öncelik yoktur. Ancak velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim tarafların anlaşmasıyla bağlı değildir; çocuğun yaşı, bakım ihtiyacı, kardeşlerin birlikte kalması, okul düzeni ve her iki ebeveynin koşullarını gözeterek protokoldeki düzenlemeyi uygun bulmayabilir ve değiştirilmesini önerebilir. Uygulamada hâkimler özellikle küçük yaştaki çocuğun velayetinin anneden alınarak babaya verilmesini öngören protokollerde gerekçe arar; gerekirse uzman görüşü de alabilir. Taraflar hâkimin önerdiği değişikliği kabul etmezse anlaşmalı boşanmaya karar verilmez.

Velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakasına ilişkin protokol hükümleri kesin değildir. Çocuğun yararı gerektirdiğinde velayet sonradan değiştirilebilir (TMK m.183), kişisel ilişki düzeni yeniden düzenlenebilir ve iştirak nafakası koşullar değiştikçe artırılabilir ya da azaltılabilir (TMK m.331). Eşlerin protokolde bu konularda "değiştirilemez" biçiminde anlaşmaları hukuken sonuç doğurmaz.

Anlaşmalı Boşanma Duruşması: Hâkim Ne Sorar, Duruşmaya Gitmek Şart mı?

Evet, her iki eşin de duruşmaya katılması şarttır. Kanun hâkimin tarafları bizzat dinlemesini aradığından, eşlerden biri duruşmaya gelmezse anlaşmalı boşanmaya karar verilemez; avukatın katılımı bu şartı karşılamaz. Gelmeyen eş için duruşma ertelenebilir ya da dava, davacı isterse çekişmeli boşanma usulüne göre sürdürülür. Yurt dışında yaşayan eşin duruşma günü Türkiye'de bulunması gerekir; SEGBİS yoluyla dinlenme talebi mahkemenin takdirindedir ve her mahkeme kabul etmemektedir.

Duruşma kısa sürer, çoğu zaman on beş dakikayı geçmez. Hâkim önce kimlikleri tespit eder; ardından eşlere sırayla evlilik tarihini, boşanmak isteyip istemediklerini, bu kararı herhangi bir baskı ya da tehdit altında kalmadan verip vermediklerini, protokolü okuyup anlayıp anlamadıklarını ve içeriğini kabul edip etmediklerini sorar. Çocuk varsa velayet, görüşme düzeni ve nafaka konusundaki anlaşmayı teyit ettirir; nafaka ve tazminat talebinin bulunup bulunmadığını, ziynet ve eşya konusunda anlaşıldığını, mal rejimi konusunda talepleri olup olmadığını ayrı ayrı sorar. Hâkim protokolde uygun bulmadığı bir madde varsa bunu açıklar ve tarafların değişikliği kabul edip etmediğini sorar. Son olarak tarafların boşanma kararını temyiz etmek isteyip istemediklerini, başka bir deyişle istinaf yolundan feragat edip etmediklerini sorar. Beyanlar tutanağa geçirilir, taraflarca imzalanır ve hâkim kararını açıklar.

Protokolün yazılı olması kanunen zorunlu değildir; eşler anlaştıkları hususları duruşmada sözlü olarak açıklayabilir ve bunlar tutanağa geçirilir. Ancak bu yol, mal rejimi ve kişisel ilişki gibi ayrıntılı düzenlemelerin eksik kalmasına yol açtığından uygulamada yazılı protokol tercih edilmelidir. Duruşmaya giderken kimlik, protokolün aslı ve varsa vekâletname yanınızda olmalıdır.

Anlaşmalı Boşanma Tek Celsede Biter mi? Ne Kadar Sürer, Karar Ne Zaman Kesinleşir?

Evet. Dilekçe ve protokol eksiksizse, her iki eş duruşmaya katılırsa ve hâkim protokolü uygun bulursa anlaşmalı boşanma tek celsede karara bağlanır. Sürecin uzunluğunu belirleyen asıl unsur mahkemin duruşma gününü ne kadar sonraya verdiğidir. Davanın açılmasıyla birlikte mahkeme tensip zaptı düzenler ve duruşma günü belirler; İstanbul adliyelerinde bu süre mahkemenin yoğunluğuna göre iki hafta ile iki ay arasında değişmektedir. Protokolde eksik bulunması, tarafların değişikliği kabul etmesi için süre istemesi ya da eşlerden birinin gelmemesi ikinci bir celseye yol açar.

Duruşmada açıklanan karar hemen kesinleşmez. Hâkim gerekçeli kararı yazar; gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf süresi işler ve bu süre istinafa başvurulmadan geçerse karar kesinleşir (HMK m.345). Bu bekleme, taraflar istinaf yolundan feragat ederse ortadan kalkar: Eşler duruşmada ya da gerekçeli karar yazıldıktan sonra verecekleri dilekçeyle istinaftan feragat ederse karar derhâl kesinleşir ve kesinleşme şerhi aynı gün ya da birkaç gün içinde yazılır. Uygulamada anlaşmalı boşanmanın tamamı, dava açılışından kesinleşmeye kadar, feragatle çoğu zaman bir ay içinde tamamlanır; feragat edilmezse bu süre gerekçeli kararın yazılması ve tebligatla birlikte iki ayı bulabilir.

Kesinleşen karar mahkeme tarafından nüfus müdürlüğüne bildirilir ve nüfus kaydına işlenir; kadın için üç yüz günlük bekleme süresi (TMK m.132) bu tarihten itibaren hesaplanır. Dikkat edilmesi gereken bir nokta daha vardır: Kararın yıllarca tebliğe çıkarılmaması, boşanma iradesinin samimi olmadığının göstergesi sayılır. Yargıtay, anlaşmalı boşanma kararını on yıl sonra tebliğe çıkaran eşin bu davranışını dürüstlük kuralına aykırı bulmuş ve davanın reddi gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/6270 E., 2023/4616 K., 10.10.2023); dokuz yıl sonra tebliğe çıkarılan ve bu arada birlikte yaşanmaya devam edilen bir dosyada da aynı sonuca varılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/4527 E., 2024/2966 K., 29.04.2024). Boşanma karar alındıktan sonra kesinleştirme işleminin geciktirilmemesi gerekir.

Anlaşmalı Boşanma Ücreti 2026: Harçlar, Masraflar ve Avukat Ücreti

Anlaşmalı boşanma davasında devlete ödenen kalemler çekişmeli boşanmayla aynıdır; boşanma maktu harca tabidir ve protokolde nafaka ya da tazminat kararlaştırılması harcı değiştirmez. 2026 yılı için Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 98) uyarınca aile mahkemesinde başvurma harcı 732,00 TL, maktu karar ve ilam harcı 732,00 TL'dir. Gider avansı, Gider Avansı Tarifesi'ne göre taraf sayısının beş katı tebligat ücreti ile diğer işler için 530 TL'nin toplamıdır; PTT'nin 2026 normal tebligat ücreti olan 265 TL üzerinden iki eş için 3.180 TL eder. Anlaşmalı boşanmada tebligatların çoğu kullanılmadığından avansın büyük bölümü dava sonunda iade edilir. Buna göre 2026'da avukatsız açılan bir anlaşmalı boşanma davasının açılış maliyeti yaklaşık 4.650 TL'dir; avukatla açılıyorsa noterden alınacak vekâletname masrafı eklenir.

Avukatlık ücreti serbestçe kararlaştırılır, ancak 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde aile mahkemesi işleri için öngörülen 45.000 TL'nin altına inemez; aile mahkemesi işlerinde KDV oranı %10 olduğundan KDV dâhil yasal taban 49.500 TL'dir. İstanbul Barosu'nun 2026 Yılı Tavsiye Niteliğinde En Az Ücret Çizelgesi'nde anlaşmalı boşanma için 108.750 TL (KDV hariç) öngörülmüştür; bu tutar bağlayıcı değil, yol göstericidir. Ücreti etkileyen başlıca etkenler ortak çocuk bulunup bulunmaması, mal paylaşımının protokolle yapılıp yapılmayacağı, taşınmaz devrinin takip edilip edilmeyeceği ve protokolün karmaşıklığıdır. Protokolü hazırlayan avukat yalnızca eşlerden birinin vekilidir; diğer eş dilerse ayrı bir avukatla çalışır, dilerse davaya bizzat katılır. Yargılama giderini ve vekâlet ücretini hangi eşin karşılayacağı protokolde kararlaştırılır; uygulamada taraflar karşılıklı olarak bu taleplerden vazgeçer ve harçlar davayı açan tarafça ödenir.

2026 yılı anlaşmalı boşanma harç, masraf ve avukatlık ücreti özeti
Kalem 2026 tutarı Açıklama
Başvurma harcı (aile mahkemesi) 732,00 TL Harçlar Kanunu Genel Tebliği Seri No: 98; maktu, peşin
Maktu karar ve ilam harcı 732,00 TL Protokoldeki nafaka ve tazminat harcı artırmaz
Gider avansı (iki eş) yaklaşık 3.180 TL 2 × 5 × 265 TL + 530 TL; kullanılmayan kısım iade edilir
Dava açılış toplamı (avukatsız) yaklaşık 4.650 TL Noter vekâletname masrafı hariç
AAÜT asgari avukatlık ücreti 45.000 TL (KDV dâhil 49.500 TL) 2025-2026 AAÜT; yasal alt sınır
İstanbul Barosu tavsiye ücreti 108.750 TL + KDV 2026 tavsiye çizelgesi; bağlayıcı değil
Karşı taraf vekâlet ücreti Protokolle belirlenir Uygulamada karşılıklı vazgeçilir; vazgeçmenin kapsamı yazılmalı

Anlaşmalı Boşanmadan Vazgeçme ve Protokolden Dönme: Dava Çekişmeliye Dönüşür mü?

Anlaşmalı boşanma iradesinden, boşanma kararı kesinleşinceye kadar her aşamada tek taraflı olarak dönülebilir. Yargıtay, gerek boşanma gerek malî sonuçlar ve çocukların durumu konusundaki irade beyanından karar kesinleşinceye kadar dönülmesini engelleyen bir kanun hükmü bulunmadığını kabul etmekte; bu durumda davanın çekişmeli boşanma usulüne (TMK m.166/1-2) göre sürdürülmesi ve taraflara delil gösterme imkânı tanınması gerektiğini belirtmektedir (Yargıtay 2. HD, 2020/2554 E., 2020/3915 K., 17.09.2020; aynı yönde 2. HD, 2023/8476 E., 2023/5776 K., 29.11.2023). Protokolü imzalamış olmak eşi bağlamaz; eş duruşmada "boşanmak istemiyorum" ya da "protokolü kabul etmiyorum" derse anlaşmalı boşanma kararı verilemez.

Bu durumda dava düşmez, çekişmeli boşanmaya dönüşür. Davacı, boşanma sebebini ve karşı tarafın kusurunu ispat etmek zorunda kalır; mahkeme taraflara dilekçelerini tamamlamaları ve delillerini bildirmeleri için süre verir. Protokolden dönen eşin daha önce protokolde kabul ettiği hususlar (örneğin velayetin diğer eşe bırakılması ya da nafaka talebinin bulunmadığı) çekişmeli davada onu bağlamaz, ancak dosyadaki beyanlar hâkim tarafından değerlendirilebilir. Davacı çekişmeli yolla devam etmek istemiyorsa davadan feragat edebilir ya da davalının rızasıyla davayı geri alabilir; feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan aynı olaylara dayanarak yeniden dava açılamaz, geri almada ise dava hiç açılmamış sayılır (HMK m.123, 311).

Dönmenin tersi de mümkündür. Çekişmeli yürüyen bir boşanma davasında eşler yargılamanın herhangi bir aşamasında, hatta temyiz aşamasında dahi anlaşmalı boşanma protokolü sunabilir. Yargıtay bu durumda, tarafların duruşmaya çağrılıp bizzat dinlenmesi ve protokol doğrultusunda karar verilmesi için hükmü bozmaktadır (Yargıtay 2. HD, 2023/8732 E., 2024/2568 K., 18.04.2024; 2. HD, 2024/10160 E., 2025/11305 K., 16.12.2025). Öte yandan anlaşmalı boşanma davasından feragat edilmesi, diğer eşin daha önceki kusurlu davranışlarının affedildiği anlamına gelmez; sonradan açılan çekişmeli davada bu olaylara dayanılabilir (Yargıtay 2. HD, 2024/4216 E., 2024/5654 K., 11.09.2024).

Karar kesinleştikten sonra ise protokolden dönmek mümkün değildir. Kesinleşmiş boşanma kararı ancak yargılamanın yenilenmesi gibi olağanüstü yollarla ve çok sınırlı hâllerde ortadan kaldırılabilir. Protokolün baskı ya da tehdit altında imzalandığı iddiası, karar kesinleşmeden istinaf yoluyla ileri sürülmelidir.

Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Nafaka ve Tazminat İstenebilir mi?

Cevap, talebin türüne ve protokolde ne yazdığına göre değişir. Yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat boşanmanın malî sonuçlarıdır ve anlaşmalı boşanmada bunlar üzerinde anlaşılmış olması zorunludur. Protokolde bu haklardan vazgeçildiği ya da talep bulunmadığı yazılmış ve mahkemece onaylanmışsa, boşanmadan sonra aynı hakların yeniden istenmesi mümkün değildir; mahkeme kararı kesin hüküm oluşturur. Boşanma davasında istenmeyen nafaka ve tazminatın bir yıl içinde ayrı davayla istenebileceğine ilişkin kural (TMK m.178), protokolde açıkça vazgeçilmiş haklar için işlemez. Buna karşılık protokolde kararlaştırılmış bir yoksulluk nafakası, tarafların malî durumunda sonradan meydana gelen değişiklik üzerine artırılabilir, azaltılabilir ya da kaldırılabilir (TMK m.176/4); nafaka alacaklısının evlenmesi, evlenmeden fiilen evli gibi yaşaması ya da yoksulluğunun ortadan kalkması nafakayı sona erdirir (TMK m.176/3).

Çocuğa ilişkin haklar farklıdır. İştirak nafakası çocuğun hakkıdır; protokolde istenmemiş ya da ebeveynler arasında vazgeçilmiş olsa bile boşanmadan sonra çocuk adına her zaman istenebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, anlaşmalı boşanmada iştirak nafakası istenmemiş olmasının sonradan talep edilmesine engel olmadığını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2-2613 E., 2019/1191 K., 14.11.2019). Protokolle kararlaştırılan iştirak nafakası da çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerin gelir durumu değiştikçe artırılabilir (TMK m.331). Velayet ve kişisel ilişki düzeni de çocuğun yararı gerektirdiğinde yeniden düzenlenebilir.

Mal rejimi ve ziynet alacakları ise yukarıda anlatıldığı gibi protokolde açıkça ve ismen düzenlenmemişse boşanmanın kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde ayrı davayla istenebilir; açıkça vazgeçilmişse istenemez.

Sık Sorulan Sorular ve Sonuç

Anlaşmalı boşanma en erken ne zaman sonuçlanır?

Cevap: Dava açıldıktan sonra mahkemenin vereceği ilk duruşma gününde karar çıkar ve taraflar istinaftan feragat ederse karar aynı gün kesinleşir. İstanbul'da bu süre mahkemenin yoğunluğuna göre genellikle iki hafta ile bir ay arasındadır; duruşma gününün erken alınması için dilekçede tarafların anlaşmış olduğu ve duruşmaya hazır bulunacakları belirtilebilir.

Anlaşmalı boşanmada avukat zorunlu mu?

Cevap: Hayır. Dava avukatsız açılabilir ve yürütülebilir. Ancak protokolün hukuki sonuçları geri alınamaz nitelikte olduğundan, özellikle çocuk, taşınmaz, birikim ya da ziynet bulunan evliliklerde protokolün bir avukat tarafından hazırlanması hak kaybını önler. Avukatla çalışılsa bile her iki eş duruşmaya bizzat katılmak zorundadır.

Anlaşmalı boşanmada tanık gerekir mi?

Cevap: Hayır. Anlaşmalı boşanmada kusur ve boşanma sebebi araştırılmadığından tanık dinlenmez, delil sunulmaz. Hâkim yalnızca tarafları dinler ve protokolü inceler.

Eşlerden biri yurt dışındaysa anlaşmalı boşanma mümkün mü?

Cevap: Mümkündür; ancak yurt dışındaki eşin duruşma günü mahkemede hazır bulunması gerekir. Konsoloslukta düzenlenecek vekâletname davanın açılması ve takibi için yeterlidir, hâkim tarafından bizzat dinlenme şartını ise karşılamaz. Duruşmanın tarafların Türkiye'de bulunacağı tarihe göre planlanması gerekir.

Hâkim protokolü beğenmezse ne olur?

Cevap: Hâkim uygun bulmadığı maddeyi açıklar ve değişiklik önerir. Taraflar değişikliği kabul ederse protokol o şekilde onaylanır ve boşanmaya karar verilir. Kabul etmezlerse anlaşmalı boşanmaya karar verilemez; dava çekişmeli olarak sürer ya da davacı davadan vazgeçer. En sık düzeltme istenen konular çocukla kişisel ilişkinin belirsiz yazılması, iştirak nafakasının çocuğun ihtiyacına göre düşük kalması ve küçük yaştaki çocuğun velayetine ilişkin düzenlemelerdir.

Anlaşmalı boşanmada banka hesapları ve mal varlığı araştırılır mı?

Cevap: Kural olarak hayır. Mahkeme tarafların beyan ve protokolü üzerinden karar verir, mal varlığı araştırması yapmaz. Bu nedenle eşlerden birinin diğerinin mal varlığını bilmeden protokol imzalaması kendi aleyhine sonuç doğurabilir; protokol öncesinde tapu, araç ve hesap bilgilerinin karşılıklı olarak paylaşılması önerilir.

Protokole uyulmazsa ne olur?

Cevap: Mahkeme kararına geçen protokol hükümleri ilam niteliğindedir. Ödenmeyen nafaka ve tazminat ilamlı icra yoluyla tahsil edilir; nafaka borcunun ödenmemesi ayrıca tazyik hapsine yol açabilir (İİK m.344). Kişisel ilişkiye uyulmaması hâlinde icra dairesi aracılığıyla çocuk teslimi istenebilir ve tekrarı hâlinde velayetin değiştirilmesi dava edilebilir. Taşınmaz devri gibi edimler yerine getirilmezse ilamın icrası yoluna gidilir.

Anlaşmalı boşanmada kadın eşinin soyadını kullanmaya devam edebilir mi?

Cevap: Kocanın muvafakati protokole yazılır ve hâkim kadının bu soyadını kullanmakta menfaati bulunduğuna, bunun kocaya zarar vermeyeceğine kanaat getirirse izin verir (TMK m.173). Bu hususun hüküm fıkrasına da geçirilmesi gerekir; aksi hâlde nüfus müdürlüğü işlem yapmaz.

Sonuç

Anlaşmalı boşanma, şartları doğru kurulduğunda evliliği birkaç hafta içinde ve tek duruşmada sona erdiren bir yoldur. Bir yıllık evlilik süresi, her iki eşin duruşmaya bizzat katılması ve hâkimin protokolü uygun bulması vazgeçilmez şartlardır. Davanın hızı mahkemeden, sonucunun doğruluğu ise protokolden gelir: Velayet, kişisel ilişki, nafaka ve tazminat üzerinde mutabık kalınmadan dava açılamaz; mal rejimi, ziynet, eşya, konut, borçlar ve soyadı ise yazılmadığında ya ayrı davaya kalır ya da yanlış yazıldığında geri dönülmez biçimde kaybedilir. 2026 rakamlarıyla harç ve avans toplamı yaklaşık 4.650 TL, avukatlık ücretinin yasal tabanı 45.000 TL, İstanbul Barosu'nun tavsiye ettiği ücret 108.750 TL'dir. Karar kesinleşinceye kadar eşlerden biri her zaman vazgeçebilir ve dava çekişmeli olarak sürer; kesinleştikten sonra ise protokol bir mahkeme ilamıdır.

Arıkan Avukatlık Bürosu, Kadıköy'deki ofisinden İstanbul Anadolu Adliyesi başta olmak üzere İstanbul'daki bütün aile mahkemelerinde anlaşmalı boşanma davalarını, protokol hazırlığından kararın kesinleştirilmesine ve tapu devrine kadar takip etmektedir. Dosyanıza özgü protokol için bizimle iletişime geçebilirsiniz.